
Ümit Karan: "Gençlikten Galatasaray Taraftarıyım"
Takım kaptanımız Ümit Karan, yeni sezon çalışmaları ve takım arkadaşlarıyla ilgili olarak Galatasaray TV’ye özel açıklamalar yaptı.
Gerçekten çok önemli bir sezonu geride bıraktı Galatasaray; onca sakatlığa rağmen şampiyon olarak bitirmeyi başardı ve o genç kadro biraz daha uyum ve tecrübe kazanarak yeni sezona girerek yeni sezon hazırlıklarına başladı. İlk olarak takım kaptanısın bu sene, onun da sorumluluğunu hissediyorsun. Bunun farklılığı neler senin üzerinde?
Tabii öncelikle hakikaten bütün arkadaşlarımı geçen seneden dolayı kutluyorum, çok güzel bir başarı elde ettik. Şu an yeni sezon hazırlıklarımız da başladı. Fakat bu sefer geçen sene gibi değil, bu sene lige şampiyon olarak başlıyoruz. Bu tabii birçok şeyi değiştiriyor. Çünkü sen geçen sene favori olarak başlamadın, bu sene direkt favori olarak gösterildiğin için diğer rakipler seni yenmek için oynayacaklar. Tabii burada bizim gibi oyunculara iş düşüyor çünkü o şampiyonluk rehavetinden takımı çıkartmamız gerekiyor, anlatmamız izah etmemiz lazım. Günlük başarıyla olmaz, sürekli başarı elde etmek gerekiyor. Biz de büyüklerimizden gördüğümüz, daha önce yaşadığımız, kaptanlarımızdan gördüğümüzü biz de burada gençlere aktarmaya çalışıyoruz. Daha önce kaptan Bülent, kaptan Hakan gibi hakikaten çok büyük isimler kaptanlık yapmış ve şimdi bu görev bana verildiyse bu hakikaten çok gurur verici. Yani bu herkese nasip olmaz, bunun da bilincindeyim. Takımda şu an hiçbir sıkıntı yok, moral motivasyon hakikaten yerinde; dediğim gibi yani bize büyüklerimiz ne öğrettiyse biz de bunu devam ettirmeye çalışıyoruz.
Senin de işin çok zor olmasa gerek, geçen seneki şampiyonluk da zaten bir uyumu bir dayanışmayı gerektiren bir şampiyonluktu ve siz takımın abileri diyebileceğimiz Hasan Şaş, Hakan Şükür, sen, o kritik anlarda önemli görevler üstlendiniz. Bundan dolayı herhalde bir uyum sorunu yok?
Buradaki bütün futbolcular bize yeni katılanlar da bunlara dahil, hakikaten düzgün ve futbol dışında adam gibi adam diyebileceğimiz insanlar var. Bunu da futbolla birleştirdiğimiz zaman zaten hiçbir sıkıntı olacağını düşünmüyorum. Karakterleri düzgün insanlardan kurulmuş bir takım, hakikaten çok sıkıntı yaşamayacağız, senin dediğin gibi çok güzel bir uyum var, herkes birbiriyle çok iyi anlaşabiliyor, şaka yapabiliyor. Güzel yani, bunu tabii takım olarak lige yansıtmamız gerekiyor. Sonuçta şu an yeni bir teknik heyet var, yeni futbolcular var, onları da bizim atmosferin içine sokabileceğimiz iyi bir ambiyans yarattığımız zaman hakikaten bir sıkıntı olacağını düşünmüyorum.
Peki 25 Haziran’dan bu yana izliyoruz her antrenmanı, yeni teknik heyet, Skibbe, Ümit Davala, Cevat Hoca ve Deniz Hoca zaten sizlerle yıllardır çalışan isimler. Çok kaynaşmış gördük antrenmanlarda da aktif olarak yer alıyorlar. Ümit Davala İstanbul’daki antrenmanlarda da vardı. Skibbe de öyle antrenmanda oyuncularla çok yakın diyalog kuruyor. Zaten Almanca ana dili, takımda da Almanya’da futbol oynamış Almanya’da doğmuş çok isim var, bu da herhalde oyunu kolaylaştırıyor. Teknik heyeti nasıl değerlendiriyorsun?
Özellikle çok genç ve dinamik bir ekip olması buradaki oyuncuları daha da hırslandırıyor. Şimdi aynı dili konuşmak çok önemli, yani şimdi ben Almanca, Türkçe, İngilizce'den bahsetmiyorum, futbolu da aynı dilde konuşmanız gerekiyor ve hakikaten futbolcularla teknik heyet aynı dili konuşabiliyor. Yani o ilk günlerde belli oldu, bu çok önemli bir faktör. Hakikaten biz teknik heyetimizden şu ana kadar çok memnunuz, çok iyi çalışmalar içindeyiz. Dediğim gibi futbolcular bire bir teknik heyetle görüşme yapabiliyor. Yani bir futbolcunun istediği her şeyin şu an olumlu gittiğini düşünüyorum.
Teknik heyetin senden özel beklentileri var mı? Çünkü bu sene zaten golcü kimliğinin yanında takımın kaptanı kimliğini de barındırıyorsun, bu bağlamda konuşmalar oldu mu?
Tabii ki, yani teknik direktör daha yeni Türkiye’ye geldi, alışma süreci var, biz de ona tabii bu konuda yardım etmeye çalışıyoruz. Mutlaka istekleri arzuları olmuştur, dediğim gibi her şeyi de burada anlatmayı doğru bulmuyorum. Sonuçta biz bir aile içindeyiz, bazı konuları gerçekten dikkatli konuştuk, izah etti bana, ben de ona izah ettim, daha önceki yıllar nasıl oldu, bundan sonra nasıl olması gerektiğini biz tabii konuşuyoruz. Ama bence kendisine sorulduğunda da çok memnun olduğunu düşünüyorum takımdan. Herkes çok hırslı, herkes çok istekli. Biliyorsunuz futbolda insanlar birbirlerini sevdiği zaman daha da yüksek başarı gelebiliyor bazen. Tabii hepimiz profesyoneliz ama biz Türk insanları olarak her zaman duygusallığımız ön planda, hakikaten sevgi olduğu için bunu futbola daha da iyi yansıtabileceğimizi düşünüyorum.
Zaten o sevgi aranızda olmasa herhalde geçen seneki şampiyonluk gelmezdi…
Kesinlikle, yani dediğim gibi sonuçta hakikaten zaten buraya gelen oyuncuların bir kere bu formayı sevmesi çok önemliydi. Yani burada forması için can verebilecek insanlar var. Bu çok ayrı bir özellik, geçen seneki mücadele hırsımızı ve istek, arzumuzu, başarı arzumuzu bu sene de sürdürmek zorundayız. Çünkü dediğim gibi bu sene beklentiler daha da fazlalaştı, bu sene çok önemli bir eleme maçımız var. Şampiyonlar Ligi'ne kalmak zorundayız. Bunu başarmak zorundayız, yani başka şansımız yok diye düşünüyorum açıkçası. Ve bunu başarabilecek güçteyiz. Hedefleri yükselterek bu sene geçen seninin en azından iki katı üzerine koymamız lazım.
Bu seneki beklentilere gelelim. Tabii ki ligde şampiyonluk hedef Galatasaray için; bunları tartışmaya bile gerek yok ama geçen sene sen şampiyonluk yaşamış bir futbolcusun; geçen senenin şampiyonluğu bu sene bir rehavet getirebilir mi? Şüphesiz öyle bir durum olursa sizin gibi tecrübeli isimlere büyük işler düşüyor. O konuda söylemleriniz oluyor mu?
Tabii biz de bunlara çok dikkat ediyoruz ama şu takımda bakıldığı zaman hakikaten birçok insanın bazı şeylerin farkında olması çok önemli bir konu. İyi bir futbolcu aslında günlük başarıyla ölçülmez, iyi bir futbolcu sürekli bir başarıyla ölçülür ve bu genç arkadaşlar çoğu da daha yolun başında, 10-15 sene futbol oynayacak insanlar. Bunu ne kadar erken anlayabilirlerse gelecek adına o kadar erken yıldızları parlayacağını düşünüyorum. Tabii biz bunları onlara anlatmaya çalışıyoruz ve onlar da hakikaten olumlu ve ılımlı dinliyorlar, düşündüklerimizi kabul edip, gerçeğe dönüştürmeye çalışacaklarına eminim yani.
Peki önümüzde senin de belirttiğin gibi Şampiyonlar Ligi kulvarı olacak bu sezon her şeyden farklı olarak. Öncelikle Şampiyonlar Ligi'nde oynamış bir futbolcusun, gol atmış bir futbolcusun, goller atmış bir fubolcusun. Şampiyonlar Ligi bir futbolcu için ne anlam ifade eder, hem de böylesine genç bir kadro için onların gözüyle de düşünecek olursan?
Şimdi onların gözüyle baktığın zaman, bana göre Şampiyonlar Ligi futbolun en keyifli ve en zevkli kurumu. Hakikaten bu kadar keyif veren başka bir turnuva olduğunu düşünmüyorum. Avrupa Şampiyonası ya da Dünya Şampiyonası da keyifli ama bana göre Şampiyonlar Ligi her futbolcunun oynaması gerektiği bir turnuva olduğunu düşünüyorum. Buradaki genç arkadaşlar için hem Avrupa’ya kendini gösterip Avrupa pazarında kendilerini tanıtma imkanı oluyor. Türkiye'ye çok büyük reklam oluyor, Galatasaray Spor Kulübü için önceki senelerde yaptığımız gibi, yani ismini duyurmak çok önemli. Dediğim gibi yani burada olmak herkese nasip olmuyor. Geçen sene Uefa’ya gittik, tamam orası da çok güzel; Uefa Kupası da heyecan verici ama Şampiyonlar Ligi'nin bir alt sınıfı. Biz istiyoruz ki hep üst sınıfta oynayalım, dolayısıyla biz buraya katılmak arzusundayız, başaracağımıza hakikaten inanıyorum ve bunun bizim takımdaki oyuncular için çok önemli olduğuna inanıyorum.
Senin için neler ifade ediyor Şampiyonlar Ligi? Çünkü çok güzel anıların var...
Çok güzel anılarım var hakikaten Şampiyonlar Ligi'nde, çok güzel gollerim oldu hakikaten, rakipleri çok zorladığımız maçlar oldu, çok keyif aldığımız günler oldu. Ben Şampiyonlar Ligi'ni çok seviyorum ve orada gol attığımda da çok keyiflendiğimi söyleyebilirim.
Peki Galatasaray ön elemede güçlü rakiplerle de karşılaşabilir. Sence Galatasaray’a hangi takım hayırlı olur, böyle bir kura seçimi var mı ?
Sonuçta eleme oynuyorsun, sen bu elemeyi geçersen iyi bir rakip olabilir burada, iyi bir rakip çıkmazsa grupta da aynı rakip çıkabilir, sonuçta değişen bir şey yok bana göre hakikaten. İki tane maç oynayacaksın, hayati maç oynayacaksın, ona göre konsantre olmak zorundasın. Hakikaten hem maddi hem manevi çok büyük destek kaynağı Şampiyonlar Ligi. O yüzden bizim gruba kalmamız hem taraftarı sevindirecek, hem de sonuçta iyi bir gelir kaynağı, futbol için ve kulüp için çok önemli.
Sen daha önce Şampiyonlar Ligi'nde gruptan çıkan takımda yer aldın, hatta çeyrek finalin kapısından dönmüştünüz çok şanssız maçlar sonrasında. Sence Galatasaray için ilk etap gruba kalmak başarı ama başarı sınırı ne olur Galatasaray’ın kadrosunu göz önüne alırsak? Çünkü Türk futbolundan da beklentiler son yıllarda arttı.
Hakikaten bu sene bakıldığı zaman çok iyi bir kadro kuruldu, çok yetenekli arkadaşlarımız var, geçen sene tecrübesizliğimizden belki de elenmişizdir, bu sene yaptığımız o hataların tekrarının da olacağını düşünmüyorum. Dolayısıyla gidebileceğimiz en üst noktaya kadar gideceğimizi düşünüyorum, o kalite bu takımda var çünkü çok iyi bir takımız, hırslıyız bir kere bu çok önemli yani. Bu hırsı hiçbir takımda kolay kolay bulamazsınız, takımımızı sevdiğimiz için hem de başarıya aç olduğumuz için bu başarıyı elde etme imkanımız oluyor. Buradaki çocuklara ben çok inanıyorum. İnsanların bu sene Avrupa’da Galatasaray’ı çok farklı göreceğine inanıyorum.
Geçen sene tecrübe kazanan genç futbolcular var ve dileriz geçen sene yaşadığı sakatlığı bu sene yaşamayacak futbolcular ve bütün bunlara eklenen Harry Kewell transferi var; ilk olarak Ümit Karan’ın gözüyle Harry Kewell transferi nasıl değerlendirilir?
Tabii biz geçmişinde de bildiğimiz için, tabii ben hiçbir zaman iyi bir futbolcu hakkında yorum yapmadan yana değilim çünkü dünya piyasasında ilk 50’ye girebilecek iyi bir futbolcu. Avustralya milli takımının kaptanı, İngiltere’de Leeds’te, Liverpool’da oynadığı maçlar ve kalite olarak çok kaliteli bir insan, yani futbolundan hiç şüphemiz yok, çok iyi katkılar sağlayacağını düşünüyorum ve bu takımda sorumluluk taşıyacak futbolculardan bir tanesi olacağını düşünüyorum.
Tabii daha erken ama bir 45 dakika oynadı. İdmanlarda beraber oynadınız, ilk izlenimler nedir?
Şimdi uzun bir tatilden sonra ilk maçında normal orada eksikleri olacak, yani koordinasyon antrenmanları yapılmadı daha bizde, doğru düzgün maçlar yapılmadı; değerlendirmek doğru değil. Antrenmanlarda yaptığımız taktiksel oyunlarda zaten orada kendini gösterebiliyor, o yüzden buradaki maçlar genelde ölçü olarak değil, sonuçta hazırlık kampı ve bunlar da hazırlık maçları.
Peki sen Lincoln’den neler bekliyorsun geçen sezon çok sakatlık yaşadı. Sizin de iyi anlaştığınızı biliyoruz bu seneki beklentileri neler Lincoln’un hiç bu konuyla ilgili sohbet etme fırsatı buldunuz mu ?
Lincoln hakikaten belki geçen sene zaman zaman istediğini yapamadı veya sakattı ama attığı çok önemli goller oldu. Ben onun bu sene takımın sorumluluğunu alabileceğini düşünüyorum ve benim görüşüme göre, hatta bire bir konuşmamıza göre de onun hakikaten Galatasaray’da çok mutlu olduğunu ve bu mutluluğunu artık maça yansıtabileceğini ve takımı sırtlayabileceğini düşündüğünü söyledi bana. Biz de ümit ediyoruz çünkü hakikaten çok kaliteli futbolcu, umarım her şey onun için iyi gider, sakatlık olmaz. Keyfi yerinde, şu an çalışmalarda da zaten arzulu görünüyor siz daha iyi izliyorsunuz..
Senin takım içerisindeki hayranlarından birisi de Arda Turan ki bu yaz da zaten çok güzel bir turnuva geçirdi. Arda Turan’ın bu yükselişiyle ilgili neler söylemek istersin, bunu neye bağlıyorsun?
Ben Arda Turan’ı kardeşim gibi seviyorum, hakikaten çok iyi bir çocuk, onun başarısı bizi o kadar mutlu ediyor ki yani daha yaşı çok küçük olmasına rağmen çok büyük işler yaptı. Bu sene Galatasaray’da takımı sırtlayabilecek kapasiteye geldi. Dünyaca ünlü bir yıldız olmaya başlayacak inşallah. Ben hakikaten çok mutluyum, Avrupa Şampiyonası onun için çok iyi geçti, geçen sene özellikle son dönem takıma inanılmaz katkıda bulundu. Ama dediğim gibi büyük yıldız bunun devamını getirmesi gerekiyor ve ben hakikaten Arda‘dan çok ümitliyim bu konuda.
Bu sezon sizler için, forvetler için çok önemli bir orta saha oluştu. Kewell, Lincoln, Arda, Mehmet Topal, Ayhan, Linderoth, çok önemli formda ön liberolar var, çok önemli transferler var. Geçen sezon 11 gol attın, çok kritik goller de attın. Bu sezon hücum hattı neler yapar sence? Çünkü bir transfer daha düşünülüyor belki. Forma rekabeti ve Nonda’yla uyum... Neler düşünüyorsun bu konuda?
Nonda’yla hiçbir zaman sıkıntımız olmadı. O beni seviyor, ben onu çok seviyorum. Maç esnasında da çok anlaşabiliyoruz. Nonda’yla iyi bir ikili oluşturduk özellikle geçen sene oynadığımız maçlarda. Tabii yani transfer yapılır yapılmaz onu ben bilemem, onun kararını ben veremem, dediğim gibi yani rekabet her zaman iyi ama şunu bilelim ki şu an Galatasaray’daki forvetler hakikaten kaliteli futbolcular. Yani burada Nonda, genç Yaser, Serkan Çalık sakatlığından döndüğü zaman hakikaten bunlar çok önemli futbolcular. Buraya gelecek transferler hakikaten bu oyunculardan çok daha yüksek kalitede oyuncular olmak zorunda, yoksa çok manasız transfer yapmanın bir anlamı yok. Ama dediğim gibi yani iyi bir santrfor alınır mı, onu tabii yönetim veya teknik heyet bilir ama biz burada şunu anlayabiliyoruz ki çok büyük sorumluluk var sırtımızda. Bu sene hakikaten takımı sırtlayacak oyuncuların sayısı arttı, buna Nonda da dahil. Dediğim gibi yani bu sene başarılı olacağımızı ve çok iyi bir uyum olduğunu düşünüyorum.
Senin yaşadığın şampiyonluklar hep özeldi, güzeldi. Geçen seneki de öyle. Burada röportaj yaptığımız diğer tecrübeli isimler de "Galatasaray formasında bir şey var, bir uğur var, yani burası çok değişik bir yer" diyor. Sen bunu tarif edebilir misin? Çünkü yaşadığın üç şampiyonluk da destansı şampiyonluklardı ve normalde o şartlarda diğer takımların kazanamayacağı şampiyonluklardı. Bu nasıl gerçekleşiyor kritik anlarda?
O kritik anlarda hakikaten dediğim gibi yani buradaki futbolcular Galatasaray sevgisini içinden dışarı salıveriyorlar. İçindeki enerjiyi kullanabiliyorlar çünkü severek bir şey yapmak o kadar güzel ki. Tamam hepimiz profesyoneliz, hepimiz severek yapıyoruz ama bir de taraftarlık var. Bizim takımdaki birçok oyuncu Galatasaray taraftarı. Bunu sadece sahaya yansıtıyorduk ve bu çok önemli bir şey. Burada bakıyorsunuz Arda'lar, genç arkadaşlar hepsi Galatasaraylı. Ben de gençlikten Galatasaray taraftarıyım. Bunu sahaya yansıtıyoruz. Diğer takımlarda belki o eksiklik yaşanıyor olabilir.
Peki 99 numarayı bu sene yine giyeceksin. 99 numaranın bir uğuru var mı acaba? Normalde herkes 9 numarayı alır Ümit Karan diye düşünüyordu. 99 numaranın senin için anlamı ne?
99 numara benim. Galatasaray’a biraz sıkıntılı dönemden sonra geldiğim zaman 99 numara aldım ve ondan beri son üç senedir çok iyi bir performans sergiliyorum. Benim böyle bir sıkıntım olmadı. Bana da sordular 9 numarayı almak ister misin diye, benim aklıma bile gelmedi, 9 numarayı niye alayım ki? 3 senedir aynı forma numarasını giyiyorum, değiştirmekten yana değilim. 9 numara yani hakikaten, Hakan Şükür’ün forması ve asılması gerektiğini düşünüyorum. Ali Sami Yen’e asabilirsiniz kaptan Bülent’in formasıyla beraber; belki Hagi’nin formasıyla beraber. Ama bunun tartışmasını yapmak çok doğru değil yani. Ben 99 numaralı formayla çok mutluyum, hakikaten 9 numara benim uğurlu rakamım iki kere şans getiriyor.
Peki kaptan olarak turuncu formayı nasıl buldun? Bu da Galatasaray tarihinde bir ilk.
Değişik, biraz alışmamız gerekiyor. İnşallah Şampiyonlar Ligi'nde uğur getirecek, dileğimiz o.
Çok kritik gollerle Galatasaray taraftarının kalbinde yer tuttun. Bu sene hem kaptansın, sorumluluğun da ikiye katlandı. Galatasaray taraftarına ne mesajlar ileteceksin? Çünkü geçen sezon Florya’da olsun, Ali Sami Yen'de olsun unutulmaz maçlar, unutulmaz ambianslar yaşandı.
Bu sene de aynı şekilde unutulmazlar arasına gireceğini düşünüyorum ve taraftarımızdan beklentilerimiz bizi desteklemeleri. Geçen sene biliyorsunuz zaman zaman o desteği özellikle sezon başında tam hissedemedik. Bu sene sezon başından itibaren hissetmemiz gerektiğini düşünüyorum Galatasaray taraftarı her zaman büyüktür, onlar zaten nasıl davranacağını ve ne yapması gerektiğini çok iyi biliyorlar. Biz onları seviyoruz, onların da bizi sevmeye devam edeceğini düşünüyorum.
Peki son olarak Süper Lig'in kalitesini bu sezon nasıl görüyorsun? Diğer takımları pek fazla takip edemiyorsunuz ama çok transfer atağında bulunan takımlar var, mesela Trabzonspor. Ligin kalitesi nasıl olur sence?
Özellikle büyük takımlar arasında çok çekişmeli geçeceğini düşünüyorum Anadolu takımları da aslında iyi takımlar kurdu. Tabii futbolun kalitesi artmak zorunda, futbolun kalitesinin yanında seyircinin de kalitesi artmak zorunda, seyircinin kalitesinin yanında stattaki zeminler futbol ortamını yaratan usuller de iyi olmak zorunda. Keyifli bir sezon yaşayalım, kavga dövüşten uzak duralım, her takıma da başarılar diliyorum, herkesin Allah gönlüne göre versin, hiçbir futbolcuya sakatlık göstermesin. Dediğim gibi hayırlı bir sezon olur hepimize.