**Osman Tamburacı - 30.09.2007 **
**Kalli kükredi**
Beşiktaş maçına saatler kala Kalli, Hakan Şükür ve Lincoln’ü kadro dışı bıraktı.
Gerekçe ne olursa olsun ben Kalliciyim.
Kalli’nin yanlış yaptığına da inanmıyorum.
Madem ki Kalli takımın patronu ona itaat edecek ve de otoritesini kabul edeceksin.
‘Ben istediğimi yaparım’ demek yok!
Kalli nasıl ki saha içinde dediğimi yapmayanı ‘ayağında çok top tutanı, fazla çalım atanı, koşmayanı oynatmam’ diyorsa kampta da ‘benim istediklerimi yapmayanı atarım’ demesi çok doğal!
Maç öncesi beni her gören Kalli’nin bu kararını beğenmediğini söyledi. En şaştığım söz de şu oldu; ‘bari maçtan sonra cezayı kesseydi, olan takıma oluyor. Kalli üzüm yemek yerine bağcıyı dövüyor!’
Fesüphanallah!
Biz böyle diye diye alaturkalıktan kurtulamadık!
‘Alternatifi yok!’, ‘Yeri doldurulamaz’ dedikçe futbolcular başımıza etti!
Şimdiye kadar futbolcuya dayalı düzen cehaletimizin doğrultusunda seyrettiği için adam olamadık.
Helal olsun Feldkamp’a kimsenin gözünün yaşına bakmadı; ‘önce disiplin’ dedi.
Hakan Şükür ve bilhassa Lincoln’ü kadro harici bırakmak ‘Herr Feldkamp’tan başka her babayiğidin harcı değil!
N’oldu?
Galatasaray Beşiktaş’ı 2-1 yendi.
Herr Kalli bu kararı böyle bir maç arifesinde alıyorsa düşünün ne kadar dolmuş.
Adamın da artık sabrı taştı. Demek takım raydan çıkmak üzere ki Kalli bileti kesti!
Bir hatırlatma;
Hagi de bir zamanlar Faruk Süren’e sorun çıkardıklarında ‘Okan ve Emre Belözoğlu’nu kadro harici bırakın. PAF’a giden futbolcuya Avrupa talip olmaz’ demiş ama yöneticilerin yüreği yetmemişti. Sonra neler yaşandı biliyorsunuz. Galatasaray dağıldı…
**Les Adnans bir maçlık diyor**
Şimdi çok merak ediyorum;
Kalli’nin bu otoritesini bakalım yönetim bozacak mı?
Les Adnans daha ilk dakikadan bu cezanın bir maçlık olduğunu söylediler bile…
Öyle olsa dahi bırakın bu lafı Feldkamp söylesin.
Siz mi kadro harici bıraktınız da affın süresini siz tayin ediyorsunuz. Eğer öyleyse Hakan Şükür ve Lincoln’den daha çok siz Kalli’nin otoritesini sarsıyorsunuz!
Merakla sonucu bekliyorum. Değil Lincoln, Ricardinho olsa ben otoriteden yanayım.
Üstelik Galatasaray galip de geldi.
Bu kafaları değiştirip yetki ve görev kargaşasından kurtulduğumuz an futbolumuz büyüyecek.
**Kalli’ye madalya verin**
Kalli’yi kınamak yerine bir de madalya vermek gerek.
Sabri, Ayhan, Hasan Şaş sakatken Hakan ve Lincoln’ü de feda edebiliyorsa bu adama liyakat madalyası verin.
İbreti alem için verin ki futbolcular hizaya gelsin.
Galatasaray sağlam temellere otursun.
**Gelelim maça…**
İşe bakın maça ancak sıra geldi.
Maç öncesi yazdıklarım gerçekleşti. Hem de Hakan ve Lincoln’ün olmamasına rağmen!
Ya onlar da olsaydı?
Ertuğrul Sağlam da beni yanıltmadı. Kalli’nin karşısında tedbir alacağım diye saçmaladı.
Diatta’dan sağ bek yaratırken Delgado’yu da yanında oturtarak takımını mahkum oynattı.
Diatta sağ bek, Serdar orta alanda…
Nobre ve Bobo çift santrfor…
Peki onlara kim servis yapacak?
Bir tek Tello!
Tello da geri mi yetişsin ileriye servis mi yapsın!
İşe bakın ki çift santrfor varken golü de Tello attı.
İkinci yarı Sağlam uyandı; Diatta’yı aldı Serdar’ı geri çekti Mehmet Yozgatlı’yı ve Delgado’yu oyuna aldı Beşiktaş silkindi.
Peki ne değişti de Ertuğrul Hoca bunları yaptı?
Beşiktaş iki devrede de lig ikinciliğini hak edecek bir şey yapmadı.
Beşiktaş gol atmak, galip gelmek için de bir şey yapmadı.
**Tello’nun bazukası**
Hakan Arıkan yediği ilk golde çok hatalı.
Gökhan Zan çok kötü,
Serdar Özkan’da performans düşüklüğü devam ediyor ama esas hata Sağlam’ın. Serdar’ın arkasına Diatta’yı koyarsa olacağı budur! Bari İbrahim Toraman’ı oraya al Diatta’yı Gökhan’ın yanına ortaya çek. Serdar da Koray’ın yanına gelsin.
Hiç olmadı; Serdar, Diatta, Gökhan, İbrahim Üzülmez yap. İbrahim Toraman’ı Koray’ın yanına koy…
Beşiktaş bu kadar eksik ve seyircisiz Galatasaray’ı yenemiyorsa iyi düşünmeli.
Tello’yu yine alkışladım. Bu adam gösterişsiz oynuyor ama asla oyun disiplininden kopmuyor. Gol de atıyor hem de bazuka gibi…
**Lincoln’ün görevi Arda’ya**
Kalli, Lincoln olmayınca Arda’yı ortaya çekerek oyun kurma görevi vermiş. Düşünce iyi Arda iyi değildi. Ancak ilk golün gerçek sahibi Arda. Ölü topa pres yaptı korner oldu, kornerden gelen topu Hakan Balta gol yaptı.
Nonda Ümit Karan ikilisi birbirinden habersiz oynadı. Ümit kötü bir günündeydi, böyle giderse takım yüzü zor görür.
Benim 4-6-0 dizilişim önünde sonunda benimsenecek.
Nonda alan değiştirerek oynayan tek forvet olacak ona servis yapacaklar çoğalacak.
Örneğin Serkan.
Beşiktaş karşısındaki Galatasaray Arda’nın iki ısrarlı hareketiyle gol buldu. İkinci gol de Arda’nın düşürülüşü ile penaltıyla geldi. Nonda çok net bir penaltı attı. Seyri güzeldi.
Beşiktaşlılar penaltıya itiraz edebilir. Tartışılabilir, ancak iki oyuncu Arda’yı makasa aldı. Belki tekme yok ama resmen engelleme var.
Song yine çok çabuk ve iyiydi, arkadaşlarının hatalarını da kapattı. Volkan biraz dağınık, Servet bu kez diriydi. Uğur açık vermedi. Barış’ı bu kez etkisiz gördüm.
Bobo ve Nobre kayboldular. Higuain oynasaydı daha etkili olurdu, çünkü o çok daha çabuk ve çalımbaz. Sağlam’ın hatası Kalli’ye yaradı.
Maçta Galatasaray hep oyunun hakimiydi, iyi organize olamadı ama kazanma arzusu ve mücadele gücü üç puana yetti.
Galatasaray dördüncü seyircisiz maçını da kazandı.
7. haftada Beşiktaş’tan 5, Fenerbahçe’den 7 puan önde.
Rekora mı gidiyor ne?
Bu hafta Sion’u da geçerse Galatasaray coşar.
Dip not;
18 kişilik kadroya giremeyen oyuncuların hepsi seyirci sayılır.
Eğer maç seyircisiz oynanıyorsa her iki takımın oyuncuları neden tribündeydi?
Buna yöneticiler de dahil!