Doğan Hakyemez kimdir, Mahmut Uslu kimdir, Aydın Örs kimdir, peki Fenerbahçe nedir, Fenerbahçe Ülker nedir? Bu gibi soruların cevapları var mıdır, büyük ihtimalle vardır ki herkes şu anda Aydın Örs’ün Fenerbahçe’den ayrılmasını büyük skandal, 100 yılın vefasızlığı, 7 günahtan biri olarak olarak değerlendirmektedir. Heralde bu ve bunun gibi soruların cevaplarına bayaa hakimdir, daha somut bir şekilde oluşmamış olan basketbolda ki “izleyici” kitlesi.
Bu konu üzerine bir yazı yazmayı pek düşünmüyordum aslında, her yerde konuşuluyordu, hatta Fenerbahçe camiası da o kadar bilincindeydi ki bu durumum 50 kişilik bir grup olarak sokaklara bile döküldü. Neyse NBATR’ de Kemal Erdem adlı yazarın yazısını okuyunca karar verdim, Aydın Örs’ün Fenerbahçe’den ayrılmasıyla ilgili bir yazı yazmaya. Bu yazıyı okumadan once Kemal Erdem’in yazısını okumanızı öneririm. Sonuçta iki farklı bakış açısı...
Öncelikle tüm Türk halkı yaşanan bu gelişmelerden sonar Vefa’nın yanlızca bir semt adı olmadığını öğrendi, belirtmek lazım. Yazının başında sorduğum sorulara geçelim, Doğan Hakyemez kimdir? Sanırım Aydın Örs’ün Fenerbahçe’den ayrılması hakkında yorum yapabilen herkes –öyle umuyorum- Doğan Hakyemez’in eski milli basketbolcu ve eski milli takımlar genel menajeri olarak tanıyordur. Ayrıca, Doğan Hakyemez uzun yıllar boyunca Efes Pilsen forması giymiş bir oyuncu. Peki, Aydın Örs kimdir? Aydın Örs, ülkemize Koraç Kupasını getiren, Efes Pilsen ve Milli Takım ile birçok başarıya imza atmış, en son Fenerbahçe Ülker’i şampiyon yapan koçtur. Doğan Hakmeyez ve Aydın Örs milli takım ismi altında yıllarca beraber çalışmıştır. Bu iki basketbol adamını sevenler vardır, sevmeyenler vardır ama ikisininde Türk Basketboluna kattıkları tartışılmazdır.
Bu kadar büyük iki isimin arasında Mahmut Uslu gibi birinin adı nasıl geçer, o kimdir ki, sadece Fenerbahçe’nin amatör şubelerden sorumlu adamı, hatta Fenerbahçe şampiyon olurken orda birçok kişi dururken neden bu adamla röportaj yapılmaktadır. Son bir ayda bu gibi aptalca sorular çokca soruldu. Doğan Hakyemez yani yıllarca Aydın Örs ile birlikte çalışmış eski milli takımlar genel menajeri, Efes Pilsen’de forma giyerken 1980-81 ve 1981-82 yıllarında takımın başında Mahmut Uslu vardı. Ayrıca 70’li yılların sonunda efsanevi Ziraat Fakültesi Basketbol Takımı antrenörlüğünü yapan kişi ve zamanında Gaziantep’i 1.ligde başarıyla temsil eden Beslenspor’un mimarıdır. Bu yüzden başta Doğan Hakyemez ve Aydın Örs gibi isimlerin saygı duyduğu bir isimdir. Mahmut Uslu, sıradan bir Fenerbahçe yöneticisi ya da müsabakalardan sonar ona buna laf atan biri değil bir basketbol adamıdır. Umarım bu Aydın Örs olayında Mahmut Uslu’dan “Mahmut Uslu diye biri” diye bahsedenlere biraz aydınlatıcı olmuştur.
Son günlerde Aydın Örs’ün istifası öyle bir lanse edildi ki Pat Riley, Phil Jackson, Red Auerbach gelse yerini dolduramayacak Aydın Örs’ün. Aydın Örs, Fenerbahçe’ye 3 yıl önce bütçenin kısıtlı olduğu dönemde gelmiş ve elinden gelenin en iyisini yapmıştır. Bu sezon ise Fenerbahçe’nin Ülker ile birleşmesinden sonra oluşan yıldızlar topluluğunu öyle ya da böyle bir takım haline getirerek şampiyon yapmıştır, Avrupa’da ise beklenen başarı gelmemiştir. Benim en çok güldüğüm şey ve konu hakkında ahkam kesen birçok kişinin gözden kaçırdığı nokta ise Aydın Örs’ün 3 yıllık anlaşmasının sona ermesi sonucunda takımdan ayrılmasıdır. Kimse Aydın Örs’ü kovmamıştır. Aydın Örs’ün kontratı yenilenmemiştir. Eğer bu Aydın Örs’ü kovmak oluyorsa, Tuncay, Ümit Özat, Rüştü, Fenerbahçe’den, Roberto Carlos ve David Beckham’da Real Madrid’den kovulmuştur. Tıpkı daha önce Okan ve Emre’nin Galatasaray’dan kovulması gibi. Sözleşme yenilenmemesinde etik olmayan birşey yoktur, olamazda, kimse çocuk değil, kimi kandırıyoruz, şampiyon bir koç takımdan ayrılabilir. Yerine gelen koçda en az Aydın Örs kadar eleştirilen, onun kadar başarıya ve saygıya sahip Gregor Fucka, Pega Stojakovic gibi yıldızları keşfetmiş Bogdan Tanjevic’dir. Fenerbahçe bir Milli Takım Antrenörüyle yollarını ayırmış, başka bir Milli Takım Antrenörü ile anlaştı. İkiside Türk Milli Takımı ile büyük başarılara imza atmış antrenörler. Her ne kadar Tanjevic’in Euroleague’de başarı için daha uygun bir antrenör olduğunu düşünsemde bu gibi konularda bu yazıda bahsetmeyeceğim. Bir antrenörle anlaşmanın uzatılmaması ne ahlaksızlıktır, ne terbiyesizliktir, ne de etik dışı birşeydir. Kimse bir yerden atılmamış, kimse bir yerden zorla gönderilmemiş, kimse bir yerden kovulmamıştır. Sadece Fenerbahçe Ülker takımının antrenörünün sözleşmesi bitmiştir ve takımdan ayrılmıştır. Bu ne ilk ne de son “sözleşmesi bitip takımdan ayrılan antrenör” olayı değildir.
Vefa’nın sadece bir semt ismi olmadığı gibi, Fenerbahçe’de bir semt ismi değildir, bir spor kulübüdür. Sözleşmeler biter, sözleşmeler yenilenir, koçlar ayrılır, yeni koçlar gelir. Bu işi fanetizme dönüştürüp olayı gurur meselesi yapmak, diğer düşünceleri savunanları makyavelist diye değerlendirmek, işte “Kara Leke” odur.
Saygılar,