Levent DONDURAN
Zico farkını gördünüz mü !..
Ben göremedim…
Siz, Zico farkı gördünüz mü?..
Torshavn maçı, Fenerbahçe’nin gölgesiyle kazanabileceği bir antrenman maçı havasında geçmeliydi, öyle de oldu. Ama bu maçla, hasretinden neredeyse prangalar eskitmiş taraftarının huzuruna çıkan Fenerbahçe’de, ben bir şeyi aradım…
Bunu da büyük harflerle yazıyorum.
FENER’İN GEÇEN SENEDEN FARKI NE?..
Bu soruyu sormalıyım. Çünkü, makineye dönüşmüş bir takım aramıyorum. O geçen sene de vardı… Bu olağanüstü yeni transfer ne katacak takım diye bakmadım. Çünkü alınan bir star yoktu…
Ben, tek dişe dokunur değişim olarak gördüğüm kulübeye baktım…
Daum gitmiş, Zico gelmişti…
Pekiyi ne değişmişti!..
Zico maçtan sonra çıkıp sistemi oturtuyoruz demese, Zico’yu da henüz sogulamazdım. Ama Zico sistemi değiştirip, oturtmaya çalıştığı iddiasındaysa, ben de bakıyorum. Yeni sisteme ve nasıl oturacağına…
Ama göremiyorum.
Çünkü takımda bir yeni star kanı olmadığı gibi, Zico’ya özgü bir değişim de yok.
Şimdi size soruyorum…
Fenerbahçe, bu sezon 100. yılını kutlayacak. Ve tarihe geçecek bir yönetim, bir futbolcu kadrosu ve bir teknik adam olacak başında. Üstelik tarihe geçmeleri için bir şey yapmalarına gerek yok. Yıllar sonra bakılacak ve Fenerbahçe’nin 100. yılına bunlar imza atmış denecek…
Pekiyi böylesine tarihi bir misyon için gerçekten Fenerbahçe’nin büyüklüğüne yakışır bir tablo var mı ortada?...
Mesela, Zico… Dünya’da daha iyiysi olmadığından mı O’na bu onur layık görüldü?..
Hayır. Fenerbahçe, bu çok anlamlı sezona, çok daha kariyerli, çok daha yıldızı parlak bir teknik adamla başlamalıydı.
Daum’dan sonra Zico’ya da takıldığımı düşünmeyin. Söylediğimi düşünün yeter.
Ama bende Zico’nun ilk notu zayıf…
* * *
Sahaya, elenmesi kaçınılmaz bir rakip olarak çıkan Torshavn karşısında gördüklerime gelince…
Takım yine topal… Sağ kanat kullanılmıyor…
Orta alan yine ayağında çok top tutuyor. Hızlı hücumcuların varken bu orta alan ağırlığı bir zafiyet değil de nedir…
Alex, Tuncay ve Aurelio, bilinen formlarını henüz yakalayamamış…
Serkan, Anelka ve ilk yarıdaki, yani çizgide oynamayan bir Apiah, lige hazır.
Gelelim eksiğe…
Bu takımda Alex ve Tümer, beraber oynamaz… Bu takımda, bir de Ümit Özat; asla oynayamaz…
Can Arat, hücuma çıkışlarında etkisiz. Öyleyse çıkması gereksiz… Ya duran top ortalarına vurmayı öğrensin, ya da boşuna her kornerde rakip kaleye gitmesin. Yerinde bir Can, onbirin değişmezi olur.