Eski Türklerde Askerler savaşırken arkadan
gelecek herhangi bir saldırıyı kontrol
edebilmek için sırtlarını bir ağaca, kaya
veya taşa vererek ok atarlarmış. Atalarımız
genelde bozkır hayatı yaşadıkları
için bu sırt dayanan nesne genelde bir taş
veya kaya olurmuş, yıllar sonra bu sırt
dayanan taşın ismi ARKA-TAŞ'dan ARKADAŞ
şeklinde dilimize yerleşmiş ve bugün bile
güvenebileceğimiz bizi arkadan vurmayacak
olan samimiyetine güvendiğimiz kişilere
verdiğimiz isimdir.
ÖMÜR BOYU YANINIZDA VE ARKANIZDA HEP BÖYLE
ARKA-TAŞ'LARINIZIN ÇOK
OLMASI DİLEĞİYLE
Aşk ve arkadaşlık bir gün yolda karşılaşırlar
aşk, kendinden emin bir şekilde sorar; ben
senden daha samimi ve daha cana yakınım sen
niye varsın ki bu dünyada? Arkadaşlık cevap
verir
"Sen gittikten sonra bıraktığın gözyaşlarını
silmek için...."
Bütün sevdiklerinize ithafen şunları göz
önünde bulundurun:
Eğer bu sabah hastalıklı
değil de sağlıklı uyanmış iseniz, bir
hafta sonrasını göremeyecek olan bir milyon
insandan daha şanslısınız.
Bir harp tehlikesi ile, işkence görmek
ihtimali ile sağ kalma korkusu
ile karşı karşıya değilseniz 500 milyon
insandan daha iyisiniz.
Buz dolabınızda yiyeceğiniz,
üzerinizde elbiseniz, başınızı
sokup uyuyabileceğiniz bir eviniz varsa,
dünyadaki insanlarin çoğundan daha
zenginsiniz.
Bankada ve cüzdanınızda para varsa,
dünyanin en imtiyazlı % 8'i
arasındasınız.
Anneniz, babanız sağ ise siz bu
dünyada nadir kişilerden
birisiniz.
Bu mesajı okuyabiliyorsanız
bu demektir ki; Birisi sizi
düşündü ve bunu gönderdi..
Çünkü okuma yazma bilmeyen 2
milyar kişiden biri değilsiniz.
Paraya ihtiyacın yokmuş gibi çalış..
Kimse seni üzmemiş gibi sev..
Kimse seni seyretmiyormuş gibi danset..
Kimse seni dinlemiyormuş gibi şarkı
söyle..
Cennet dünyadaymış gibi yaşa..