**Uçak**
İngiliz, alman, fransız ve temel uçakta seyahat ederken yardımı pilot gelip'uçak ın 1 moturu arızalandı birini atmamız gerek der. Bunun üzerine fransız kalkar ve
--'yaşasın fransa diyerek kendini atar.
sonra pilot tekrar gelir diğer motor da arızalandı der.Bunun üzerine alman kalkar ve
-'yaşasın almanya der ve kendini atar
pilot tekrar gelir diğer motorda arızalandı der ve temel ayağa kalkar
- Yaşasın türkiye der ve ingilizi tutar aşağıya atar.
**Böyle Soruya Böyle Cevap **
Renkli kişiliği ve düşük not vermesi ile öğrencileri arasında özel bir üne sahip olan felsefe öğretmeni, sınav yapacağı gün öğrencilere, önce kâğıt ve kalemlerini hazırlamalarını söyledi, sonra da sandalyesini kaldırıp masanın üzerine koydu.
Sonra:
"Sınav sorumu soruyorum" dedi. "Bu sandalyenin var olmadığını
kanıtlayınız."
Sıfırcı felsefe öğretmeni, sınav kâğıtlarını okuduktan sonra, bu konudaki ününe gölge düşüreceğini bilmesine rağmen, hayatında ilk kez bir öğrencisine yüz üzerinden yüz vermek zorunda kaldı.
Öğrencinin sınav kâğıdında yalnızca şu iki sözcük yer alıyordu:
- Hangi sandalyenin?
**Matematik**
Matematik öğretmeni ilkokul çocuklarına sormuş :
-Ağaçta 5 kuş var. Birini vurdum kaç kaldı?
Ahmet hemen :
-Hiç kalmaz. Çünkü sesten hepsi uçar, demiş.
Öğretmeni bunun üzerine :
-Olmaz öyle şey, diye cevap vermiş.
Burası matematik dersi. 5 taneden biri vurulursa 4 tane kalır. Ama düşünüş biçimini beğendim. Ahmet fena halde hırslanmış :
-Bende bir şey sorabilir miyim öğretmenim, demiş.
Sor bakalım.
-3 kadın dondurma yiyor, biri ısırarak, biri yalayarak, biri emerek yiyor. Bunlardan hangisi evli. Öğretmen kızarıp bozarmış. Sonunda :
-"Bilemem", demiş. "Emen mi?"
Ahmet cevabi yapıştırmış :
-Yoo, parmağında alyansı olan. Ama düşünüş biçiminizi beğendim
**Politika**
Orta okul oğrencisi kahramanımız, babasının omuzuna dokunarak, sorar:
-Baba, okulda ders verdiler, "plitika nedir", anlatmamız lazım. Nedir politika?
Baba oğlunun yaşına uygun bir formül bulur:
-Bak yavrum, şimdi şu kelimeleri iyice aklında tut.. Ben ücretli calışıyorum, buna KAPİTALİZİM diyoruz. Parayı nasıl yöneteceğimize annen karar veriyor, ona HÜKÜMET de. Hepimiz aslında senin için cabalıyoruz, sen HALK'sın. Bebek kardeşine bakan dadın, İŞCİ SINIFI. Kardeşini de GELECEK diye düşün. Şimdi bunları böyle ezberle, yarın kahvaltıda sana politikayı anlatırım.
Oğlan bunları ezberler, akşam olur, her kez yatar. Gece bizimki, kardeşi küçük bebeğin ağlamasıyla uyanır. Gider bebeğin odasına bebek altını kirletmiş ağlamaktadır. Annesinin odasına girer, annesi derin bir uyku cekmektedir, uyanamaz. Dadısının odasına gider, bir bakar ki, babası dadısını beceriyor, "bebek ağlıyor" demesine hic aldırıs eden bir halleri yok. Bizimkisi arkasını döner, ve isyan ede ede yatar.
Ertesi sabah kahvaltıda babasına şöyle der:
-Baba ben politika neymiş cözdüm.
-söyle neymiş bakalim yavrum? Diye sorar babası..
-HÜKÜMET uyurken, KAPİTALİZİM İŞCİ SINIFINI beceriyor, HALK isyanlarda ve kimsenin umrunda değil ve geleceğimiz böylece **k içinde..
Osuruk
Sarışın alımlı ve güzel bir bayan (manita) lüks bir halı mağazasına girerek yerde duran halının eğilerek fiyatını sorar, yanlız eğilirken gazını kaçırır, çaktırmadan arkasına bakar bozuntuya vermeden;
- ''güzel bir halı, fiyatı ne kadar?'' diye sorar.
Tezgahtarda;
- ''hanfendi siz halıyı görünce osurdunuz, fiyatını duyunca *ıçarsınız'' demiş.
Üç devlet başkanı
Günün birinde ABD baskanı Bush,Pakistan baskanı Müşerref ve Hindistan baskanı bir toplantı için uçakla seyahat ediyorlarmıs.Uçak bilinmeyen bir nedenden dolayı düşecekmiş.Kaptan pilot herkese uçaktan atlamaları gerektiğini soyleyip paraşütlerini vermiş.herkes atlamış.Bu üç başkan aynı yere inmişler.Orada bir bağ evi varmış.Gidip kapıyı çalmıslar.Ev sahibine olayı anlatmışlar.O da ev de benimle beraber iki kişinin daha yeri var, kalan bir kişi de ahırda yatabilir demiş.
-Müşerref ben yatarım demiş.
Gitmiş ahıra bakmış bi domuz var içerde.İki dakika sonra geri gelip;
-arkadaslar islam dinine göre domuz haram ben yatamam orda demiş.Hindistan başkanı gitmiş.O da iki dakka sonra gelmiş;
-ya ahırda inek var.bizim inançlarımıza göre inek kutsal bende
yatamam demiş.
-Bush,ne yapalım demiş, iş başa düştü deyip gitmiş o ahırda yatmaya.iki dakika sonra: o da ne.İnekle domuz gelmişler ve demişler:
-kusura bakmayın ama böyle bir *erefsizin yanında nasıl yatarız.
Yunanlı ile Temel
Temel askerligini yunan sınırında yapıyormuş.
Temel'in canı çok sıkılıyormuş.
Yunan'a bir ıslık çalmış elleriyle "Havacı mısın?" işareti yapmış,Yunan aldırmamış.
Bir ıslık çalmış elleriyle "Karacı mısın?" işareti yapmış, Yunan aldırmamış.
Bir ıslık daha çalmış "Denizci misin?" anlamında yüzme işareti yapmış, yunan aldırmamış.
Bir ıslık daha çalmış. El haraketi yaparak "Topçu musun?" demiş, yunan aldırmamış.
Bir ıslık daha çalmış "Gözcü müsün?" anlamında dürbün işareti yapmış, yunan aldırmamış.
Nöbetler degişmiş sıra yine Temel'le Yunan'a gelmiş.
Yunan'a hadi sınıra git demişler yunan da:
- "Ben oraya gitmem. Orada bir deli türk askeri var, bana hava kararınca yüzerek gelip sana bir koyacam gözlerin fırlayacak diyor.."