Sürüngen
Öğretmen sorar:
-Serdar bana bir sürüngen örneği verirmisin?
-Benim 10aylık kardeşim
Değmez
Öğretmen Serkan'a sorar:
-217'den 198 cıkarırsak kaç kalır?
-Hocam o kadar az kalırki ağzı yormaya bile değmez.
Çamur
Annesi okuldan gelen gamze'ye sorar:
-Kızım üstün başın ne böyle çamur?
-Anne gelirken çamura düştüm.
-Hem de yeni önlüğünle öyle mi?
-Ne yapayım anne düşerken çıkaracak vakit bulamadım.
Paslanma ve Çalma
-Demir ile bakır açıkta kalırsa oksitlenir.Peki altın ve gümüş açıkta kalırsa ne olur?
-Hocam tabiki çalınırlar.
Yanlış
Annesi ödevleri biten Ali'nin ödevlerini kontrol ediyordu.
-Ali yazını biraz okunaklı yazsana.
-Olmaz anne öle yazınca hoca hemen yanlıslarımı farkediyo.
Mürekkep
Öğretmen Burak'a kızdı:
-sana hep su ödevini mürekkeple yaz diyom sen gene normal kalemle yazıyon.
-Ne yapam babama diyom ama hep normaliyle yazıyo.
Senin Yaşında
Baba çocuğuna:
-Oğlum Atatürk senin yaşındayken sınıf birincisiydi.
-Senin yaşındayken de cumhurbaşkanıydı.
Aradaki Fark
Öğretmen öğrencisine sorar:
-Kaza ile şansızlık arasındaki fark nedir?
-Öğrenci cevap verir:
-Eğer karnem dereye düşerse bu kazadır.Biri onu alırsa şanssızlık olur.
Çok Para
Küçük kız:
-Dede gözlerini kapatsana.
-Niye kızım?
-Annem ne zaman gözlerini kapatırsan o zaman çok paramız olur dedi.
Kazan
Öğrenci sınıfa kazan getirir.Öğretmen sorar:
-Oğlum niye getirdin bu kazanı?
-Hocam dersi kaynatcam da.
Fırıncılar
Küçük çocuk babasına sorar:
-İnsanlar niye çalışır baba?
-Ekmek parası için.
-E ozaman fırıncılar?
Merak etme
Öğrenci annesine sorar:
-Anneciğim matematik dersinden iyi not alırsam ne yaparsın?
-Sevinçten deli olurum evladım.
-İyi o zaman merak metme anneciğim, deli olmayacaksın, zayıf aldım.
Aptal Kız
Küçük kız dedesini uyandırmaya çalışıyordu.Annesi sordu:
-Kızım niye uyandırıyosun dedeni?
-Uyku hapını unutmuş onu verecektim.
İlaç
Küçük kız eczaneye girer ve eczaneciye sorar:
-Sizde bağırsak kurdu ilacı var mı?
-Var ama kızım niçin istiyorsun.
-Annemin ben her sokağa çıktığımda içini kurt düşüyormuş.
İmza
-Babacığım karanlıkta yazı yazabilirmisin?
-Evet ne için?
-Şu kağıda (karne) imza atabilirmisin?
emel 20 senedir Almanya'da yaşıyormuş. Bir
gün göçmen bürosuna gidip
Almanya'dan kesin dönüş yapacağını söylemiş. Göçmen
bürosundaki Almanlar Temel'i tanıyorlar, seviyorlarmış. Sormuşlar ; "Niye
dönüyorsun" diye.
Temel "homoseksüeller yüzünden" demiş.
Bürodakiler şaşırmış; "Seni rahatsız filan
ediyorlarsa hemen bir şikayette
bulun,
gereğini yaparız. Buradan bu yüzden ayrılmana
değmez" demişler.
Temel "beni rahatsız etmiyorlar" demiş.
Bürodakiler yine şaşırmış: "Peki neden gidiyorsun?"
Temel cevaplamış: "Burada 20 yıl önce
homoseksüellik yasaktı, 10 yıl
önce serbest oldu, 5 yıl önce de evlenmelerine izin
çıktı.
Homoseksüellik zorunlu olmadan dönmek istiyorum."
Büyükçe bir köpek ağzında bir torbayla
kasap dükkanına girer. Ağzındaki torbayı
yere bırakır, kasabın karşısına oturup
bekler.
-"Bu da nesi" der kasap diğer müşterilerine
bakarak.
-"Herhalde et alacak" der birisi.
Köpek de tasdik eder :
-"Hav"
-"Nasıl et istiyorsun bakalım, kıyma, kuşbaşı,
biftek?"
"Hav" diye keser köpek kasabın sözünü.
-"Peki ne
kadar?,
bir kilo, iki kilo?"
Tekrar
-"Hav" sesi
duyulur.
Şaşıran kasap
siparişi sarar ve torbaya
yerleştirirken, etin parasının da torbada
olduğunu görür. Köpek dükkanı terk ederken kasap meraktan
çatlayacağına
köpeği takibe karar verir, dükkanı da
yardımcısına emanet eder.Köpek bir kaç
sokak ötede bir apartmana girer, üçüncü kata çıkar ve bir kapının
önünde durarak
pençesiyle kapıya vurmaya başlar. Kapıyı kızgın bir adam açar ve başlar köpeğe
bağırmaya. İzlemede olan kasap ortaya çıkar ve adama
"Dur bir dakika " der "Ne yapıyorsun? Gördüğüm en akıllı köpek,
ona niye
bağırıyorsun ?"
Adam ;
-"Akıllı mı ?" der," bu hafta üç oldu, anahtarını yanına almayı
unutuyor."
Adam ömrü boyunca mütevazi bir hayat yaşayıp kendini işine eşine ve ibadetine adamış çok iyi bir insandı. herkes gibi bir gün o da öldü. Cennete gitti. aradan günler geçti kendi gibi iyi olduğuna inandığı karısının yerini merak etti cebraile karısının nerde olduğunu sorunca cebrailde cehennemde olduğunu söyledi. onu ziyaret etmek istediğini ve bunun mümkün olup olmadığını sordu.
Cebrail tabi olabilir dedi. adam cehenneme gitti ve karısını aramaya başladı. cehennem gezisinde ona zebani eşlik ediodu. biraz ilerledikten sonra bi kadın gördü ve her 10 dakikada bir kadının cinsel organına bir iğne batırıyorlardı. adam zebaniye dönüp
-Neden 10 dakikada bir bu kadının şeyine iğne batırıyorsunuz?
Zebani:
-Bu kadın her 10 dakikada bir kocasını aldattığı için. deyince adam kendi kendine Allah' ım dünyada ne insanlar varmış. diyip biraz daha yürümeye başladı ve başka bir kadına rastladı bu kadınında cinsel organına her 5 dakikada bir iğne batırılıyordu. Tekrar Zebaniye aynı soruyu sordu.
-neden her 5 dakikada bir bu kadının şeyine iğne batırıyorsunuz.?
Zebani:
-Bu kadında her 5 dakkada bir kocasını aldatıyordu. deyince adam Allah' ım sen bizi affeyle bu ne rezilliktir deyip. biraz daha ilerleyince karısının cinsel organına her 1 dakikada bir iğne batırıldığını gördü ve ona doğru koşup
-Allah senin belanı versin sen ne ahlaksız kadınmışsın. rezil ettin beni ..... vs. vs. sözleri ardı arkası sıralarken karısı bi an kocasına dönüp
-Sen beni bırakta git ananı dikiş makinesinden kurtar
asrettin hoca bir gün kendine yeni bir kazan alır ertesi gün komşusu kazan istemeye gelir hoca kazanı yeni aldığı için pek vermek istemez ama komşusunuda kıramaz ve verir...
bir gün iki gün derken onbeşgün sonra komşusu elinde hocanın kazanıyla çıkagelir kazanın içindede küçük bir başka kazan vardır...
müjde hocam !!! der komşusu senin kazan doğurdu...
nasıl yani der hoca kazan hiç doğururmu ?
Valla inanmazsan al kendin bak der kazanı uzatarak...
hoca kazanı eline alır yeni aldığı kazanın orası patlamış burası çatlamış...
tabii doğurur der adama dönerek KAZANIN ... KOYMUŞSUNUZ.
Temel ormanda agaç kesiyormuş, o sırada çevreciler de ormanda yürüyüşe çıkmışlar, Temel'i bu vaziyette görünce bir güzel pataklamışlar... Temel üstü başı perişan halde köye dönerken Dursun a rastlamış, Dursun; -Ula Temel bu ne hal böyle? diye sormuş, Temel de anlatmış; - Ormanda ağaç keseydum, birden kalabaluk pir grup Doğan'ın yengesini bozmişum diye dövdü peni, halbuki ne Doğan'ı taniyruuum, ne de yengesuni..
Çiftçi tavuklari için hiç yorulmayan bir horoz almak için pazara
gider. Pazarci : istediginiz herseyi bu horoz yapar, diye azgin mi
azgin bir horoz satar bizim çiftçiye. Adam çiftlige döner ve horozu
kümese koyar koymaz tüyler uçusur, gidaklama sesleri, feryat
figan, çiftçi çok memnundur. Ama horoz cok azgindir, sadece kumesi
degil, çiflikteki hayvanlar, atlar, koyunlar, inekler vs. vs. Adam
memnundur ama bir yandan da endiselenir, horoz iki günde ölecek diye.
Horozu tutmaya çalisir ama nafile. Neyse der eve girer. Ertesi gün
bir bakar ki, horoz ayaklar havada, dili disarda kümesin önünde
pestil vaziyette yatiyor ve hatta tepesinde bir akbaba
uçusuyor.
Çiftçi kendi kendine : Ehh iste sana dedim geberecen diye,
seklinde söylenir.
Horoz, bir gözünü hafif açarak çiftçiye kisik
sesle homurdanir;
-Hissst! Akbabayi kaçirican sus!
adamın biri çok hastalanmış gitmiş doktora,anlatmış durumunu böyleyken böyle diye.Doktor tamam arkadaşım ben sana fitil vereyim al kullan,1 hafta soona tekrar gel durumuna bakalım demiş.1 hafta soona adam doktor a gelmiş,kızgın bi şekilde doktora bagırarark, verecegin ilaca başlıycam he ne lan bu kullanıyom her yemek ten soona bi bok oldugu yok demiş.Doktor şaşkın bi ifadeyle oglum sen bunu içiyonmu lan yoksa diye adama cıkışmış.Adam doktora dönmüş ve bagırarak yoq bi de gtüme mi sokacaktım len demiş.
Temel evlenmis aradan 3 ay gecmis... bir turlü karısıyla o isi yapmıyormus..arkadasları sormuslar nasıl gidiyor o isler..
temel demiş daha bir kotulugunu gormedim ki..
Adamın biri motosiklet almış. Satıcı adama bir kutu vazelin hediye ederek
"yağmurlu havalarda bunu metallere sür, pas yapmaz" demiş. Adam motorunu
göstermek üzere kız arkadaşına gitmiş. Akşama doğru kız "gel seni bize
götürüp ailem ile tanıştırayım, hem de akşam yemeği yeriz." demiş. Hemen
arkasındanda bir hatırlatmada bulunmuş. "Yalnız dikkat et bizim evde yemek
yerken kimse konuşmaz. Konuşan olursa o bütün bulaşıkları yıkar..." Adam 4
kişinin bulaşığından ne olacak diye düşünürken eve girdiklerinde bir de ne
görsün dağ taş her yer bulaşık...Uulan bir konuşursak yandık demiş...
Yemek yerken aklına "Ben şimdi bu kızın elini tutsam kimse bir şey
diyemez." fikri gelmiş. Kızın elini tutmuş, kimseden çıt yok. Bir de
öpeyim demiş, Öpmüş gene çıt yok.. Ulan ben bununla bu işi burada
pişireyim demiş. Herkesin gözü önünde kızla yatmış ama gene çıt yok.. Adam
iyice pişkinliğe vurup yahu bunun anası da güzelmiş deyip onunla da
yatmış. Gene çıt yok. Tam bu sırada dışarıda gök gürleyip yağmur yağmaya
başlamış. Bizimki motoru paslanmasın diye aldığı vazelini cebinden
çıkardığı anda kızın babası bağırarak ayağa fırlamış. "Tamam tamam koy onu
yerine bulaşıkları ben yıkarım"
Güncellenecek...