

BARIŞ ÇAMUR KONUŞTU !
Fanatik, G.Saray'ın teknik patronu ile görüştü.Bu özel röportaj sadece FANATİK'te..Sezon başından beri kimseye demeç vermeyen sadece 2 basın toplantısı düzenleyen genç teknik adam ilk kez FANATİK'e konuştu.İşte o sadece FANATİK'te olan röportaj..
Öncelikle Barış Çamur kimdir, tanıyabilirmiyiz?
Barış Çamur , Almanya'da Munchen'de doğmuş bir futbol adamıdır.Futbol hayatına 7 yaşında Bayern Munchen FC'nin altyapısında başlamıştır.Daha sonra ailesinin vatanına yani kendi öz vatanına dönmek zorunda kalınca buradaki hayalleri suya gömülmüştür.
Ailesiyle birlikte vatanına dönmüştür vede burada okul takımında futbola devam etmiştir.Alman ekolünü benimsemiş bir futbol adamıdır.Bu yüzden okul takımında çok beğenilir.Vede G.Saray macerası başlar.
Ardından bir kaç yıl sonra G.Saray alt yapısından AEK'ya transfer olur.Burada etkili futbolunu gösterdikten sonra Fransa'ya Monaco'ya gider.Monaco'da uyum sorunu yaşar vede İtalyan ekibi Modena'nın kapısını çalar. Daha sonra yaşadığı sakatlık yüzünden futbolu bırakmak zorunda kalmıştır.
Bir kaç sene sonra tekrar vatanına döner vede teknik adam olarak göreve başlar.
Galatasaray'a gelmeniz nasıl oldu? Kalli bir anda rahatsızlandı vede siz takımın başına geçtiniz..Taraftarlar için Kalli'nin olayı büyük bir şoktu.Sizin olayınız dahada büyük bir şok oldu...Siz nasıl yorumluyorsunuz?
G.Saray'a gelmem gerçekten çok ilginçti..O zamanlarda Treviso ile başarılar yakalamıştık.İyi bir ekibimiz vardı vede gelecek sene için büyük bir takımda çalışmak istiyordum açıkcası.. Önce Bayern Munchen FC'den teklif geldi fakat düşünmek için süre istemiştim.Daha sonra Kalli hocanın olayını öğrendim.Açıkcası onun için üzülmüştüm.Sevdiğim bir teknik adamdır kendisi...
Bu olaydan sonra G.Saray yöneticilerinden Haldun Üstünel beni aradı vede " Seninle çalışmak istiyoruz." dedi. Tabii bu teklif karşısında çok heyecanlandım, sonuçta G.Saray vede benim çocukluğumdan beri hayranı olduğum takımdı.Teklifi hiç bekletmeden kabul ettim vede B.Munchen'i redettim.
Treviso'daki başarılarım bazı yöneticileri etkilemişti vede başta Haldun Üstünel olmak üzere Adnan Sezgin, Adnan Polat, Fatih Gökşen gibi idarecilerde beni arayıp G.Saray'ın başına geçmemi söylediler.Böyle bir teklifi red edemezdim.
Peki, Galatasaray'da teknik direktörlük koltuğuna getirildiniz. Neler hissediyordunuz? Nasıldı o duygu?
İnsan hayatında bazı dönüm noktaları vardır hani bilirsiniz..İşte bu dönüm noktasıda benim G.Saray'ın başına geçmemle oldu.Anlatılmaz, Yaşanır diyebileceğim bir türdendi.
Muhteşem bir duyguydu..Taraftarı olduğunuz takım artık sizin emrinizdeydi.Bundan daha güzel ne olabilir ki... ? (Gülüyor)
Ama doğal olan bir durum söz konusuydu.Müthiş bir taraftar kitlesi olan bu takım benden birşeyler bekliyordu.İlk aylar bunun stresi, baskısı elbette vardı.Heyecan ve stres bazı şeyleri çok zorlaştırdı.
İlk antreman nasıldı?
İlk antreman oldukça güzeldi...Zaten sizlerde (basın mensupları) oradaydınız.Oyuncuların çoğunu biliyorum vede tanıyorum.Hepsi zaten çok kaliteli isimler..Atkıyla, formayla maçlarını izlediğiniz takımın başındaydınız.Babam beni küçükken Florya'ya getirdiğinde forma, atkı, şort veya o tür malzemelerle gelirmişim.Tabii bu sefer farklı oldu :) Takım elbiseyle geldim, eşofmanlarla idmana çıktım.
O sahada futbolcularla tanışmak, taraftarla tanışmak ve onları selamlamak kadar güzel bir duygu olamazdı herhalde.Daha önceleri taraftar olarak geldiğiniz yerde artık teknik adamsınız.. Daha ne isteyebilirdim ki (Gülümsüyor)
Futbolcu arkadaşlarımla tek tek tanıştım vede bu yıl neler yapabileceğimizi anlattım. Orta yuvarlaktaki 45 dakikalık toplantıda futbolcularla bir söz verdik. Parolamız ; LUF !
Peki transferler hakkında taraftar sizden yıldız oyuncular bekliyordu fakat genç oyuncuları gördü?
Ben gençlere daha çok önem verdiğim için kadroda ufak bir operasyon yapmak zorundaydım.Ümit Karan, Hasan Şaş, Rigobert Song,Okan Buruk,Marcelo Carrusca gibi oyuncularla yol ayrımına gitmemiz gerekiyordu. Uygun bir fiyata satılmasını yönetime söyledim.Çünkü ben savaşacak, mücadele edecek vede uzun vadede başarılı olabilecek bir takım istiyordum.
Önce genç yetenekleri kadromuza kattık daha sonra bu arkadaşlarımızı paftaki arkadaşlarımızla harmanlayarak kiraladık.
Ardından zaten yıldız isimler geldi..Sizce Kuranyi ve Rafinha , Mehmet Topuz ile Gökhan Ünal yıldız değiller mi ? :) (Gülerek soruyor..)
Taraftarın almış olduğu 5 maçlık ceza vede taraftarsız oynanan 5 maç...Takıma ne talimatlar verdiniz?
Taraftarımız geçen sezon bir hata yapmış olabilir vede bizi 5 maç seyircisiz bıraktılar.Onların desteği ile biz daha büyük başarılara imza atacağımıza dair onlara söz vermiştik.Geçen seneden kalan cezamızı çekmemiz gerekiyordu.
Ben takımıma " Belki tribünde değiller ama yanınızda olduklarına emin olun" talimatını verdim.Onlara çıkıp oynamalarını vede kazanmalarını söyledim.Onlarda beni kırmadı ve yanıltmadı.Lige süper bir başlangıç yaptık vede seri yapıp liderlik koltuğunu ele geçirdik.
Fenerbahçe derbileri nasıldı peki?
Öncelikle çok heyecanlı ve çok farklı bir maçtı kuşkusuz..Sonuçta Fenerbahçe takımı bizim ezeli rakibimiz vede ne olursa ne şartta olursa olsun onları yenmek zorundayız. Biz bunu biliyorduk.Oyuncularımızda biliyordu zaten hepsi kaliteli isimlerdi vede bu maçı kaldırabilecek düzeyde oyunculardı.
Bize düşen görevi yaptık vede çıkıp kazandık.Maç sonrası taraftarlarımızın yüzündeki mutluluğu görmek bizi dahada güçlendirmişti.
Peki sizin için nasıldı?
Benim için çok heyecanlı vede çok stresli..Sonuçta taraftarlarımız bizden birşeyler bekliyordu vede bizim bunu yapmamız gerekiyordu. Bir gol belki beni rahatlatacaktı ama o gol biraz geç gelince bende yerimde
hop oturdum hop kalktım.Zaten sizinde bildiğiniz gibi maçın genelinde ayaktaydım.Tabii golden sonraki sevincim 1 ay basın tarafından yazıldı çizildi. Ama o sevinç içimden gelmişti bende yaptım.Zaten farkında değildim ne yaptığımın.. (Gülüyor)
Evet, o sevinç :) Neler söyleyeceksiniz onun hakkında?
Benim yerimde olan her insan öyle yapardı.Fenerbahçe kalesini abluka altına aldık fakat gol gelmedi.En sonunda 60'da Kevin attı vede gol geldi.Ardından bende ona doğru koşmaya başladım kulübemden çıkıp :) Oda bana doğru geliyordu zaten..
Bence biz bunu TAKIM olduğumuza bağlayalım.Çünkü o maça takım olarak çok farklı hazırlanmıştık.İdarecisinden malzemecisine herkes kampa katılmıştı.Kevin'in golünde başkanımızda benim gibi sevinmişti.
" Parolamız ; LUF " ifadesine yer verdiniz.Ne demek bu " LUF " ?
Onuda bırakın bizde kalsın.Takımdaki herşeyi sizinle paylaşamam :)
Tekrardan bize zaman ayırdığınız için teşekkürler hocam..Başarılar..Umarız LUF'unuz gerçek olur :)
Ben teşekkür ederim. Tek temennimiz bu zaten :)
FANATİK - 27 KASIM SALI