2007 yılının en çok beklenen oyunu olan Crysis nihayet piyasalarda yerini alıyor. Üstelik tamamen Türkçe olarak. Oyunun yapımcıları Yerli kardeşlere, Crysis’i ve oyun dünyasını sorduk
2007
6 yıl önce Crysis’i geliştirmeye başladığınızda kullanabileceğiniz donanımlar günümüz sistemleri ile kıyaslandığında oldukça düşük kalıyor. Oyunu yapmaya başlarken gelecekteki donanımların gücünü hesaba katmaya mı çalışıyorsunuz?
Cevat Yerli: Orada tam olarak matematiksel bir formül yok. Oyunun yapımına başlarken konfigürasyon konusundaki düşünce yapımız biraz daha farklı oluyor. Örneğin FarCry’ı ele alacak olursak, ilk başladığımızda elimizde olan donanımlar Pentium 3 1.0 Ghz ve GeForce II ekran kartıydı. O dönemde satın alınabilecek en iyi konfigürasyon buydu. Ancak oyun piyasaya çıktığında bu oynanabilir en düşük konfigürasyon oldu. Yani teknoloji ilerledikçe biz de daha iyi sistemlerle çalışıyor. Örneğin Crysis ile Pentium 4 3.0 Ghz, 1 GB RAM ve GeForce 6800’ü piyasada ki en yüksek konfigürasyondu. Biz yalnızca CPU konusunda 2.6 GHz ile çalışabilecek yapı kurduk ancak GPU konusunda sürekli geliştirdik.
Rakipleriniz, poligon sayısının daha az olduğu uzay gemisi koridorları ve benzeri yerlerde geçen oyunlar yaparken, siz her iki oyununuzda da bol ağaçların, ışıklandırma ve su efektlerinin olduğu tropikal yerleri tercih ediyorsunuz. Kolaya kaçmayı sevmiyorsunuz galiba?
Faruk Yerli: Öncelikle şunu belirteyim, bizim bir ağaçta kullandığımız teknoloji kimi zaman rakiplerimizin tüm oyun boyunca kullandıkları teknolojiden daha karmaşık olabiliyor.
Cevat Yerli: Biz en baştan beri firmayı kurduğumuzda, hedefimiz her zaman en zor problemleri çözmekti. Bir oyunun yapımı zaten birçok problemi de çözmekten oluşuyor. Biz genelde diğer firmaların almaya cesaret edemediği riskleri alıyoruz. Elbette bu risklerle uğraşmak da bize yepyeni imkânlar veriyor. Örneğin daha gerçekçi görüntüler, daha fazla interaktivite gibi. Ayrıca bu tarz çevreler oyuncuya daha fazla özgürlük sağlıyor. Açık mekânlar hem teknolojik olarak büyük bir risk hem de çok büyük imkânlar sunuyor.
Avni Yerli: Aslında son iki üç yıldır yapılar oyunlar FarCry’ı taklit ediyorlar. Son yıllarda çıkan oyunlarda da açık mekânları, tropik ortamları görebilirsiniz.
Crytek motoru ile bu güne kadar kaç tane oyun yapıldı? Bunların hepsi de FarCry’ın başarısını takip eden FPS’ler mi oldu?
Avni Yerli: 5 adet oyun üretildi. Üç tanesi MMOG olarak geliştirildi. Diğer ikisi ise FPS.
Siz şu anda firma olarak DirectX üzerinde çalışıyorsunuz. Profesyonel görüşünüze göre, OpenGL bitti diyebilir miyiz? Şu anda rakiplerinizden yalnızca biri, John Carmack yani ID Software OpenGL üzerine oyun geliştiriyor çünkü?
Cevat Yerli: Zamanında OpenGL kullanmamamızın en büyük sebebi, OpenGL’in o zamanlar DirectX’in gerisinde kalmış olmasıydı. Daha sonradan ikinci projemizi yaparken DirectX 10’un çıkacağı belli olmuştu. Öte yandan biz Adviser Board’da olduğumuz halde OpenGL hakkında yeni bir sürüm gelip gelmeyeceğini bilmiyorduk. FarCry’da da OpenGL’in performansı daha düşük kalıyordu. Şu anda biz artık OpenGL üzerine herhangi bir oyun geliştirmeyi düşünüyoruz. Bizim için OpenGL bitti diyebiliriz. İleriye dönük planlarımızda da OpenGL bulunmuyor.
Oyunlarda hikaye ve yapıyı kurgularken üçünüz mü karar veriyorsunuz? Ekibin katkısı ne oluyor?
Faruk Yerli: Aslında 10 kişilik bir çekirdek kadromuz var. Oyunları beraber tartışıyoruz. Ancak bizim ağırlığımız elbette daha fazla oluyor. Ancak ego olarak bir şey yapmıyoruz. Projenin iyiliği için ne yapılması gerekiyorsa onu yapıyoruz. Gerekirse ekibin ortak kararı oluyor.
Geleceğe yönelik projeleriniz neler?
Cevat Yerli: Oyun türleri arasında ciddi yakınlaşmalar başladı. Biz de elbette buna ayak uyduracağız. Artık bir FPS oyunu içerisinde otomobil simülasyonu olabiliyor. Ama bizim gelecekteki projelerimiz arasında İnternetin yeri kesinlikle var. Muhtemelen MMOG tarzı bir oyun olabilir.(alıntıdır)