Galatasaray Başkan Yardımcısı Adnan Polat, Lig TV'ye yaptığı özel açıklamada, teknik direktör Gerets ile son derece mesafeli olduklarını kabul etti. Canaydın'ın yöneticilerle yaptığı toplantıya neden katılmadığını da anlatan Polat, Aziz Yıldırım'ın kendisine küfür edenlere müdahele etmedeğini söyledi.
Galatasaray Başkan Yardımcısı Adnan Polat, Başkan Özhan Canaydın'ın yöneticilerle dün akşam yaptığı kriz toplantısına neden katılmadığından, Gerets olayının perde arkasına ve Fenerbahçe maçından sonraki demeçe kadar her şeyi Lig TV'ye anlattı, çarpıcı açıklamalar yaptı.
Polat, Gerets ile aralarının açık olduğunu kabul etti. "Son derece mesafeli davranıyoruz birbirimize" diyen Polat, yine de Belçikalı hocanın sezon sonuna kadar takımın başında kalacağını, Gerets'in gönderilmesi konusunun ise Başkan Canaydın ve kendisinin mutabakatına bağlı olduğunu ifade etti.
Adnan Polat, Fenerbahçe Başkanı Aziz Yıldırım'ı da kendisine küfür edenlere müdahale etmemekle suçladı.
İşte Polat'ın Lig TV'den Bahri Havadır'a yaptığı özel açıklamalar..
"GERETS KONUSU BAŞKAN İLE BENİM MUTABAKATIMA BAĞLI"
- Sayın Adnan Polat; yöneticiler Celal Gürcan, Şükrü Ergün, Fatih Gökşen, Cengiz Özyalçın, Ahmet Dedehayır, Haldun Üstünel gibi isimlerin de katılmasına rağmen dün akşamki kriz toplantısında neden yer almadınız?
"Bu aslında orada bazı arkadaşların kendi aralarındaki problemlerini anlatma ve çözme toplantısıydı. Benimle bire bir ilgisi yok. Bazı yanlış anlaşılma ve kırgınlıklar vardı ve bunların giderilmesi için yapılan bir davetti. Katılmamı gerektiren bir durum yoktu. Sanıldığı gibi Gerets ile ilgili bir toplantı değildi. Gerets'i gönderip veya göndermeme konusu Başkan Özhan Canaydın ile benim aramdaki mutabakata bağlı. Biz kendi aramızda konuşur mutabakata varırız, sonra da bunu yönetim kuruluyla paylaşırız."
"BAŞKAN GERETS'İ GÖNDERMEZSE DİRENMEM"
- Peki Gerets'le yolları arıyacak mısınız?
"Gerets'i niye gönderelim? Günlerden beri basında yazılıp çiziliyor. Artık bundan sıkıldım. Hocayı seversin veya sevmezsin. Hoşlanır ya da hoşlanmazsın. Ben çocuk değilim. Duygusal davranma lüksüm yok. Yani Başkan 'göndermem' derse ben 'hayır göndereceksin' diye çocuklar gibi ayağımı yere sürtemem. Galatasaray'a zarar veremem ben. Ben bu kulübe her zaman fayda sağlamak için varım. Kaldı ki hoca elindeki imkanlara rağmen çok da başarılı. Geçen sene nasıl şampiyon olduysak, bu seneki 7 puan fark da önemli değil. Biz yine şampiyon olacağız."
"GERETS İLE SON DERECE MESAFELİYİZ"
- Neden çıkıyor bu iddialar? Gerets'e kırgınlığınız mı var?
"Şu kadarını söyleyeyim; son derece mesafeli davranıyoruz birbirimize. Ama bizler çocuk değiliz. Herkes işini yapacak, yapmalı da."
"KİMSEYLE GÖRÜŞMEDİK"
- Medyada sürekli yeni teknik direktör adayları ortaya çıkıyor. İçlerinden herhangi biriyle görşümeniz oldu mu?
"Ne Souness, ne Raşit Çetiner ne de diğerleri. Hiç biriyle görüşmedik. Ersun Yanal konusu da zaten olmaz. Onun kulübü ile sözleşmesi var. Ayrıca Gerets'e bir çırpıda 'seni istemiyoruz' demek doğru olmaz. Önce alternatifi bulacaksınız. Bu isim Galatasaray'ı taşıyacak kapasitede olacak. Ama böyle bir şey söz konusu değil. Gerets bizim hocamız ve sezon sonuna kadar da mukaveleli teknik direktörümüz. İlla her gün Gerets'in önündeyiz, arkasındayız, yanındayız deyip şu gün sözleşme imzalayacağız demek ne derece doğru? Çünkü biliyorum ki gönderdiğiniz hocanın yerine birisini bulamazsanız bu bize çok şey kaybettirir. Bir yılımızı alıp götürür. Şu anda ortaya çıkan 7 puanlık fark hiç önemli değil. Hoca görevinin başında ve biz şampiyon olacağız.."
"BANA KÜFREDİLİRKEN AZİZ YILDIRIM SADECE OTURDU"
- Fenerbahçe maçından hemen sonraki demecinizde "centilmen seyirci" ifadesini kullanmanız da eleştirildi. Yorumunuz nedir?
"Maçtan önce emniyet görevlileri rica ettiler. 'Lütfen maç öncesi ve sonrasında yumuşatıcı demeçler verin. Bizim işimiz de daha kolay olur. Yoksa çok zorlanırız' dediler. Ben de böyle bir demeç vermek zorunda kaldım. Saracoğlu'nda üç metre önümden bana kol saatini göstererek ana avrat küfredenleri izlerken, saha içinde ve tribünlerde yaşanan diğer olayları göremedim. Zaten bana küfür edilirken Aziz Yıldırım orada sadece oturdu. Şükrü Saracoğlu'na gidip gitmeme konusunda hiç tereddüt etmedim. Aslanlar gibi gidip aslanlar gibi geldim. Ama stattan çıkıp eve gittiğimde olayları televizyondan bir gördüğümde, resmen çıldırdım. Onun için basın toplantısı yaptım. Yoksa taraftar baskısı ya da başka bir nedenden değil."