Çok tartışıldı, çok konuşuldu... Kimi "FIFA" ibaresini gördüğü her yere "PES en iyisi! Başlatmayın FIFA'nıza!" gibi kesin ve ön yargılı tepkiler koydu, kimisi de doğru dürüst görüşlerini bildirerek "FIFA her ne kadar kaliteli olsa da PES'in üstünlüğü inkâr edilemez." dedi. Ama neticede herkes bu konuda söyleyecek birkaç söze sahipti... Bugün ise, umutsuz umutsuz "Ah şu yaz bitse de hem sıcaklardan hem de oyun kıtlığından kurtulsak..." diyerek haber araştırmak üzere Ggmania'ya girdiğimde kazulet bir "FIFA06 DEMO" başlığı gördüm "Aha ananı!" diyerek demoyu indirmeye başladım. Bir yandan oyunu oynamak için sabırsızlandım, bir yandan da demonun yayımlandığını siz oyunseverlere bir an önce ulaştırmak üzere kaba bir taraflarımı yırttım. Akşam 23:00 sularında demonun incelemesini sunarım diye plânlarken çıkan bir iş yüzünden bunu geceye bırakmak zorunda kaldım. Eve döndükten sonra diğer oyun sitelerine bakarak "Acaba var mıdır bizden önce davranıp demo incelemeyi yapan." diye düşündüm, ama yoktu. Trgamer'da demonun çıktığı haberinin yapıldığını gördüm ve tabiî haberin altındaki onlarca yorumu da okudum. Nedense, çoğu kişi daha demoyu oynamadan FIFA'ya peşkeş çekiyor ve kimsenin ihtiyaç duymadığı yorumlar yapıyordu. Çok güzel yorumlar yapan kişiler de vardı tabiî... Bunu söylememin nedeni biraz olsun "ön yargı" konusuna değinmek. İnsanlara mümkün olduğunca uyuz olmamaya çalışırım ama her şeye sinirlenen insanlara ve ön yargılı insanlara dayanamıyorum. Bir film izleyeceğiz, VCD kutusuna bakıp "Bu ne yaa başka bir şey yok muydu?" diyor. Yaa önce bir otur izle sonra ne dersen de! Ya da bir demo çıkmış, adam sanki Nostradamus'muş da henüz oyunu oynamadan nasıl olacağını görmüş gibi "Bırakın bu işleri! PES'i geçemez!" diyor. Lütfen biraz sabırlı olalım, yorumlayacağımız şeyleri iyi tanıyıp, irdeleyip öyle yorum yapalım... Ha "görünen o ki" diyerek yargıda bulunmak başka bir şey, fikrini askıya almış olursun. Ama lütfen hiçbir şeye kesin tavır koymayalım. Bugünkü tedavimiz sona ermiştir, seans ücretini çıkışta ödeyiniz...
Öncelikle söylemeliyim ki, yeni FIFA oyunumuz daha önceki oyunlardan daha farklı hazırlanmış. Oyunda o kadar çok yenilik bulunuyor ki, eminim birkaç tanesini size söylemeyi unutacağım! İlk olarak menüleri anlatacağım. FIFA06'nın menüleri, FIFA 2005'ten çok çok farklı yapılmış. 2005'te oyunumuz çok kaba ve göze batan menülere sahipti. Ayrıca simgeleri seçmek de insanı bir hayli kasıyordu. Ancak şimdi, oyunumuzun menüsü siyah tonlarında ve zarif olarak yapılmış. Demek ki EA artık oyunu gözleri zor gören insanlar için değil, hoş tasarımları seven bizler için yapmaya başlamış. Ana menüde iken arkaplânda büyük bir skor tabelası duruyor ve oraya çok güzel görüntüler geliyor. Tek maç yapmak için girdiğimiz "Kick-Off" dışındaki bütün iç menülere girdiğimiz zaman ise EA Sports'un yeni FIFA hakkındaki kilit bilgilerini okuyabiliyoruz. Yavaş yavaş maça geçmek gerekirse...
Tam maç yerine tek devre maç yapmamız gereken demomuzda; Milan, PSG, Barcelona, Manchester United, Bayern Münih gibi güçlü takımları seçebiliyoruz. Seçebileceğimiz stadyumlar ise Millennium Stadı ve Azteca Stadı. Tüm seçimlerimizi yaptıktan sonra maça giriyoruz ve "Hadi Bismillah!" diyoruz. Maç girişinde, Şampiyonlar Ligi maçlarının yayınları gibi kaliteli bir şekilde stadyumu ve oyuncuları, takım kadrolarını ve taktik dizilişlerini görüyoruz. Sadece taktik diziliş olayı hoşuma gitmedi. Oyuncuları renkli renkli toplar yerine daha kaliteli, üstlerinde oyuncuların sırt numaraları yazan simgeler koyabilirlerdi. Grafikler konusunda hiç yorum yapmadan, kendimizi oynanışa veriyoruz... Arkadaşlar, FIFA'nın oynanış tarzı resmen PES serisine benzetilmiş. Oynanış olarak PES'in FIFA'dan çok daha rahat olduğunu söyleyenlere katılıyordum ve artık aynı rahatlık FIFA'da da mevcut. Eskiden, özellikle de FIFA 2005'te, oyuncularda ve topta bir hantallık söz konusu idi. Yan yana koşan oyuncular olağanüstü yavaş hareket eder, sağ taraftan sol tarafa dönmeye çalışan oyuncu topu kaptırırdı. Aynı zamanda top havaya kalktığında da yere inmek bilmezdi. Ancak şimdi, oyunda bir hızlanma var. Artık sağa, sola, öne, arkaya rahatça ve kıvrak bir şekilde yönelebilir, hâtta arkasından hızlıca "Sağım, solum sobe, saklanmayan ebe!" de diyebiliriz. Bu rahatlık beni de açtı doğrusu. Ayrıca oyuncuların sahip olduğu yetenek ve hareket sayısı da arttırılmış. Topu belli başlı yerlere değil, her yere gönderebiliyoruz; sağdan atıp soldan geçme çalımı ya da duvar pasıyla çalımı rahatça yapabiliyoruz. Yeni bir kural olarak da "elle oynama" kuralı oyuna eklenmiş. Elle oynama sonucunda çift vuruş, çoğunlukla köşelerden oluyor. Çünkü elle oynamayı orta yapmak üzere olan rakip oyuncunun önüne doğru kaydığımızda yapıyoruz. Tabiî ki yanlışlıkla yapıyoruz ama neticede topu engelliyoruz. Bu arada çalım konusundaki çeşitlendirmeleri bizzat kendi tartmak isteyenlere oyunu Barcelona ile oynayıp topu bol bol kadın suratlı Ronaldinho'ya atmanızı öneriyorum. Oyuna eklenen yeni bir özellik de, "adam adama oynama" özelliği. Zaten tam sürüm oyunda TCM kadar geniş içerikli bir memanjerlik moduna sahip olacağız, ama bu adam adama markaj özelliği normal oyuna da dahil edilmiş durumda. Bundan sonra, tehlikeli bulduğumuz rakip hücum oyuncularını kuvvetli savunma oyuncularının adam adama savunması sayesinde daha kolay durdurabileceğiz... Futbolda maç kazanmak için takımların en çok başvurması gereken yöntemlerden biri olan paslaşma konusunda da EA Sports yüzümüzü güldürüyor. Artık mükemmel ara paslar atabiliyoruz ve oyun böylece çok daha zevkli hâle geliyor. Eskiden hücum oyuncularına doğru bir pas attığımızda çoğunlukla ilerideki oyuncular yerlerine çakılı kalıp topu beklerlerdi fakat artık hantal sistemimizin yerine hareketli ve rahat sistem geldiği için bizzat kendimiz topa koşuyoruz. Harika olduğunu tekrar söylemeden geçemeyeceğim ara pas konusunda off-side kuralına çok dikkat edin. Maç izlerken "1-2 saniye önce atsaydı kesin goldü!" dediğimiz paslara sık sık şahit olacağız. İşte bu paragrafta saydığım özelliklerin hemen hemen hepsi, oyunu zorlaştırıyor ve her seferinde ilginç ve değişik pozisyonlar üretmemizi sağlıyor. Birbirinin kopyası pozisyonlara girmeye son! Bu arada, oynanışı zorlaştırmak veya kolaylaştırmak "Player Auto Switching" seçeneği sayesinde bizim elimizde...
Serînin her oyununda serbest vuruş kullanma stilini değiştiren EA Sports, bu kez de yerinde durmadı ve serbest vuruş kullanmayı daha da zorlaştırdı. Yeni oyunumuzda kellemizin yanında bir ok işareti çıkıyor ve bu ok işaretiyle "nişan" aldıktan sonra fazla abanmadan D tuşuyla işi bitirmeye çalışıyoruz. Özellikle FIFA 2005'te, serbest vuruş olayı bizi çok bayıyordu. Her vuruş aynı köşeden, direğin aynı noktalarına çarparak gol oluyordu. Ancak şimdi daha zorlu ve gerçekçi atışlar izleyebiliyoruz. Özellikle futbolcu hareketlerinin çeşitlendirilmesi, kaleci görselliği açısından büyük gelişmeler sağlamış. Kaleciler -özellikle Dida- uçtukları gibi yere düşmüyorlar, zıpladıktan sonra da el ve ayaklarını kullanabiliyorlar. Ayrıca yere düşerken de ayakları yer çekimi kanununa uygun şekilde yeşil zemine iniyor. Kornerleri ise FIFA 2000, 2001'de rastladığımız "ok çıkarma" stiliyle kullanıyoruz. Okumuzla bir yön belirliyoruz ve sonra da A tuşuyla belirlediğimiz hız ve tonla ortamızı yapıyoruz. Kafa vuruşlarına da değineyim, artık kellemizi de daha çeşitli kullanabiliyoruz. Sırtımız kaleye dönükken topu alnımızdan arkaya doğru gerçekçi bir şekilde sektirebiliyoruz, kornerlerde topu ıska geçebiliyoruz. Hâtta bazen gerçek futbol maçlarında olduğu gibi top kimseye değmeden taça da çıkabiliyor. İnanın çok hoş olmuş...
Gelelim dananın kuyruğunaaaa... FIFA06'nın grafikleri, genel olarak sahaya üstten bakıldığında iyi görünse de, biraz incelendiğinde çok fazla hata veriyor. Maalesef, futbolcu tasarımları çok kötü olmuş. Karakter modellemeleri FIFA 2005'te bile daha iyiydi. Ayrıca futbolcular çok şişman ve kalın belli görünüyor. Koşarken bütün futbolcular bana Ailton'u hatırlattı. Göğüsleri karpuz gibi şişiyor adamların... Saha kenarındaki görevlilerin ve seyircilerin tasarımları da kötü durumda. Hadi seyirciler konusunda küçük gelişmeler var, artık fazla mukavva görünümünde değiller. Ama her değişiklik, yeni bir sorun çıkarıyor. Tribündeki bütün adamlar, kaşsız gözsüz Cin Ali tipli adamlar ve hepsi maç boyunca penguen gibi sallanıp alkış tutuyorlar. O ne ya arkadaş? Saha kenarı görevlilerini de fotoğraf olarak koymuşlar. Hareketli olmalarını, arada sırada arkalarını dönüp seyircilere bakmalarını isterdim. Ama yok, maalesef hepsi arkası olmayan 2 boyutlu fotoğraflar... Umarım tüm bunlar oyunun tam sürümüne kadar düzeltilir. EA'in kalitesine yakışmıyor... Seslerde ise pek bir gelişme yok. Deplasmanda mücadele eden takım gol attığında hâlâ bütün stad sevinç çığlıkları atıyor. Ama bu kez alâkasız yerlerde "Ahh!" diye üzülme sesi çıkaran taraftar öbeği görmedim, duymadım. Topa vurma sesleri, direğin "çat" etmesi, her şey tıkırında. Ses konusundaki en önemli değişiklik ise, John. Emekli mi oldu, yorumcu ile kavga mı ettiler bilemem ama yeni oyunumuzda spiker John bulunmayacak. Onun yerine daha tosun, daha berrak sesli bir herif gelmiş. Müzikler konusunda söyleyecek laf bulmak ise çok zor. Yine EA, yine mis gibi kalite kokan muhteşem müzikler... Ayrıca tam sürüm oyunda Türkiye'den sesler de duyacağız. Müzik konusunda EA Sports'un yaptığı eksantrik bir olay var, o da geçmiş yıllardaki ünlü spikerlerin kayıtlarını dinletmek. "EA Trax" arşivi altında çalınan her iki şarkının arasına bir tane pozisyon anlatma kaydı konuluyor. "1990 - Bilmem kim" gibi. Çok hoş olmuş, kim akıl ettiyse burun deliklerinden öpüyorum...