Kolejde zehir partisi
Bir çok ünlü ismin mezun olduğu, çok tanınmış, köklü ve seçkin bir kolejin tuvaletinde yapılan uyuşturucu partisinin görüntülerini, Star Haber’de yayınlayınca kıyamet koptu. Haber yayınlandığından beri herkes bu okulun adını öğrenmeye çalışıyor. Ne yarar sağlayacaksa?
Aslında nedeni çok basit. Herkes, “Oh benim çocuğum değilmiş” ya da “Çok şükür, benim çocuğumun okulunda çekilmemiş bu görüntüler” veya “Ucuz atlattık, benim sorumluluğumdaki bir okulda olmamış” diyebilmek için adını öğrenmeye çalışıyor.
Oysa ne önemi var? Ha herhangi bir okul, ha zenginlerin çocuklarını gönderdiği, tanınmış bir kolej. Hepsi bizim çocuklarımız değil mi?
Bu görüntüleri Star Haber Merkezi’nde ilk izlediğimizde, yayınlayıp yayınlamamakta da çok tereddüt ettik. Çünkü ‘uyuşturucu illeti’ sadece bir okulun, ya da küçük bir topluluğun sorunu değil. Endişem, görüntüler yayınlandıktan sonra, bu olayın faturasının sadece bir okula, ya da ‘belki de hayatlarında ilk ve son kez böyle bir deneme yapan’ o birkaç öğrenciye kesilmesiydi.
Sonuç olarak, hem uyuşturucu illetinin geldiği boyutu, hem eğitim sistemimizdeki çarpıklıkları ortaya koymak ve aileleri uyarmak için bu haberi yayınlamaya karar verdik. Umarım önlem alması gerekenler ile soruşturmayı yürütecek kurumlar da aynı hassasiyetle hareket eder.
Şu noktanın altını bir kez daha çizmek gerekir. Sorumlu olan tek bir okul değil. Hepimiz, herkes sorumluluk hissetmeli.
Haberin ardından, Milli Eğitim Bakanı Hüseyin Çelik ile konuştum. Bakan Çelik, bu olaylara karşı çok hassas. Aynı derecede hassas olan Başbakan Erdoğan da ‘5 ayrı Bakanlığın koordinasyonunda’ uyuşturucu ile mücadele emri verdi. Yani hükümet bu konuda çok ciddi. Bakan Çelik hemen soruşturma emri verdi. Görüntülerin çekildiği okulda neler olup bittiği daha detaylı ortaya çıkacak.
Star TV Ana Haber’de, bu okulun adını özellikle vermedik. Uyuşturucu belasının sadece bir okula mal etmemek adına. Ancak ne gariptir ki, Ankara’daki bu kolej, nedense başını kuma gömmekte kararlı. Neyi, kimden saklıyorlar? Oysa bu sadece o kolejin değil, hepimizin sorunu.
Çıkıp konuşsalar ve bunu kamuoyuna mal etseler. Ne güzel olur değil mi? Ama ne gariptir ki, onlar da başını kuma gömmeyi tercih ediyor. Oysa bu illet Türkiye’nin sorunu.
Ama bu kadar önemli bir sorunda bile, ‘Bana dokunmayan yılan bin yaşasın’ anlayışı baskın çıkıyor. Çünkü kendilerine maddi ya da manevi zarar vermiyorsa, her şey yolunda(!) demektir böyleleri için. Oysa bu, millet çürüten bir illettir. O nedenle de hepimizin topyekün mücadele etmesi gerekir.
Uyanalım! Gençlerimiz, geleceğimiz zehirleniyor. Ben bir baba olarak korkuyorum. Ürküyorum. Sadece kendi çocuklarım adına değil, toplumumuz adına, ülkemiz adına korkuyorum.
O görüntülerde (her birinin yüzünü ve kimliğini, okullarının adı gibi saklı tuttuk) yer alan çocuklarımızı da koruyarak, onlara zarar vermeden, hep birlikte harekete geçelim.
Yoksa Türkiye yakında geleceğini kaybedecek
Erdoğan Aktaş(Posta)