Bildiğiniz gibi Fenerbahçe'de gündem çabuk değişir, faturalar çabuk kesilir, ön yargılar çabuk belirlenir. Bugünkü yazının konusuna ve içeriğine farklı gözle bakabilirsiniz. Zaten siz medyanın işi gücü ortalığı karıştırmak diyebilirsiniz. Hepsine eyvallah... Ama bazı gerçekleri de görmek gerekiyor.
Samandıra'dan Swiss'e!

Fenerbahçe'de işler iyi gitmiyor. Medyanın Zico'ya olan tepkisi yönetimi de alevlendirdi. Siz bakmayın Aziz Yıldırım'ın Zico'nun arkasındayız laflarına... Biz bunlara alışığız. Bu sözün anlamını Mustafa Denizli, Daum veya Oğuz Çetin daha iyi bilirler.
Gelelim asıl konumuza. Basın camiasının önemli isimleri Fenerbahçe'de önemli bir ayrımcılığın olduğu kanaatindeler. Benim bu konuda güvendiğim isim de Deniz Derinsu. Fenerbahçe'yi gece gündüz takip eden Deniz bu konuda engin bilgilere sahip. İstihbaratı çok iyi. Mateja Kezman'ın çok yalnız olduğu da konuşuluyor. Samandıra'dan çıkıp Swiss Otel'de yemek yiyor ve uzun süre tek başına oturuyormuş. Yalnızlığını bir nevi telefonuyla dindiriyormuş. Yeni gelen Brezilyalı Deivid, Edu ve Uruguaylı Lugano ise Alex, Aurelio ile takılıyorlar. Bu futbolcular antrenman sonrası birleşip Alex önderliğinde İstanbul'u turluyorlar. Appiah ise genelde her tarafa da aynı sıcaklıkta davranıyor.
Kezman'a dikkat!

Bu görüşler Konyaspor maçından önce olan düşüncelerdi. Konya maçında sanki bu görüşlerimiz daha da alevlendi. Kezman'ın attığı golden sonra onun yanına sadece Ümit Özat ve Tuncay koşmuştu. Alex ise arkasını dönüp gitmeyi tercih etmişti. Hadi bunu bir şekilde ört bas edebiliriz ama bir fotoğraf daha var gözlere çarpan. Seremonideki Fenerbahçe'nin dizilişine bakın. Elbet bazı şeylerin farkına varacaksınız...
Fenerbahçe bu tip gruplaşma haberlerine alışık bir takım. Bunların gerçek olduğu da kanıtlanan bir konu. Daha önce Oğuz-Aykut ve Rıdvan-Tanju grupları ve en önemlisi Sakarya grubu... Fenerbahçe yapısı nedeniyle bunlara çok müsait bir takım. Futbolcularını bir ekolden aldıkça bu tartışmalar sürecek, iddialar hiç bitmeyecek.
Ahmet Sivaslı - Superspor