Biliyorum, çoğu okuyucum iyi şeyler duymak istiyor. Satır aralarında umut arıyor. Bunları yazmadığımız zaman da mutlu olmuyor, hatta hiddetleniyor.
Onlara daha mantıklı olarak Fenerbahçe’nin son Randers maçını incelemelerini öneriyorum. Bu tek başına bir örnek değil. Çünkü öncesinde Dinamo Kiev maçları da var.
Hoca yeni, takım da yeni transferler var, uyum süresi gereklidir görüşüne katılıyorum. Ama önce bir şeller görmemiz ve şunu dememiz gerekir;
“Fenerbahçe’nin bu düzenin oyuncular görevlerini haftalar geçtikçe daha iyi yapacak ve hatalarını minimuma indirecekler”
Bu görüşe sahip olmamız için de bu oyuncuların saha içindeki görevlendirmelerine bakmamız lazım.
Zgico’nun düzeni 4 – 3 – 1 – 2… Burada kırılma noktası orta üçlü. Appiah, Marco ve Tümer ile başladı Zico. Ve Tümer hemen bu performans içinde sırıttı. Ofansif olarak değil, defansif anlamda sırıttı. Çünkü Zico Tümer’den yapamayacağı şeyleri istiyordu. Tümer iyi niyetli oynuyor ve sorumluluk alıyor. Ancak rakip üzerinize geldiğinde bu üçlünün geri koşması lazım, top kapması, gerekli sertliği yapması gerekir.
Kiev cezayı kesti…
Sonrasında Randers maçı geldi.
Ümit Özat ve Appiah cezalıydı. Zico elindeki tüm hücuma yönelik oyuncular ile sahadaydı. Beş tane adam kovalamayan, nerede duracağını bilmeyen, kademe bilgisi eksik oyuncu.
Golü yine duran toptan, stoperlerinin tutması gereken bir oyuncudan yediler.
Ortada bir sıkıntı var.
Bu takım sanki hiç taktik almamış gibi sahada. Sanki oyunculara çıkın oynayın denmiş ve onlar da ellerinden geleni yapmaya çalışıyorlar.
Bu noktada oyunculara eleştiri getirmek istemiyorum. Çünkü iyi niyetle oynuyorlar ve hepsi maksimumunu sahaya yansıtmaya çalışıyor.
Ancak Fenerbahçe’nin bu felsefe ile, bu kadar gerçeklerden uzak sahada yer alması anlaşılamaz. Kaderlerini futbolcuların performansı üzerine kuran hocalar vardır. Demek ki Zico da bunlardan biri. Elinden gelse belki de tüm takımı hücum oyuncularından oluşturmaya çalışacak, Tuncay’ı sağ bek, Tümer’i de sol bek oynatacak.
Fenerbahçe’nin, hem de 100. yılında bu kadar bağnaz ve anlaşılmaz bir teknik direktörle istediği hedefe gideceğine nasıl inanacağız.
Bu kadronun iyi olduğuna herkes inanıyor. Futbolcuların kalitesini sorgulamak yanlış olur. Ama düzen önemli. Çünkü düzenin olmadığı yerde kaos başlar. Bu başıbozuklukta her futbolcu kendi şovuna soyunur, takım olmaktan çıkar, panayır gösterisi yapan oyuncular grubu haline dönersiniz.
Peki çözüm ne?
Çözüm taşların doğru oturmasıdır.
Tuncay, Tümer, Alex, Kezman, Deivid ve hatta Semih…
Bu altı oyuncudan üçü oynayacak, üçü oynamayacak.
İşte o zaman doğru oyuncuların, doğru görevlerle, en iyi bildikleri işi yaptığı bir takım ortaya çıkacak. Kadro rekabeti büyüyecek, daha zor gol yiyeceksiniz, oyunu kontrollü oynamayı başarıp, daha iyi pas yapacaksınız.
Zico aksini iddia ediyorsa ispat etsin diyemeyeceğim. Çünkü ispatını gördük.
Gürcan Bilgiç
Alıntıdır..
Kesinlikle hepisi dogru..