Çılgın Dersane devam ediyor
Çılgın Dersane devam ediyor Geçtiğimiz sezon büyük ilgi gören "Çılgın Dershane"nın devam filmi "Çılgın Dershane 2"de rol alan Ceyda Ateş, öğrencileri seksiliğini kullanarak birbirine düşüren Esra karakterini canlandırıyor. Daha önce "Gurbet Kadını", "Küçük İbo", "Üvey Baba" ve "Cennet Mahallesi" gibi birçok dizide rol alan Ateş, çekimlerin çok renkli geçtiğini söyledi.

Geçtiğimiz sezon büyük ilgi gören "Çılgın Dersane"nin devam filmi "Çılgın Dersane 2"nin çekimleri tamamlandı. Üç hafta Ağva’da, bir hafta boyunca da Belgrad Ormanları’nda aşırı sıcakların da etkisiyle zorlu bir çekim dönemi geçiren ekip, bir ay boyunca neredeyse günün 24 saatini sette geçirdiklerini belirttiler.
26 Ocak 2007’de vizyona giren ve sinemaseverlerin büyük beğenisini kazanan komik ve eğlenceli bir gençlik filmi "Çılgın Dersane"nin devamı "Çılgın Dersane 2"nin çekimleri geçtiğimiz günlerde tamamlandı. Yapımcılığını Aksoy Film’in üstlendiği, yönetmenliğini Faruk Aksoy’un yaptığı "Çılgın Dersane 2"de aralarında Cüneyt Arkın, Okan Karacan, Mustafa Topaloğlu, Simge Tertemiz, Alp Kırşan ve Sibel Tüzün’ün de bulunduğu pek çok ünlü isim rol aldı. Komedi ağırlıklı erotik sahneleriyle dikkatleri çeken ilk filmde olduğu gibi bu devam yapımında da birbirinden güzel kızlar yine cesur sahnelere imza atıyorlar.
İflasın eşiğindeki bir üniversite hazırlık dershanesinin kurtuluşunun ilginç öyküsünün anlatıldığı "Çılgın Dersane"de birbirinden enteresan karakterlerden oluşan öğretmenlerin ve öğrencilerin hikayesi izleyenlerden tam not almıştı. Bu kez "Çılgın Dersane 2"de üniversiteye giriş sınavına sayılı günler kalmıştır ve öğrenciler sınav stresinden uzaklaşmak için doğa cenneti olan bir yerde 15 günlük kampa girerler. Tıpkı ilk filmde olduğu gibi onları yine birbirinden ilginç ve komik olaylar beklemektedir.
Sınav heyecanı devam ediyor
Filmin konusu kısaca şöyle: İstanbul Özlem Dersanesi’nin sahibi Hadi’nin (Cüneyt Arkın) yönetiminde başlayan kampa öğrenciler ve öğretmenler büyük bir heyecanla katılırlar. Çocukluk arkadaşı olan ancak o yıllarda birbirilerine olan duygularını bir türlü ifade edemeyen Berksan (Berksan) ve Bahar (Sevil Uyar) ne tesadüftür ki bu kampta bir araya gelirler. İkisinin de yaşamında çok büyük değişiklikler olmuştur. Berksan artık herkes tarafından tanınan ünlü bir pop stardır. Ancak iki genç arasında yıllarca bastırılan duygular bu kampta ortaya çıkar. Fakat bu durumdan hiç de mutlu olmayacak bir üçüncü kişi vardır. Öğretmenler arasında da aşk kıvılcımları ortaya çıkmaya başlar. Seksi coğrafyacı ile yollarını ayıran Mustafa (Mustafa Topaloğlu) ile Yüksel (Sibel Tüzün) arasındaki yakınlaşma gün geçtikçe artmaktadır. Bu arada Hadi’yi çökertmek için sayısız yola başvuran Şahin, çalışmalarını sürdürmekte ve yeni planlar yapmaktadır.
--------------------------------------------------
ZKC'nin Konu Hakkında Yorumu;
Çılgın Dersane Rezilliği...
Dersane değil dershane yazılması gerektiğinin farkındayım...
Fakat filmin yapımcısı hatalı yazılmasını uygun gördüğünden ve filmin adı tam olarak bu olduğundan müdahale etmiyorum ben de...
İsmi dışında da yeterince hatayla dolu filmin devamı bugünlerde çekiliyor...
Ne birincisini seyrettim ne ikincisini seyredecek kadar şuurumu kaybettim...
Filme ait bilgilerin yer aldığı web sitesini incelediğimde; biraz göğüs koyalım, bolca kıç gösterelim, öğrencileri öpüştürelim, seviştirelim düşüncesinin hakimiyetini görmek zor olmadı...
Çok basit tespiti var yapımcının:
“Türk halkı bunu istiyor”...
Film oyuncularını incelerseniz bir kısmının çeşitli suçlardan hakim önüne çıktığını, türlü olaylara karıştığını, genelde sıradan işlerde bulunduğunu, “ne iş olsam yaparım abi”ci ciddi yeteneği olmayan tiplerden oluştuğunu da görürsünüz...
Filmin oyuncularından biri de gençler dejenere olmasın, kötü yollara düşmesin, suç işlemesin diye kanal kanal dolaşan, seminerlere katılan Cüneyt Arkın...
Filmin senaryosu da şu:
Rekabet dolayısıyla bir dershane öğrencilere bir ay tatil promosyonu veriyor... Dershaneye kayıt olanlar arasından ‘kıçını seven’ Pelin’den, ‘göğüslerini küçük bulduğundan içi burkulan’ Lale’ye; kızların odasına webcam kurup seyreden Kerim’den, sürekli sevişmek isteyen İzzet’e değin bir sürü karakter mevcut... (İsimler farazîdir...)
Oyuncuların hemen hepsi sevişken kelebek rolleriyle donatılmış...
Bikinili, mini etekli, daracık şortlu, meme uçlu birçok kız...
Peşlerinde azgın erkekler...
Komik olması için zorlanmış sahneler...
Filmi seyretmeden, web sitesi bile incelendiğinde olup biten anlaşılıyor...
Filmin kamera arkası görüntüleri yapımcı tarafından internet üzerinden dağıtılmaya başlanmış...
Ve ben de bir haber sitesinde “Çekimlerine başlanan ‘Çılgın Dersane-2’ filminin kamera arkasında frikik şöleni yaşandı” başlığıyla duyurulan görüntülerden haberdar oldum...
Bu da bir promosyon şekli elbette...
Kamera arkası görüntülerinin filmle ilgisi yok, oyuncular kendi aralarında sohbet ediyormuş gibi yaparken, kamera kadın oyuncunun kıçına zumluyor...
“Bakın oyuncularımız külot giymiyor bizim ona göre ha, öyle böyle film çekmedik...” mesajı veriliyor...
Ve bunun adı sinema...
Bunun adı sanat...
Sinemada erotizm kullanılabilir, erotizm pazarlama stratejisi olarak da değerlendirilebilir...
Fakat uydurulmuş, filmle alakası olmayan, şort üzerinden vajinal hatların gösterildiği, etek altından kalçanın loplarının sergilendiği bölümleri internette video paylaşım sitelerinde yaymak ucuzluktur...
Acizliktir...
Ve hatta tacizliktir...
Biz bu denli sekse düşkün, eli sürekli apış arasında duran, beyni hep mastürbasyon yapan, seks... seks... seks diye delirmiş bir millet miyiz?..
“Türk halkı bunu istiyor”un altında yatan, sosyolojik gerçekler nelerdir?
Türk halkına, kanımca dünyanın en iyi yönetmenlerinin yer aldığı, İran sinemasından örnekler sunuldu da tenezzül etmedi mi?
Muhsin Mahmelbaf’ın yapıtlarını kaçımız biliyoruz?
Bahram Beizai’nin kaç filmini seyredebildik sinemalarımızda?
Öğrencilere sesleniyorum...
Ebeveynlere sesleniyorum...
Gitmeyin bu filme...
Göndermeyin çocuklarınızı...
Engelleyin!
Onlara istediklerini vermeyin ki, bu ve benzeri filmleri çekemesinler...
Rezilliğin, bayağılığın, fikirsizliğin kabul görmeyeceğini anlasınlar...
Ellerindeki imkanları biraz da kalite için kullansınlar...
“Türk halkı bunu istemiyor” dedirtebilmek, bahse konu zihniyetin tükenmesi tamamen sizin elinizde...
Yine filmin web sitesinde gazetelerde filmle ilgili çıkan haberlerin bulunduğu ‘basında’ linkine tıklarsanız, yapımcının neyin peşinde olduğunu anlarsınız...
Plajda sevgilisiyle sevişirken yakalanma, alkol komasına girdiğinden hastaneye kaldırılma, film ekibinin konakladığı otelde kalan Rus kadına para karşılığında birlikte olma teklifi etme gibi, oyuncuların yarattığı sansasyonlara bile ihtiyaç duyulmakta ki yer verilmiş sitede...
Yeter ki gazetede haberi çıksın filmin...
Oyuncunun yaptığı iyiymiş, kötüymüş önemi yok!
Durumun hüzünlü tarafı işe de yarıyor bu...
Filmin ilkini 800.000’e yakın kişi seyretmiş...
Zaten bu kadar kişi seyrettiğinden devamı çekiliyor ya...
Tekrar ediyorum; öğrencilere sesleniyorum...
Ebeveynlere sesleniyorum...
Gitmeyin bu filme!
Göndermeyin çocuklarınızı!
Engelleyin!
Ve bu yazıyı yayabildiğiniz kadar yayıp, katkıda bulunun engellemeye...
Çocuklar zehirlenmesin diye...