Bu başlığı "Diğer Spor Dalları" bölümüne açacaktım ama vazgeçtim burası daha iyi olur. Ne de olsa anlatacağımız bir efsane. Schumacher ve Scuderia Ferrari hayranı olmama rağmen Senna'nın yeri bende ayrıdır. İlk sevdiğim pilottur o çünkü. Eminim F1'i uzun yıllardan beri bilenler ne demek istediğimi anlamışlardır. Belki de Senna bugün hayatta olsaydı Schumi bu noktada olamayacaktı. Bilemeyeceğiz ama tek birşey biliyoruz o 4 tekerlekli araçların içine binen belki de en iyi pilotu seyrettik ve canlı yayında milyonların/milyarların gözleri önünde kaybettik.
Şimdi NTVMSNBC'den c&p yapılmış yazılar:
Formula 1 tarihinin efsaneleri arasında ilk akla gelen isimlerden birisi hatta birincisi "sihirbaz" lakaplı brezilyalı pilot. 1994'de Imola pistindeki feci kazada hayatını kaybettiğinde sadece 34 yaşında olan Senna, genç yaşına rağmen F1 dünyasının gelmiş geçmiş en başarılı isimlerinden olmayı başarmıştı: inanılmaz sezgi gücü, direksiyon başında kendinden emin tavrı ve ileriyi görme yeteneğiyle tüm F1 tutkunlarını kendine hayran bırakmıştı. Hakkında çıkarılan efsaneler o kadar büyüdü ki, onun iki viraj sonrasını hesaplayabildiği dahi söylendi.
1979'de Dünya Karting Şampiyonası'nda ikinci oldu. 1981'de ise RAC Formula Ford 1600 Şampiyonası'nı, 1982'de Avrupa Formula Ford 2000 ve British Pace Petroleum şampiyonalarını kazanmayı başardı
1984 ise Senna'nın kariyerinde dönüm noktası oldu: Toleman takımından gelen teklifi fazla düşünmeden kabul eden senna, F1 pistlerine çıkıyordu. Yarıştığı ilk sezonda 9. olmayı başararak, F1'e yeni başlamış bir genç için oldukça sükse yaptı. Nitekim bir sonraki sezon takımını değiştiriyor, Lotus'a transfer oluyordu. Senna, 1985 ve 1986'da 4.,1987'de ise üçüncü oluyordu. Sürekli yükselen çizgisi, Senna'yı 1988'de McLaren takımına taşıyordu ve yeni takımıyla kariyerinin ilk dünya şampiyonluğunu da kazanıyordu. Senna, 1989'da 2. oluyor; daha sonra 1990 ve 1991'de üst üste iki kez daha dünya şampiyonluğunu elde ediyordu.
1992'de 4., 1993'de ikinci olan Senna, 1994'de bu kez Williams takımına transfer oldu: Williams'la yarış başına 1 milyon dolar ücret almak üzere anlaşmıştı. Servetine servet katan Senna'nın derdi aslında para değildi. O sadece en iyi olmak istiyordu. Dünyanın en popüler ve en iyi pilotları arasındaki Senna'nın Williams'la çıktığı ilk iki yarışı tamamlayamaması birer işaret miydi bilinmez. üstelik sıralama turlarında yaşanan kazalar ve Avusturalyalı pilot Ratzenberger'in yaptığı kazada geçirdiği beyin kanaması sonucu hayatını kaybettiği bilinirken. Ama acı şekilde bir başka bilinen de oydu ki Senna da, Williams için çıktığı üçüncü yarışta, San Marino Grand Prix'sinin yapıldığı Imola pistinde yaptığı kazada hayatını kaybetti: virajlarda çoklukla hızını kesmeyen Senna, 1 Mayıs 1994'te Imola'da "ölüm virajı" olarak bilinen Tamburello virajında da hızını kesmeyince, 300 km'nin üstünde hızla giden arabası spin attı ve bariyerlere çarptı. Ağır yaralanan sena tüm müdahalelere rağmen kurtarılamadı. Oysa yarıştan bir gün önce sevgilisini aramış, "yarışmak istemiyorum" demişti. kariyeri boyunca 161 yarışa katılan, 65 pole pozisyonu alan ve 41 defa da birinci olan Senna'dan geriye cesareti, tutkusu ve bir büyük efsane kaldı.
1 mayıs 1994 günü Eurosport ekranlarının başındaki milyonlarca insan Formula 1 tarihinin en dramatik anlarından birine tanık oldular; Brezilya’lı pilot Ayrton Senna, dünyanın gözleri önünde hayata veda ederken, eski dostlarından biri ve yarışı canlı olarak sunan Eurosport spikeri John Watson’ı zor anlar bekliyordu.
Kazadan sadece birkaç dakika öncesinde, 1994 İtalya Grand Prix’sinin 2. turunda Ayrton Senna ve Michael Schumacher meşhur ‘Tamburello’ virajına arka arkaya yaklaşırken eski Formula 1 pilotu ve Eurosport spikeri John Watson’ın dudaklarından şunlar dökülüyordu:
“Tamburello’ya gelirken Schumacher, Senna’dan kopmamaya çalışıyor, bu viraja gelirken daha iyi yol tutan Benetton’ı ile arayı biraz daha kapayabileceğini biliyor. ama Senna da bu viraj çıkışındaki düzlükte avantajlı olacağının farkında, Williams’ın motoru daha güçlü...” (Schumacher’in araç önü kamerasından görünen Senna’nın aracı asfaltın koyu renkli bölümüne varıyor).
“Senna liderliği bırakmak istemiyor, Tamburello’da Schumacher’in arayı kapatmasına izin vermeyecek. Bu uzun ve hızlı, tam gaz geçilen bir viraj, neredeyse saatte 190 mil (310 km/s) hızlara ulaşılıyor, Senna burada şansını deneyecek!” (Senna’nın aracı aniden sağa doğru seğirtiyor).
“oh!! Senna’nın başı dertte... Senna yol dışına çıktı!” (araç yol dışına çıkıp hızla duvara çarpıyor, Watson’ın ses tonu yükseliyor, tane tane konuşmaya başlıyor).
“Senna için birşeyler çok ters gitti!” (araç hızla duvardan geri sekiyor, parçalar havada uçarken tekrar yere konuyor, piste doğru geri geri sürükleniyor).
“virajın yaklaşık dörtte üçünü geçtiği anda Senna’nın aracı aniden sağa doğru döndü ve tüm hızıyla yol dışına çıktı.!” (Watson duraklıyor, birkaç saniye susuyor).
“Her tarafta Williams-Renault’nun parçaları var. Sarı bayraklar sallanıyor, yarışın bu ikinci turunda Senna’nın aracında birşeyler ters gitmiş olmalı! (ilk kurtarıcı Senna’nın aracına varıyor, diğerleri de hızla yaklaşıyor). San Marino’da yine drama yaşıyoruz... Bu çok büyük bir kazaydı, çok büyük bir darbeydi. Senna’nın aracının 190 mil hızda olduğunu sanıyorum, yaklaşık olarak bu süratle yoldan çıkmış ve düz duvara buna yakın bir hızla çarpmış olmalı. Çok, çok ciddi bir durum...” (Watson yine susuyor, söyleyecek birşey bulamayınca, yayın arkadaşı İrlandalı spiker Allard Kalf mikrofonu alıyor).
“Evet, Ayrton Senna hala aracının içinde hareketsiz duruyor. Sağlık direktörü Profesör Sid Watkins’in olay yerine varmasını bekliyoruz. Birazdan sanıyorum Watkins kaza yerine varacak ve yarış durdurulacak...”
John Watson sonradan verdiği bir röportajda şöyle söyleyecekti:
“Kazadan hemen sonra Eurosport yetkililerine yayını durdurmayı önerdik ve durdurmazlarsa yarışı sunmayı bırakacağımızı söyledik. Ancak Eurosport talebimizi reddetti ve bize gerekirse Fransız yedek spiker grubuyla yayına devam edileceğini söylediler. Allard ile kısaca konuştuk ve bu işin yapılması gerekiyorsa, hiç değilse, biz yapmalıyız kararına vardık. Motorsporları tarihinin belki de en önemli karakteri milyonların oturma odalarındaki tv’lerde hayata veda ediyordu. Televizyonculuk tarihinin belki de en dramatik, en güçlü, en duygu dolu görsellerini capcanlı izlemek ve milyonlara anlatmak zorunda olmanın bu kadar ağır bir sorumluluk olacağını düşünemezdik bile...”
Belki biraz uzun, belki okumayacaksınız ama o bana göre dünyanın en iyi 3 pilotundan biri. (Diğerleri Michael Schumacher ve Juan Manuel Fangio) San Marino Grand Prix'sinin takvimden çıkarılmasıyla aklıma geldi.