Tayyip ile Bush ilk buluşmalarında birbirlerine
>> hava atarlar.
>> Bush Tayyip'e
>>"Bizde öyle bir teknoloji var ki, ölüyü
>> "diriltiriz" der.
>>Tayyip altta kalmaz ve o da;
>> "Bizdeki teknoloji çok farklı
>>partimizin bütün elemanları 100 metreyi,
>> 3 saniyede koşmayı beceriyor" der.
>> Türkiye' ye döndüğünde Tayyip'i
>> bir düsünce alir. Danişmanlarını
>> çağırır, ve attığı palavrayı anlatır;
>> "Haftaya Bush geliyor, yalanımız ortaya çıkarsa
>> ne yaparız?" diye sorar.
>> Danışmanlardan biri hemen cevap verir:
>> "Onlara ölüyü nasil dirilttiğini sordunuz mu?"
>> "Hayır sormadık."
>> "O halde hiç korkmayın Başbakanım, alın
>> Bush'u Anıtkabir'e götürün. Atatürk'ü
>> diriltmesini isteyin.
>> Diriltemezse o rezil olur. Yok eger diriltirse,
>> siz zaten
>> 100 metreyi 3 saniyede koşarsınız!...
>>
>> Sonra ne mi olmuş?
>>
>> Bush gelmiş Türkiye'ye ve anlatılanlar gerçekleşmiş.
>>Ata hayata dönünce ne olmuş? Almışlar götürmüşler
>> Pempe Köşke. Ata
>> günlük gazeteleri istemiş
>> ve istirahata çekilmiş. Sabah Ata'dan ses seda
>> çıkmayınca açmışlar
>> kapıyı
>> bakmışlar odasında yok Şaşırmışlar.. Sonra yatak
>> üzerinde bir not: Ben
>>İstanbul'a gidiyorum. Oradan Samsun'a geçeçeğim.
>> NE MUTLU TÜRKÜM DİYENE
DİYEMEYENLER UTANSIN