Sizinle de paylaşmak istedim bu yazıyı..
Her yeni yıl aynı nakarat!
Futbolcunun ayağının dengesi, hakemin kararının düdüğüne yansıması, o yansımanın tribünlere etkisi, futbolcunun tepkisi, yöneticinin dilinin sivriliği, taraftarın zaman zaman görsel şovu zaman zaman da yarattığı tribün terörü...
Kimi zaman dışa vurduğumuz, kimi zaman bizleri içten içe yiyip bitiren öylesine bir heyecan fırtınası yaşıyoruz ki futbolla... “Ah o topa öyle mi vurulur! Yahu buna da faul çalınır mı? Bu hakem tetikçi! Yanlı medya!” diye başlayıp, gebertene kadar yaşıyoruz futbolu! “Hay ayağının ayarına” deyip önce futbolcuya, ardından hakemin yönetimine ince bir dokundurma yapıp, rakip takım yöneticisinin edebiyatına derken, bir de bakmışız ki her sezon aynı nakarat.
ASTIĞIM ASTIK, KESTİĞİM KESTİK!
“Bu başkan tu kaka, teknik direktör işi bilmiyor, böyle oyun kurgusu mu olur, onu istemezük, sen git o gelsin” şeklinde isteklerle futbolun adrenalinini farklı boyutlarda, farklı sahalarda yükseltiyoruz. Futbol sahaları hep yeşil olmaz ya! Farklı renklere de sahne olur sahalarımız. Futbol meydanı, siyaset meydanı, er meydanı derken, meydanı boş bulanlar da kendini kral zanneder arasıra o farklı meydanlarda, rengi değişen sahalarda! Astığım astık, kestiğim kestik naralarını da duyarız lig boyunca, her hafta maç öncesi veya sonrası...
AYNI NAKARAT
Bir düşünsenize, yıllardır futbolumuzda neler olmuş, neler bitmiş?
Hep aynı nakarat! ve bu aynı nakaratlarla bir yılı daha geride bırakıyoruz. Yükselen değer mi, alçalan değer mi tartışmalarıyla futbolumuzu yerden yere vuruyoruz. Sonra dönüp arkamıza “Yazık olmuş” diyoruz ama iş işten geçmiş oluyor çoğu zaman...
“Böyle gelmiş, böyle gitmez” derken, sadece söylemekle yetinildiği için de her başlayan sezon, bir öncekini aratır olmuş... Gelen gideni aratır misali! Umarız 2008 bizlere farklı bakış açıları, sevgi, saygı, alçakgönüllülük, kısacası insani değerler ve futbol adına güzellikler getirir.
KALAN SAĞLAR
Yoksa;
Bir sezon gitmiş, yeni bir sezon gelmiş.
Bir varmış, bir yokmuş!
Kim ölmüş, kim kalmış!
Kalan sağlar bizimmiş!
Olur ki, aman Allahım düşünmek bile istemiyorum...
YILIN NE KABAHATİ VAR
Hadi bakalım şimdi yeni bir yıla, yeni umutlarla, kalan sağlarla giriyoruz.
Bakalım kalan sağlar ne yapacak?
Hadi, her yeni yıla girerken saydığımız dileklerimizi yineleyelim...
“Sağlıklı, mutlu, başarılı...”
Yılın ne kabahati var... Sanki eskisi uğursuzdu!
“Küfürsüz bir futbol...”
Sanki küfürbaz olan bizler değiliz, futbolun ta kendisi!
Terör havası yaşatılmayan tribünler... Hatasız hakemler... Ağızından çıkanı kulaklarının duyduğu yöneticiler istiyoruz yeni yıldan!
YENİ YILIN BAŞKA İŞİ YOKMUŞ GİBİ
Tabi tüm bu dileklerimizi yeni yıl bulup getirecek bize bir yerlerden! Başka işi yokmuş gibi!
Ama biz değişmeyeceğiz, herşey aynı tas aynı hamam olacak! Sonra yine aynı nakarat, gelip oturacak gündeme... Değişmesi gereken bakış açısı ve düşünceler değişmeyecek, biz değişmeyeceğiz, değişmek de istemeyeceğiz aslında ama yeni yıldan bunları isteyeceğiz. Ne kadar inandırıcı değil mi?
FIKRA GİBİ
Hatasız hakem dedim ya...
Aklıma geldi...
Geçtiğimiz günlerde FIFA kokartlı hakemlerimizden Selçuk Dereli, AZ Alkmaar-Evertoon karşılaşmasını yönetti. Hollanda basını Dereli’den övgüyle bahsetti. Ama gelin görün ki, biz bir kaç satırla geçiştirdik Dereli’nin sergilediği başarılı performansı.
Hollanda basınında yeralan, “Dört dörtlük bir yönetim sergiledi” başlığı altındaki yorumları taşımadık-taşıyamadık sayfalarımıza.
Tersi olsaydı ne olurdu?
Dereli, vasat bir yönetim sergileseydi!
Avrupa basını Dereli’yi yerin dibine soksaydı!
Biz de sokardık!
Fıkra gibi...
Türk ve Avrupa cehennemi...
Avrupa cehenneminde zebani bekler...
Zebani cehennemden çıkmak isteyenleri aşağı iter.
Sorarlar, “Türk cehenneminde neden zebani yok” diye.
Cevap:
“Yukarı çıkmaya çalışanları diğerleri zaten ayaklarından tutup aşağı çekiyorlar”.
AYİNESİ İŞTİR KİŞİNİN LAFA BAKILMAZ
Bakalım yeni yıl bizlere neler getirecek?
Futbolun tüm dinamiklerini ne kadar yukarı taşıyabileceğiz? Yoksa paçasından tutup aşağı mı çekeceğiz?
En azından sezon sonunda futbol adına ne olmuş, ne bitmiş göreceğiz. Gördüğümüz aslında bizim aynamız olacak!
Ayinesi iştir kişinin lafa bakılmaz...
O zaman yeni yıla girerken laf üretmeyelim... Yeni yılda iş üretelim.
Mutlaka birileri mutlu olmayacaktır bu düşünceden ama varsın olmasınlar...
Bakalım... Bundan önce olduğu gibi hep aynı nakarat mı, yoksa farklı bir nakarat mı göreceğiz futbol adına...
..
Hadi klasik bir söylemle vedalaşalım 2007’yle...
Hoşçakal 2007, Hoşgeldin 2008...
Erdem EROL
Lig TV