Türk futbolunun yıldızları futbol sahalarının kenarında yetişiyor dersek yalan olmaz...
Barcelona ve birçok Avrupa takımının göz hapsine aldığı, Katalan ekibinin 3 milyon Euro'yu gözden çıkardığı 12 yaşındaki süper yetenek Muhammed Kayseri Erciyes maçında kenardaydı... Sırtında top toplayıcılara özel gömlek abilerine, televizyondan imrenerek izlediği yıldızlara top getirdi... Maçtan sonra onlarla sohbet etti... Bu medyada çok konuşuldu... Oysa bu bir ilk değildi...
HAGİ İLE SEVİNEN ARDA
Çok değil 3-4 yıl önce Galatasaray'ın İstanbul'daki maçlarında saha kenarında top toplayıcılar arasında bulunan Arda Turan, günümüzde dünyanın önde gelen kulüplerini peşinden koşturuyor... O günlerde Hagi'nin attığı gole sevinen, sakatlanmasa bugün rakip olarak karşı karşıya oynayacağı Risse'nin tac atışını pür dikkat izleyen o Arda'ya şimdilerde değer biçilemiyor...
KENARDAN SEYREDERKEN ŞİMDİ RAKİP!..
Fotoğraflardan birinde Hagi'nin attığı gole kale arkasında sevinen Arda'nın, o dönem Liverpool'da yeni yeni forma şansı bulan Norveçli John Arnie Riise'nin hemen ardında elinde topla görüntüsünü belki Riise bile görse inananamaz.. Çünkü daha bir kaç yıl önce ona saha kenarında top atan çocuk, bu sezon Şampiyonlar Ligi'nde oynanan Liverpool - Galatasaray maçında oynadığı futbolla sahanın yıldızı olmuş ve izleyenleri kendine hayran bırakmıştı.. Arda'nın o dönem hayranlıkla izlediği Riise'ye karşı Norveç maçında oynama şansını kaybetmesine belkide en çok Norveçli oyuncu sevindi..
2,5'LUK'TAN YILDIZLIĞA!..
Top toplayan çocuklar bir zamanlar maç başına 2.5 lira aldıkları için lakapları da “2.5’luk”tu. Arda Turan da çok değil bundan 5-6 yıl önce onlardan biriydi yani bir 2.5’luk. Ali Sami Yen’deki o günler hatırlatılınca “Çok güzel günlerdi” deyip, uzaklara dalan Arda kötü hatıraları da olduğunu anlatıyor: Lucescu’nun ilk sezonuydu. 2000-2001 sezonu. 14-15 yaşındaydım. Top topluyorduk hep. Kötü anılarım da var. Mesela Liverpool maçında son dakikada topu ben atmıştım. Taçtan gol oldu. 1-1 bitti... Çok güzel günlerdi. Ali Sami Yen’e bakardık tribünlere. Tam bir taraftardım o zaman. Gol oldu mu arkada öyle tepki verirdim. Hâlâ yine gol olduğunda ne kadar yorgun olsam da 50-60 metre koşarım. Acayip sevinirim gollere.
EMRE’YE BAKARDIK
Yaşadıklarını “Kader dedikleri bu olsa gerek” diye özetleyen Arda, bir zamanlar top toplarken hayranlıkla izlediği Emre’nin şimdi Milli Takım’da oda arkadaşı olmasına mucize gözüyle bakıyor ve o günlerle ilgili anılarına şöyle devam ediyor: Top oynardık kenarda. Acaba biri bizi görür mü diye heveslenirdik. O zamanlar bizim için en önemli şey A Takım’dan bir futbolcunun bize gülmesi, göz kırpması, bakması falandı. Hayal gibi geliyordu. Emre ağabeye falan bakardık, nasıl giyiniyor diye... Onları izlerdik. Şimdi Milli Takım’da oda arkadaşı olduk. Galatasaray taraftarı olmak mükemmel bir şey. Ben besteleri ezberlemeye çalışırdım. Tribünleri dinlerdim.
HASAN’DAN NASIL FIRÇA YEDİ
BİR gün top kaçmış, ben tribünlere bakıyorum. Bir uğultu oldu. Sahaya baktım. Herkes bana bakıyor, top atayım diye... Korktum. Hemen topu attım. Benim için Galatasaray eşofmanıyla, formasıyla yaptığım her şey onurdur. Çok şükür ki Allah bana Galatasaray formasını nasip etmiş. Arif ağabey, Mülayim’in amcası olduğu için yanına giderdik. Sarılırdı, öperdi bizi, konuşurdu. Bir kere Hasan ağabeyden forma istedim. Çok sert bir cevapla karşılaştım; ‘Maçtan sonra’ dedi. Sinirliydi herhalde. Şimdi ben de o günleri düşünüp top toplayıcı çocuklar yanıma geldiklerinde iyi davranmaya çalışıyorum.
İşte Arda'nın ilginç enstantaneleri ;



