O hep boyundan büyük işlere imza attı. 3 olimpiyat, 5 dünya, 9 Avrupa şampiyonluğunun yanı sıra Halil Mutlu'nun kariyerinde 20'nin üzerinde rekor bulunuyor. Ancak yaşanan doping olayı bir anda onca başarıyı gölgeledi. Suçsuzdu... Haksızlığa uğradığını düşünüyordu 'Küçük Dev Adam...' 2 yıl ara vermek zorunda kaldı podyumlara. Üstelik son olimpiyat şampiyonluğunu neredeyse tek koluyla kazanmıştı. Yorgun bedenine sakatlıklar ve ailevi sorunlar da eklenince omuzlarındaki yükün ağırlığı artıyordu. Bu nedenle bırakmak istiyordu. Ancak şampiyonun vedası böyle olamazdı. 15 yıla sığan sayısız başarıları düşündü. Kariyerini kurtarmak için yine yeni yeniden diyordu Halil Mutlu. Belki soyadı 'Mutlu'ydu ama kendisi 'mutsuz'du. Kara günleri Pekin'de alacağı bir madalyayla noktalayacağını düşünen efsane sporcu, şu sıralar heyecanlı mı heyecanlı... Nasıl olmasın ki? Cezasının bitmesine kısa bir süre kaldı.... Halil Mutlu, Cumhuriyet Gazetesi’nden Nevzat Dindar’a konuştu ve zor geçen günlerini, geleceğe dair umutlarını anlattı.
- Doping nedeniyle haltere 2 yıl ara vermek zorunda kaldın. Kendini nasıl hissediyorsun?
"Geçmişe sünger çektim. Artık önüme bakıyorum. Kötü günleri geride bırakacağım. Kimsenin başına gelmesini istemem yaşadığım son olayların... 2 yıl ceza aldım. Ancak bu tarz kötü olaylar da insanın başına gelebiliyor. Podyumdan uzak kaldığım dönemde de halterden kopmadım. Yine çalışmalara devam ettim. Sadece tempoda biraz düşüklük oldu. Kendime koyduğum uzak bir hedef (Pekin Olimpiyatları) vardı. Bunun için tempoyu üst düzeyde tutmuyorum."
- Bu süreçte neler yaptın?
"Okula devam ettim. Gazi Üniversitesi Beden Eğitimi'nde yöneticilik üzerine okuyorum. Halterden uzak kaldığım dönem benden çok şey alıp götürdü. Ancak insanın temeli olan eğitimi kazandırdı. 15 yıldır bir türlü mezun olamıyordum. Bu yıl bunu gerçekleştireceğim."
“DOPİNG YAPMAK HIRSIZLIKTAN VE NAMUSSUZLUKTAN FARKSIZ”
- Bu dönemde nasıl tepkiler alıyordun?
"Doping yüzünden ceza aldıktan sonra zor günler geçirdim. Çünkü bilerek yapmamıştım. Haksızlığa uğradım. Ancak bunu da yaşamak varmış. Kendimi yalnız hissettiğim zaman sokağa çıktım. Bu anlamda hiç yalnız kalmadım. Çünkü doping tiksinti veriyor. Bana göre de hırsızlık ve namussuzluktan farklı bir şey değil. Bazı tepkilerin gösterilmesi de normaldi. Ancak benim bilerek doping yapmayacağımı biliyorlardı. Bu yüzden benim hep arkamda oldular. Sıkıntıyı özellikle kendi camiamdan çektim. Çünkü gençler için bir modelsiniz. Sizi örnek alıyorlar. Bu noktada 20-25 yaşında olan sporcular benim başarılarımla büyüdü. Uzun yıllar örnek olduğum insanların karşısına bu şekilde çıkmamam gerekirdi. Ne var ki benim için her şey geride kaldı. Sonuçta olup biteni unutturmak benim elimde. Başarılarımla da unutturacağım."
- Türk sponunun en önemli sorunlarından biri olan doping konusunda senin düşüncen nedir?
"Milyon dolarlar varsa ve işin içinde üst düzey mücadele oluyorsa sadece Türkiye'de değil, her yerde elbette vardır. Kimse yok diyemez. Burada devletlerin spora bakışı da önemli. Devletlerin spor politikalarının hangi noktada ve nasıl olduğu çok önemli. Sadece başarı ve madalya üzerine kurulu politikalar dopingin asıl nedeni olsa gerek."
- Halterde ülkemizin durumunu nasıl görüyorsun?
"Şüphesiz bin lokomotif yetmiyor. Çünkü 9-10 kişi bir tek kişinin gölgesinde kalıyor. Üstelik bizim takımımızın yüzde 90'ı uluslararası organizasyonlarda başarılı oluyor. Hepsinin dünya ve Avrupa şampiyonluğu bulunuyor. Ancak halter deyince akla Naim Süleymanoğlu ve ben geliyoruz. Son dönemde belki Taner Sağır kardeşimiz ön plana çıktı. Ancak diğer sporcularımız da çok yetenekli."
“PEKİN 2008’DE ŞAMPİYON OLMALIYIM”
- Spora ne zaman nokta koymayı düşünüyorsun?
"Şu aşamada benim için para önemli değil. Daha önce yaşadığım ameliyat ve ailevi sıkıntılar nedeniyle erken bırakmayı planlıyordum. Neredeyse tek koluma karşın şampiyon oldum. Bu olumsuzluklara rağmen şampiyon olmuştum ve 2006'da bırakmak istiyordum. Hedefi Pekin olarak açıklamasam insanları kandırmış olurdum. Doğrusunu söylemek gerekirse de Pekin uzak bir hedefti. Ne var ki aksilikler yüzünden 2 yıl uzak kaldım. Bu dönemi aktif dinlenme olarak geçirdik. Önümüzdeki yıl Pekin'de sadece başarmak için deği, var olan bir kariyeri korumak ve üzerimdeki lekeyi atmak için bir şeyler yapmak zorundayım. Sonuçta şampiyon olamazsam hiçbir anlamı olmayacak orada mücadele etmenin..."
- Ya kaybedersen...
"Benim kaybettiğim yarışma sayısı 1-2'dir. Üstelik son yıllarda olmadı."
- Sporu noktaladıktan sonra ne yapmayı düşünüyorsun?
"Halter Federasyonu'nda görev almak isterim. Ancak 6 aydan fazla ceza alan sporcuların seçimlere giremeyeceği yönünde alınan bir karar var. Gözüken benim başkanlık için aday olamayacağım."
- Olimpik sporlar neden istenilen seviyede değil? Sponsporluğun faydasını gördünüz mü?
"Ne yazık ki olimpik sporlar, olimpiyat yılları akla geliyor. Maalesef geç hatırlanıyor. Sponsorluk yasası çıktı. Ancak ortada bir şey yok. Destekçi bulamıyoruz. Belki ilgi ve alâkanın gösterilmeyişinin nedeni ceza almam olabilir. Nisanda cezam bitiyor. Herhangi bir sponsorluk anlaşması yapmadım."
“100. YILDA ŞAMPİYON OLACAĞIZ”
- Son dönemde yine seni üzen bir gelişme oldu. Avrupa Şampiyonası'nda podyuma çıkamayacaksın. Bunun nedeni neydi?
"Büyük organizasyonların takvimi 1 yıl önceden belli oluyor. Avrupa Halter Şampiyonası'nın da 27 Nisan'da yapılacağı duyurulmuştu. Benim cezam 20'sinde bittiği içinde yarışabilecektim. Ancak şampiyoyı yayınlayan Eurosport'un girişimli takvim öne alındı. Sanırım o dönemde yoğun program akışı olduğu için kanal böyle bir talepte bulunmuş. Benim cezam daha geç sona erdiği için podyuma çıkamayacağım.Tabii üzüldüm. Çünkü bir an önce çıkıp tekrar ülkeme altın madalyaları kazandırmak istiyordum."
- Kariyerindeki en önemli şampiyonluk hangisiydi?
"İlk şampiyonlukların yeri her zaman farklıdır. Benim de İstanbul'da düzenlenen Dünya Halter Şampiyonası'ndaki başarım en büyük heyecanımdır. İlk kez dünya rekoru kırıp başarı halkasının ilk adımlarını atmıştım."
- İyi bir Fenerbahçelisin. Takımın durumunu nasıl buluyorsun?
"100. yıl olduğu için ayrı bir hava var. Her futbolcuya nasip olmaz böyle özel bir yılda takımın formasını giymek... Fenerbahçe'nin Ankara'daki maçlarını takip ediyorum. İyi bir kadromuz var. Türkiye standartlarının üzerinde. 100. yılda şampiyonluğun geleceğine yürekten inanıyorum. Türkiye'den en beğendiğim oyuncu Arda. Bu futbolcuyu izlemekten büyük keyif alıyorum."