Sadece Beşiktaş'a gelirim
İran'ın Persepolis takımını çalıştıran Mustafa Denizli Süper Lig'e döneceği iddialarına cevap verdi: "G. Saray'a asla gelmem. F.Bahçe'de de mevcut yönetimle çalışmam. Gelirsem yalnızca Beşiktaş'a gelirim."
Sadece Beşiktaş'a gelirim
Türkiye'de sadece Beşiktaş'a gelirim
3 büyükler için adı geçen Mustafa Denizli, Türkiye'de çalışırsa tercihinin Beşiktaş olacağını açıkladı 3 büyükler için adı geçen Mustafa Denizli, Türkiye'de çalışırsa tercihinin Beşiktaş olacağını açıkladı.
Tarihlerden 19 Eylül 2006. İstanbul'un gözde mekanlarından Ela'da son günlerde Türk futbolunun en gündemdeki ismi Mustafa Denizli ile birlikteyiz. Saat 20.00 civarında geliyor. Cihangir'de sokakta yürüyen herkesin gözü onda... Bir taksi şoförü camdan kafasını uzatıp, "Hocam nasılsın? Keyfin yerinde mi?" diye soruyor. Her zaman kendinden emin olan Denizli yüzünden eksik olmayan gülümsemesiyle taksi şoförüne selam veriyor. Ardından karşılıklı masamıza kurulup yemeklerimizi söylüyoruz.
GÜNDEMDEKİ İSİM
G.Saray'da Gerets, F.Bahçe'de Zico ve Beşiktaş'ta Tigana'nın teknik direktörlük koltuğunda ne kadar kalacakları tartışılırken, üç ekibe de alternatif olarak gösterilen Denizli sakin... Birkaç saat sonra İran'a uçacak. İran Ligi'nde Persepolis ile iki haftayı geride bırakırken, kafasında takımının 1-1'in rövanşında İsfahan ile oynayacağı Lig Kupası finali var. Bu maçın sonunda kazanan takım Asya Şampiyonlar Ligi'ne katılmaya hak kazanacak.
PERSEPOLİS'TE MUTLU
Son günlerde gündemdeki soruyu Denizli'ye yöneltiyorum: "Hocam İran'dasınız. Ama adınız Türkiye'de manşetlerde. G.Saray ve Beşiktaş'ta Gerets ve Tigana'nın gönderilmesi durumunda ilk alternatif olarak düşünülüyorsunuz." Tecrübeli hoca, "Bana şu ana kadar ulaşan bir teklif yok. İki takımın da başında teknik direktörleri var. Ben İran'da mutluyum. Persepolis takımında önemli hedeflerimiz var" ifadesini kullanıyor. İran'daki hedefi şampiyonluk ve tabii ki Şampiyonlar Ligi vizesini almak. İstanbul'a Pazartesi akşam üstü saatlerinde gelip, bazen aynı akşam bazen ise ertesi gün İran'a dönüyor. Temponun yoğunluğuna rağmen takımın gidişatı ve taraftarın ilgisinden memmun: "İran'da iki haftada bir galibiyet bir mağlubiyet aldık. Ancak özellikle Bargh karşısında 1-0'lık galibiyetin ardından oynadığımız futbol övgü topladı. Medya ve taraftarın takıma yoğun ilgisi var. Bu sezon İran'da başarılı olacağımı düşünüyorum". Konu Beşiktaş'a geliyor. Mustafa Denizli küçük yaşlardan bu yana siyah-beyazlı takımın taraftarı... Daha önce F.Bahçe ve G.Saray ile büyük başarılara imza atsa da, siyah-beyazlı takımda görev yapma şansı olmamış...
İKİ BÜYÜĞE DE RET!
"Mustafa Hocam Türkiye'den teklif alırsanız değerlendirir misiniz? Tercihiniz hangi takım olur?" sorusunu yöneltiyoruz. Yılların deneyimli teknik direktörü bombayı patlatıyor: "G.Saray'da şu anda çalışmayı pek düşünmüyorum. F.Bahçe'nin mevcut yönetiminin benimle ilgili bir tasarrufu olacağını zannetmiyorum. Ama zaten gelirsem sadece Beşiktaş'a gelirim." Bu sözü söylerken gözlerinin içi parlıyor. Çünkü çocukluğundan bu yana gönül verdiği takımın başında olmak çok farklı bir duygu olsa gerek. Araya giriyorum ve "Hocam artık ok sizin için de Beşiktaş için de yaydan çıkmış durumda. Kamuoyu sizi istiyor. Bu birliktelik bence gerçekleşecek" diyorum. Yüzündeki tebessüm artıyor, sözle cevap vermiyor, ama ne demek istediğini anlıyorum.
DELGADO'NUN HAYRANI
Beşiktaş'ın Türkiye'nin en iyi kadrosuna sahip olduğunu söylüyor. Delgado'nun tam bir hayranı. Onun dışında Manchester United'tan transfer edildiğinden bu yana kendisini bir türlü gösteremeyen Kleberson'un da çok yetenekli olduğunu düşünüyor. Saat 21:30'da yemek sona eriyor. Mustafa Denizli ile vedalaşıyoruz. Saat 23:00'teki uçağına yetişmek için yola çıkmak zorunda... Belirsiz bir geleceğe doğru son sürat yola çıkıyor. Cuma günü zorlu bir sınav için yoğun bir program onu bekliyor. Ama yakın gelecekte ne olacağı onun açısından belli değil... Belki geleceği İran'da Persepolis'te olacak belki de Beşiktaş'ta... Ancak sonuçta onun çok sevdiği başarıyla biteceği kesin...
Nasıl Beşiktaşlı oldum?
Mustafa Denizli, çocukluğunda sıkı bir futbol taraftarıdır. Ama onun Beşiktaşlı olmasını sağlayan Çeşme'deki altı terziden biridir. Milli Takım eski teknik direktörü anlatıyor: "Çocukluğumda bir terzi vardı. Bizleri toplar hep Beşiktaş'ı anlatırdı. Şair Nedim'de dükkanı olduğunu ve başta Refik Osman Top olmak üzere birçok yıldızı gördüğünü söylerdi. Beşiktaş'ı öyle bir anlatırdı ki ben de siyah-beyazlı renklere gönül verdim". Bu terzi Mustafa Denizli'nin Altay'da yıldızlaştığı yılları da görecek ve tribünde yerini alarak Büyük Mustafa'yı alkışlayacaktır.
Bobo ve Nobre oynamamalı!
Denizli, Beşiktaş için "Ben olsam Bobo ve Nobre'nin yerine Burak veya G.Güleç ile oynarım" dedi.
Denizli ile birlikte Beşiktaş'ı değerlendiriyoruz. Ricardinho ve Delgado'lu orta sahanın forvetinin Nobre ve Bobo olmaması gerektiğini düşünüyor: "Ben olsam tercihim Burak veya Gökhan Güleç olur. Özellikle Burak, topu aldığında vücudunu genç yaşına göre son derece tecrübeli kullanmasını biliyor. Gol yollarında daha etkili olacağını düşünüyorum. Gökhan da son derece kaliteli ve etkin bir golcü."
KLEBERSON ÇOK FARKLI
Mustafa Denizli, Beşiktaş'ın Kleberson'un büyük bir yetenek olduğunu savunuyor. Ama doğru kullanılmadığını bu yüzden de performansını sahaya tam olarak yansıtamadığını belirtiyor. Türkiye'de vazgeçilemeyecek iki yabancıdan biri olduğunu söylüyor. Başarılı teknik direktörün vazgeçemediği ikinci yıldız ise bu sezon başında transfer edilen Delgado.