Gruptan çıkacağımıza inanıyoruz"
Milli Takımlar Teknik Direktörü Fatih Terim, Malta maçı öncesi bir basın toplantısı düzenledi.
Frankfurt'ta yapılan basın toplantısında milli takımla ilgili son bilgileri veren Terim, şunları söyledi: "Son derece talihsiz şekilde Orhan ve Tolga sakatlandı. Özellikle Tolga sadece topa ayağını burnunu çarpması ile sakatlandı. Orhan da Mehmet Topuz ile çarpışınca dizi şişti. Maça kadar hazır olmayacakları için kulüpleri ile de konuşarak geri gönderdik. Ben bizzat hem Gerets hem de Adnan Sezgin ile konuştum. Bazen böyle oluyor, bize sakat gelip iyileşiyor, bazen de tersi oluyor. Gökhan'ın birşeyi kalmadı. Arda ateşli gribin verdiği rahatsızlık yüzünden biraz halsız. Bunun da maç saatine kadar giderilmesini bekliyoruz. Bunların dışında herhangi bir arıza yok. Butür maçlarda atak oynayan takım savunmada açık verir. Her maçın stratejisi ayrıdır. Diğer maçlarda farklı arkadaşlar görev alabilirler. Ama şu da gerçek hata olacaktır. En taze örneği, verilen geri pasları hiç kaleye gelinmeden 2-0 öne geçmeleri oldu. Tüm ağırlığı defansa veriyoruz.Bu da sadece defans hatalı gibi gösteriliyor. Burada da oyuncular rahat olmuyor. Bu tür hatalar dünyanını her tarafında oluyor.Gol yemeyi takımın defansına bağlarsak sahada daha rahat oynarlar.
Oğuz hocanını getirdiği rapor hiç beklediğimiz rapor değildi. Bizi de Japonya karşısında izlemiştik. O zamanki takım ile şimdiki arasında çok fark var."
Terim, Malta maçına şu ilk 11'le çıkacak: Rüştü, Mehmet, Gökhan, Can, Ergün, Aurelio, Hamit, Yıldıray, Tümer, Hakan ve Fatih, Yedek kaleci ise Volkan olacak.
5-2'LİK YENİLGİ KAMUOYUNU YANLITMAMALALI
Terim'den sonra söz alan Oğuz çetin ise şunları söyledi: "Oğuz: Malta fizik kaliteleri ve taktik disiplinleri açısından son derece başarılı bir konumda. 5-2'lik yenilgi kamuoyunu yanlıtmamalalı. Kendi sahalarında ilk maçı oynadıkları için rakibe kendi sahalarında basmaya çalıştılar. Yenme düşüncesinde oldukları için baskılı oynadılar ve bunun neticesinde kalelerinde 5 gol yediler. 2 tane de gol bulup 3-4 tane ciddi pozisyona girip pozisyonları değerlendiremediler. Bir olumsuz yönü de, sahalarında 5 gol yiyip, bizi de gözlerinde daha çok büyütükleri için daha çok defansif düşüncede bir takım izleyebiliriz. Son derece iyi organize olmuş, cesaretli, çok koşan mücadele eden bir Malta'yı sahada göreceğiz. Ancak biz bireysel olarak çok daha üst düzeydeyiz. Bizim bireysel yeteneklerimiz damga vuracaktır diye düşünüyorum."
PROVA MAÇINDA CİDDİYETTEN FAZLA UZAKLAŞMADIK
Oguz Çetin'den sonra tekrar söz alan Terim, şunları söyledi: "Prova maçında ciddiyetten fazla uzaklaşmadık. Böyle bir cezamız var ve mutlaka üç puana ihtiyacımız var. Oyuncularımın disiplinden uzaklaşmayacaklar. İyi bir deneme olacak. Psikolojik olarak neler yapılması gerektiğini kendilerine izah ediyoruz.Malta takımı oynatmamayı, daha çok becerebilen bir takım. Bu konuda saha içinde, vakit geciren, görmeden faul yapabilen, topu oyuna geç sokup bizi sinirlendirmesinden ürküyorum. Bir diğeri de pozisyona girip bunları kullanamamak bizleri bir gerilime sokar mı diye düşünüyorum. Bunun dışında açıkcası fazla endişem yok. Teknik kapasitemiz yüksek oyunculardan kurulu bu da bizi neticeye taşıyacaktır. Ben de Oğuz'a katılıyorum Malta bize karşı kontra atak şeklini benimseyecek. Öncelikle olayın rakip sahada sıkışacağını düşünüyorum. O bölgeden sıyrılacak oyuncularımız var. Bazen öyle oluyor ki sahada herşey aleyhinize gelişir. Bütün bunlara rağmen rahat ve net bir galibiyet alacağız. Şu anda zaten Malta - Bosna maçını kendi başlarana izliyorlar. Böyle uygun gördük ki kendi aralarında izleyip tartışsınlar. İnşallah üç puan alarak başlayacağız.Hiçbir oyuncunun yeteneklerini kısıtlama gib ibir düşüncem yok. Takım kıstası içinde her türlü yeteneğini sergilemesi serbest. Ancak bazı grövleri de yerine getirme şartı ile. Özellikle yaratıcı yönlerine hiç dokunmam, kısıtlamam.
Saha boşta olsa kendi sahamızda olduğumuzu hiç unutmamamız lazım. Bu psikolojiyi aşılayama çalışıyouz. Ancak benim düşüncem ve uygulamam; yetenekli oyuncuları istediğimiz seviyede mücadele içine sokarsak çok hoş ve ciddi bir takım oluyoruz. Bu maçta oyunucuların kendilerini zorlamaları yeterli olacaktır. Paşa'nın bu maçta çok önemli görevi var. Bkeleri ileri çırakacağız. Hamit ve Mehmet sürekli değişim içinde olacaklar. Tümer ve Ergün de aynı şekilde birbirlerinin yerlerine geçecekler.Topla birlikte rakibin arasına girme taktiği üstünde durduk. Çünkü her dakika pres yapamazsınız. İleride karşılamak da bir sıkıştırma demektir. Bu arada herkesin defansif anlamda katkı sağlaması lazım ki, bu da bize Malta maçı için yeter."
Terim, oyunun gidişatına göre hamle yapacağını belirterek, "Ergün'ü iyiki de almışız. Orhan'ın sakatlanacağını bilmiyorduk ama!... Yaptığımız planlar tutmayabilir. Hakan Şükür'ün yerine başka bir Hakan Şükürbulduğumuz taktirde tartışabiliriz. Varsa da bir yerde söyleyin alalım. Fazla sayıda olur da biz almayız onu çok mantıklı buluyorum. Geçiş dönemi içinde fazla değişimi mantıklı bulmuyorum. İşte Serhat yeni başlamış.hatta gol atmış. Böyle arkadaşlarımız var. Çok iyi bir karışım olduk. Birçok oyuncunun vereceği şeyler var. Değişim kolay. Değişeceği zaman radikal şekilde değşitiririz. Sırf değişim için olmaz. Puanları alalım değişim kendiliğinden gelecektir zaten.Sakatların yerine başka bir oyuncu çağırmayı düşünmedik. 48 saati çinde yolculuk yapıp hazır gelmek kolay değil. Davet edeceğimiz oyuncununu hangi ruh halinde olacağını biliyoruz. Gerçeklerden kaçmamak lazım.İçerideki oyuncuların yerlerini değiştireceğiz. Hamit ideal bir sağ bek. Bu maç için biraz daha ileride rakibin kovalanmasından sorumlu olmayan ama gol atmada sorumluluk alan, pas organizasyonlarında bulunacak, artı müthiş topa vurmalarını da yarın görürüz. Rakibi daha kısa mesafede koruyacak. Mehmet ile de iyi anlaştıkları için zaman zaman oyun içinde yer değşitirdiğini göreceğiz.Emre Avrupa'nını en iyi orta saha oyuncularından biri. Elbette bize müthiş katkı sağlar. Ama cezası var, hayıflanmak gerekmiyor. Ama Emre milli takım için her zaman bir eksikliktir" dedi.
Terim 3. maçın nerede oynanacağı konusunda henüz karar verilmediğini vurgulayarak, "Anlaşma gereği 2 maçı mecburen burada oynayacağız. Ancak üçüncü maçı başka yerde oynayacağız. UEFA 500 KM. sınır koymuş. Artık nereye götürsek bir avantaj olur diye düşünmüyorum. Oynadığınız her yer avantaj, iyi oynamadığnız her yer kabus olabilir. İklim olarak, İtalya, İspanya, Portekiz uygun olabilir. Norveç'in ikliminin aynı anda sert olduğunu düşünebiliriz. Gürcistan'ı düşündük ama 500 km. geçmedi. Benim teklifim Floransa. İtalyanların saha dışında bizim yanımızda olacağından eminmi. Bu konuda hiçbir sorun yok. Moldova maçından sonra mart ayına kadar resmi maç yok. Kaydı da iki aya kadar bildirmek zorundayız. Daha zamanımız çok inşallah en doğru kararı veririz. Burada iki maçı aldıktan sonra bu saha bize iyi geldi neden başka yerde oynuyoruz diye bir yaklaşım gelebilir. Ama bir bitsin de seyircimize kavuşalım.
Seyircili maçlar, İstanbul, Adana, Bursa ve İzmir olabilir. Hele bir seyircimize kavuşalım kararını veririz.
Her yer olabilir ama Olimpiyat Stadı olamaz. Tribünlerin sahaya olan uzaklığı, bir de ogün rüzgar olur mu olmaz mı tedirgin edici bir durum. Cezadan sonra taraftara özlem duyduğumuz bir ortamda, seyircimize yakın olmak isteriz. Netice olarak üç maç içeride 9 maç dışarda oynuyoruz. İnşallah, bunlara rağmen biz buraya gittik diyorsak dünyanın en mutlu insanı ben olacağım" dedi.
FUTBOL YAŞANTIMDA HİÇBİR OYUNCU BENİMLE PRİM KONUŞMAMIŞTIR
Terim, prim konusunda ise şunları söyledi: "Lüksemburg maçına giderken başkanımız ve yönetici arkadaşlarımız bizden fikir isteyip prim konusunda kağıt ve kalemi bize verdiler. İsterseniz takımın tecrübeli oyunuclarına sorarsınız dediler. Biz de 30 saniye sonra kağıt kalemi geri verdik, bizim işimiz matematik, kağıt kalem değil ne yazarsanız yazın diye iade ettik. Benim futbol yaşantımda hiçbir oyuncu benimle prim konuşmamıştır. Bu son dönemlerde asla olmamıştır. Milli takımda amatör ruhun kaybolmasını istemiyoruz. Muhakkak başkanın yönetiminni taktirleri vardır. Bizden habersiz hiçbir kimse böyle bir teklifte bulunmaz. Birgün öyle bir maç gelir ki yönetim fikir sorar.Ama ağzımızdan asla bir rakam çıkmaz. Ne taktir ederlerse itirazımız yok. Etmezlerse de itirazımız yok. Başkan bana günlerdir soruyor siz bilirsiniz diyorum. Vermiyoruz, olabilir. Veriyoruz tamam. Bu kadar verebiliriz nasıl taktir ederseniz deriz.Biç üç aşağı oldu, beş yukarı oldu diye bir şeyemiz yok. Hoca ve oyuncuların rakam telafuzu etmesi benim hoşuma gitmiyor. Turnuvadan önce rakamlar önceden tespit edilir. Ama biz bunun dışındayız. Başlangıcın iyi olması çok önemli. Futbolda herşey olur. 14 pozisyona girdik, 4 senedir gol yemeyen takıma fark attık ama dünya kupasına gidemedik. 12 maç oynayacağız. Bu yolda bazı tökezlemeler doğaldır. Artık play off yok. En iyi iki takım gidecek. Bunun için bir turnuva maçları olarak bakıp, gruptan çıkacağımıza yürekten inanıyoruz. Herkes te bize bu konuda inansın. Çok enterasan şeyler olmasa Allah'ın izniyle Avusturya ve İsviçre'de olacağız."
HAKEMLERDEN ÇEKİNMİYORUM
Terim, hakemlerden çekinmediğini dile getirerek, "FİFA'nın bize bakış açısı sadece İsviçre maçı değil. Genel olarak kabarık bir doysa ile olduğumuz için düşünüyoruz. Daha önce tehlike sınırındasınız diye uyarı yazısı almıştık. FİFA'nını bize önyargılı olduğunu kesinlikle düşünmüyorum. Ancak ağır bir ceza olduğunu hep ifade ediyorum. Verilebilecek en büyük darbe. Zira Almanya'ya gitmeyi ucundan kaybettik, üstüne ceza geldi.
Cüneyt Çakır anlatmıştı İstanbulh'da yeni kurlaları ve diğer uyarıları yazılı olarak oyuncuların masalarına bıraktık" dedi.
www.superspor.com