Süper Lig’de ikinci haftada geride kaldı. İlk haftanın lideri Fenerbahçe bu hafta yerini korumasını bildi. Geçtiğimiz sezonun şampiyonu Galatasaray, evinde kupasını kavuştuğu maçta mükemmele yakın bir oyun ortaya koydu. Beşiktaş ise her geçen hafta daha da iyi bir takım haline geliyor. Trabzonsporlular’ın ise biraz daha sabra ihtiyacı var.
Şimdi gelin bu hafta oynanan maçlara bir göz atalım:
Kartal lige ısınıyor
Delgadolu Beşiktaş geçtiğimiz sezon kabus gibi maçlar çıkardığı İnönü’de bu sezon eski günlerine döneceğinin sinyallerini verdi. Beşiktaş muhteşem taraftarının da desteğiyle çok iyi başladığı karşılaşmayı son dakikalarda (genç oyuncularının da çokluğunun bunda etkisinin olduğunu düşünüyorum) zora soktu ancak kazanmasını bildi. Delgado, sakatlıktan yeni çıkmış olması ve takıma yeni yeni alışıyor olması nedeniyle kapasitesinin çok altında oynuyor, Arjantinli bu sezon ligin şüphesiz en klas oyuncularından olacaktır. Sahanın en iyilerine bakacak olursak Burak ve Krita öne çıkan isimler. Güçlü fizikleriyle takımlarının ayakta kalabilmesi için maç boyunca varlarını yoklarını ortaya koydular. Beşiktaş’ta kaleci Runje aşırı güveninden midir bilinmez, çok basit hatalar yapıyor. Bobo ise iyi bir fırsatçı olduğunu gösterdi. Kartal’da İbrahim Üzülmez’e yer ayırmadan geçemeyeceğim. Takım kaptanlığı gibi ağır bir sorumululuk verilen, yerine sürekli bir oyuncu arayışı olan İbrahim, kendi futbolunu bozmadan mücadelesini sürdürüyor; tebrikler ‘Deli İbrahim’.
Zenga idaresindeki Gaziantepspor bu sezon ligde rahat bir sezon geçirecektir. Antep’in yeni yabancılarından Diawara, özellikle deplasman maçlarında süratiyle çok iş yapacağa benziyor.
Fenerbahçe 5 dakikada işi bitirdi
Ankara 19 Mayıs Stat’ında futbol adına pek birşey göremedik ancak Fenerbahçe istediğini almanın huzuruyla İstanbul’a döndü. Klas oyuncuların nasıl sahada hiç gözükmeden iki hareketleriyle takımlarını galibiyete taşıdıklarını gördük. Tümer Metin 90 dakika boyunca pek varlık gösteremediği karşılaşmada iki asistle galibiyetin mimarı oldu. Golleri bulan Fenerbahçe, D.Kiev maçının yorgunluğuyla da bir an evvel maçın bitmesini bekledi. Gençlerbirliği oyuncuları da buna eşlik edince bir kaç pozisyon dışında heyecanın sıfır olduğu bir karşılaşma izledik.
Maçın kırılma anı şüphesiz Mehmet Çakır’ın çok müsait pozisyonda topu ayağına dolamasıyla kaçırdığı goldü. Mesut Bakkal’ın, ilerleyen haftalarda forvetteki tercihinin Okan Öztürk değil oyuna sonradan giren ve hareketli oyunuyla gol için çabalayan Nicoise olacağını düşünüyorum. G.Birliği’nin yabancı oyuncularında iş var.
Bir notta Tuncay’a: “Tuncay acaba ne zaman bırakacaksın gollerden sonra yaptığın şu ‘sus’ hareketini? İnan ki tüm sempatini kaybediyorsun, futbolseverlerin gözünde.”
Trabzonlular biraz daha sabır
Henüz İki hafta olmuşken takım otobüsünün önüne geçip protesto etmek yalnızca Trabzon’a mahsus birşey olsa gerek. Trabzon’un başına yıllardır ne geldiyse bu sabırsızlğından geliyor. Gerçekten iyi bir takımınız var, kaliteli oyunculara sahipsiniz ancak takım kimyası zamanla oluşacak birşey. Başkanınız sizin için elinden geleni yapıyor, takımın moralini bozmak yerine ona destek olmanız gerek. Manisa karşısında Trabzon, forvet oyuncuları gününde olsaydı galibiyete uzanabilirdi yani durum o kadar da vahim değil. Ayrıca karşınızdaki takım da ligin ilk haftasında Beşiktaş’ı devirmiş ve formda olan Manisaspor.
Manisaspor lige çok iyi başladı. Aldığı puanlarla Ersun Yanal’ın kafasındaki yere doğru ilerleyebileceklerini gösteriyorlar. Manisa’da, Johanna lige müthiş başladı, bu sezon kalıbının hakkını vereceğe benziyor. Yattara’nın füzesini çizgiden çıkardığı pozisyon ise gerçekten görülmeye değer. O şutu da ancak Johanna gibi bir oyuncu çıkartabilirdi.
Şampiyon gibi oynadı
Galatasaray, Süper Lig’in en formda ve iyi takımlarından olan Kayserispor’a karşı beklenenden çok rahat bir galibiyet aldı. Kayserispor’un maçın başlarında geliştirdiği bir kaç pozisyondan başka atağı yoktu. Muhammet Hanefi’nin, Mondragon tarafından indirilip hakemin penaltıyı vermediği pozisyon maçın kaderinin değişebileceği andı. Hakem bu hatasını diyetini Arda’nın indirilmesine de devam diyerek ödemeye çalıştı ancak futbolda böyle bir mantık yok. Bu hataların Galatasaray’ın güzel futbolunu gölgelememesi gerek. Galatasaray’da futbol zekası olan oyuncuların sahada olması, takıma daha dinamik bir hava verdi, bu da beraberinde güzel futbolu getirdi. İliç ve Arda’nın futbollarını izlemeye doyamadım. Galatasaray maç boyunca rakip kaleye gitmekten başka birşey düşünmedi, taraftarına da Sami Yen’deki ilk maçında keyifli bir 90 dakikika izlettirdi.
Kayserispor’un orta sahası bu maçta sanki tatile çıkmıştı. Galatasaraylı oyuncular orta sahayı çok rahat geçip rakip kaleye inebiliyorlardı. Kayseri’de Gökhan Ünal dışında kendini bu maça hazırlayan futbolcu yok gibiydi. Gökhan’ın aldığı darbeler ise çok sertti, özellikle Galatasaray’ın genç oyuncusu Mehmet Güven’in tekmesi içleri burktu.
Erciyes yoğun bakımdan çıktı
Fenerbahçe mağlubiyetiyle adeta komaya giren Erciyesspor bu hafta aldığı galibiyetle biraz da olsa kendine geldi. Hazırlık maçlarında da takip ettiğim Erciyes’in bu kadar kötü bir takım olmadığını biliyorum. Bu hafta Bursa karşısında zor da olsa galip geleceklerine inanıyordum ve öyle de oldu. Kayseri’de bol pozisyonlu, güzel bir mücadele izledik.
Erciyesspor oyun anlayışı gereği her karşılaşmada kalesinde bol miktarda pozisyon veriyor ancak bunlar güçlü takımlar karşısında F.Bahçe karşısında olduğu gibi tarihi sonuçlara yol açabilir. Forvette sorun yaşamayacağını düşündüğüm Erciyes’in defans tedbirlerini biraz daha ön planda tutması gerekiyor.
Bursaspor ise ev sahibi takımdan daha fazla pozisyona girdiği karşılaşmadan puansız ayrıldı. Bursa iki haftada 1 puan aldı ancak futbolu ilerleyen haftalar için umut verdi.
Rize golü geç hatırladı
Rizespor’un en büyük sıkıntısı geçtiğimiz yıl da olduğu gibi gol yollarında. İyi ve yırtıcı bir forvete ihtiyacı olan Rize’nin bu eksikliğini Jeliç’in çözüp çözemeyeceğini bir kaç hafta içinde göreceğiz. İlk karşılaşması olduğu için hakkında pek birşey söylemeyeceğim Jeliç’in Rize’nin bu sorununa çözüm olmasını umuyorum.
Sivasspor ise golü erken bulmasının da etkisiyle maç boyunca savunma yaparak bu golle üç puanı almak istedi ancak evdeki hesap çarşıya uymadı. Hatta son dakikada direkten dönen topu ağlarında görseydi Sivas’a puansız bile dönebilirlerdi. Sivasspor’un biraz daha hırsa ihtiyacı var.
Antalya sıcağında bu kadar futbol oynanır
Denizlispor ile Konyaspor, Antalya’da hem sıcakla hem de birbirleriyle mücadele ettiler.
İki takımın da yüzde yüzlük bir çok pozisyondan faydalanamadığı karşılaşmada golü bulan Konyaspor evine 3 puanla döndü. Denizlispor’da Yusuf ‘u ilerleyen yaşına rağmen izlemek büyük zevk. Koyaspor’da ise Ahmed Belal bu sene güzel işler yapacağa benziyor.
Ligin yenileri yenişemedi
Sakaryaspor ile Antalyaspor haftayı 1’er puan ile kapattılar. Ev sahibi Sakarya’ya göre daha iyi oynayan Antalyaspor 3 puanı kaçıran taraftı. Sakarya’nın özellikle gol yollarında eksikleri gözüküyor. Okan Yılmaz’ın bir an önce takımı adapte olması lazım. Maçtan sonra Sakaryasporlu Suat Usta’nın söyledikleri ise iki takımın durumunu güzel bir şekilde özetliyordu: “Dişimize göre, 3 puan alabileceğimiz bir takım olan Antalyaspor’u yenmeliydik”.
Başkent derbisinde düdük skandalı
Başkent derbisinde şu açık bir şekilde gözüktü. Ankaraspor, Ankaragücü’ne göre daha iyi bir takım. Ankaragücü’nün attığı ilk golde yaşanan düdük skandalı ise şaşırtıcıydı. Ankaraspor hakkettiği 3 puanı bu karşılaşmada alamadı. Ankara derbilerinde Ankaragücü’nün ilginç bir şansı var, sarı-lacivertliler kötü oynasada puan almayı biliyor.