25 Mart Cumartesi günü gerçekleşecek olan Seçimli Genel Kurul öncesinde 6 Başkan Adayı, Galatasaray Spor Kulübü Divan Kurulu'nun Olağanüstü Toplantısı'nda söz alarak görüşlerini ve projelerini Divan Kurulu üyelerine sundular. Divan Kurulu Başkan Yardımcısı İrfan Aktar'ın yönettiği toplantıda ilk söz alan başkan adayı Alp Yalman oldu.
Alp Yalman
Galatasaray Lisesi'nde olağanüstü gündemle toplanan Divan Kurulu Toplantısı'nda konuşan Alp Yalman, Galatasaray'ın geleceğini konuşmak için geldiğini ifade ederek, ''Fevkalade üzgün olarak söylüyorum ki, Galatasaray çeşitli operasyonlarla gelirlerinin yüzde 30 civarını kaybetmiş durumda. Göreve gelecek kişileri ciddi bir borç bekliyor. Sosyal tesislerin hiçbir tanesi üyelerin hizmetinde değil. Benim bıraktığım Galatasaray bu değildi. Ben de herkes gibi kulübümüzü bu halde görmekten memnun değilim'' dedi.
İçinde bulunulan durumda öncelikle banka borçlarının yapılandırılması gerektiğini ifade eden Yalman, ''Bununla ilgili kullanılacak enstrümanlardan biri Riva arazisidir ve çalışmalar sürüyor. Neticelerini Nisan ayının ortasında göreceğiz. Ama kaybedilenler içinde sadece banka borçları yok. Sporculara, personele, her tarafa borcumuz var. Galatasaray'da idareci olacak insanlar mali yükümlülükle karşılaşacaklar. Eğer ben bu mali yükümlülüğü hesap ederek, altından kalkacağımı söyleyemezsem buraya gelebilir miydim, bu mümkün mü?'' diye konuştu.
Alp Yalman, Galatasaray'da öncelikle stadın tamamlanması gerektiğini vurgulayarak, şunları söyledi: ''Önümüzdeki yol haritamızda yapılması gerekenler içinde öncelikli olarak stat var. Riva arazisi ve diğer gayrimenkullerin kullanılması da gerekli. Stadımızı yıllardır yapmaya çalışıyoruz. Bu stat bir an evvel yapılmalı. İki ihtimal var. Birincisi Seyrantepe ama bu konu çok kolay durmuyor. Galatasaray'ın vaktini ve parasını alacaksa Ali Sami Yen'in yerine yenisini hemen yaparız. Bunun için gerekli tüm krediler hazırdır.'' Yalman, sosyal tesislerle ilgili çalışmaları bir an önce tamamlayacağının sözünü verirken, Galatasaray Adası'nı da Ünal Aysal'ın geri vermesi halinde 1,5 ay içinde kullanılır hale getireceğini ifade etti.
Alp Yalman, Galatasaray'ın yalnızca futbol kulübü gibi durduğunu söyleyerek, ''Futbol dışında da Galatasaraylılığı ortaya koyan branşlar var. Hiç düşünebiliyor musunuz ki, sporcusuna hangi branş olursa olsun gerekli maddi katkıda bulunmakta zorluk çeken bir kulübün inandırıcılığı ne kadardır. Kaybedilen şeylerden biri de bu inandırıcılıktır. Bunlar benim de sizin de Galatasaray ile bağdaştıramayacağınız kavramlar'' şeklinde konuştu.
Galatasaray'ın yaşadığı ekonomik krizin tablosunu çizerken, ''Savrulan paralar var'' ifadelerini kullanan Yalman, ''Takriben 200 milyon dolar civarı bir para neredeyse sokağa atılmıştır. İçinde bulunulan durumun çok kolay bir izahıdır bu. Ama Galatasaray'ın bunların altından rahatlıkla kalkabileceğini söylemek için buradayım. Bu problemlerle daha önce de karşılaştım. Söz verdiğini yapan bir insanım ve yapamayacağımı da söylemem'' dedi.
Konuşmasının son bölümünde yine birlik çağrısı yapan Alp Yalman, ''Size hala yitirmediğim umudumdan söz etmek istiyorum. Galatasaray'ın böyle bir durumdayken en fazla ihtiyacı olan şey birlik, beraberlik, kenetlenmek ve dosta düşmana Galatasaraylılığın ne olduğunu göstermektir. Bir şekilde gücümüzü de birleştirip, imkanlarımızı ve kafalarımızı biraraya koyarak, Galatasaray'ı özlenen yere götürme ümidimi hiçbir zaman yitirmedim. Bekliyorum'' diyerek sözlerini tamamladı.
Semih Haznedaroğlu
Başkan Adayı Semih Haznedaroğlu, başkan adaylığını talep etmediğini, talep edildiğini söyledi. Semih Haznedaroğlu, geçmiş günlerde ileri gelen Galatasaraylıların biraraya geldiğini ve toplantı yaptığını hatırlatarak, ''Ben konsensüs adayıyım. Tek liste olmazsa bir konsensüs oluşmazsa Galatasaray'a hizmet etmek çok zor olacak'' dedi.
Kendisine bir misyon verildiğini ifade eden Semih Haznedaroğlu, şöyle konuştu: ''Bu kurul tarafından, kıymetli Galatasaraylılar tarafından, beraber çalışacak başkan deyin, gölge başkan deyin, kukla, Hacivat deyin, ne derseniz deyin ama bana bir misyon verdiler. Bana sen icraatçı olacaksın dediler. Durum öncekilere benzemeyen bir durum. Yoksa başkanlığa aday olmak aklımdan geçmiyordu. Divan başkanlığı bir payeydi. Konsensüs için çalışmalar yapıldı. Neticede olmadı. Allah Galatasaray'a kuvvet versin. Eğer bu sistem olursa da 10 gün var, bu sistemi oylayacaksınız. Beni de oylarken, bu misyonu icra eden olarak oylayacaksınız. Şu anda bekliyorum. Olur ya da olmaz, gönül arzu ediyor ki Galatasaray bu imkanları kaçırmasın. Ben talep etmedim, beni talep ettiler. Bunu vazife olarak değerlendiriyorum.'' Başkan adayı Haznedaroğlu, kimseyi eleştirmek istemediğini kaydederek, ''Ama Ünal Aysal gibi bir Galatasaraylı kaçırıldı. Diğer ağabeyler, arkadaşlar sahip çıkmadı'' dedi. Galatasaray camiasının mutlaka başarı yolunu ve problemlerini çözme yolunu bulacağını savunan Haznedaroğlu, Ünal Aysal'ın kendisine gönderdiği mektubu okudu.
Haznedaroğlu, Aysal'ın mektubunda elinden geldiğince kulübe destek verdiğini ve hisseler konusunda iyi niyetli hareket ettiğini söylerken, mektup üyeler tarafından alkışlandı. Mektubu okuduktan sonra konuşmasını sürdüren Haznedaroğlu, ''Ünal Aysal bu ocaktan çıkmıştır. Bu arkadaşımıza sahip olduğumuz takdirde, Galatasaray için bir potansiyeldir. Ben buna inandığım için objektif bir şekilde size mektubu okudum'' diye konuştu.
Semih Haznedaroğlu, borçlar konusunda çözüm yöntemleri konusunda üyelere bilgi verdi. Haznedaroğlu, kulübün son 10 yılda, 95 milyon dolarlık borçtan dolayı faiz ödediğini belirterek, ''2005 ciromuz 95 milyon dolar. Bankalar tarafından sağılıyoruz. Bankaların kontrolünde herhangi bir Riva değerlendirmesi ya da gayrimenkul değerlendirmesi size pek hayır getirmez. Bankalar önce kendi gelirlerini düşünür. Galatasaray'ın acil borçları var. Arka kapılarda hiç ummadığınız borçlar çıkabilir. Bunlar için sıcak para gerekir. 35-45 milyon dolar arasında hatta sıkıştırdığınızda daha fazla para bulunabilir'' şeklinde konuştu. Semih Haznedaroğlu, futbol takımı konusunda çok hassasiyet yaşandığını vurgulayarak, ''Şampiyon olmasak da birkaç yıl orta sıralarda olabiliriz düşüncesi doğru değil. Futbolda alınacak başarı gelirleri artırır. Konsensüs arayışında olan arkadaşlar bana muhakkak ''Senin döneminde stat projesi başlayacaktır' şeklinde söz verdiler. Riva projesini serbest iradeyle gerçekleştirmek daha doğru. Basketbol takımı da şamar oğlanına döndü. Bu Galatasaray tarihine ihanettir'' diyerek sözlerini tamamladı.
Yılmaz Toköz
Başkan adaylarından Yılmaz Toköz ise gazetelerin yazıldığı gibi adaylıktan çekilmediğini, hala aday olduğunu söyledi. Toköz, yaptığı konuşmada, sonuna kadar yarışın içinde olduğunu belirterek, ''Öldürürlerse mecburen olmaz. Bu yarışı yine birilerine bırakır mıyım bilmiyorum. Kararımı son gün vereceğim'' dedi. Yılmaz Toköz, borçlardan da korkulmaması gerektiğini vurgulayarak, ''Kulübün 500 trilyon liralık taşınmazları var. Riva projesi Kemer Country şeklinde gerçekleştirilebilir. Aynı şeyi Florya'da yapabiliriz. Galatasaray Adası'nı da Dubai'deki otel gibi yapabiliriz. Ayrıca listem hazır. Şu anda listemde Muammer Ekonom, Çetin Kumbasar, Vedat İrden var. Sporcu kişiler de olacak. Diğerlerini açıklamayacağım, yoksa başkaları alır'' diye konuştu.
Turgay Kıran
Galatasaray Kulübü Olağanüstü Divan Kurulu Toplantısı'nda, 25 Mart'taki seçimlerde başkan adayı olan Turgay Kıran yaptığı konuşmada "İki sene evvel buraya başkan adayı olarak çıktım. Fakat daha sonra Hayrettin Kozak Ağabeyimin ısrarı ile çok değerli başkanımın Özhan Canaydın’ın listesinde seçime girdim. Dolayısıyla buradan bu iki senede çok şey öğrendiğim için Özhan Canaydın Başkanıma ve çok değerli mesai arkadaşlarıma teşşekkür ederim. Sorunları hepimiz biliyoruz ve bu sorunlardan korkmadığımız için buradayız, yaklaşık 4-5 aydan beri sorunları nasıl çözebileceğimi arkadaşlarımla beraber araştırıyorum. Sorunların çoğu yapısal, bu yapısal sorunlara çözüm getirebilmek için tek adam sistemini bitmiş, katılımcı ortak bir ruh oluşturarak ve paylaşımcı, otokontrol yeteneği olan bir yönetim kurulu oluşturaracağız. Geleneklerine bağlı ancak çağın gerçeklerine uyan dünyaya entegre bir yönetim anlayışı getirmek istiyoruz.
İkinci sorunumuz tabiki finansal problemlerdir. Çok acele ile halledilmesi gereken bir sorundur. Bu finansman sorununu çözmek için de çalışmalarımız var. Her türlü anlaşmalar yapılmış durumda. Gelir getirecek projelerimiz var. Geleceğe ortaklık dayalı ön çalışma yaptığımız bir projemiz var. Uluslararası bir kuruluşla bir anlaşma yapmak üzereyiz. Tüm Galatasaraylılarla kıymetli evrak vererek para toplayacağız. Bankalara olan borçlarımızı daha uzun vadeye yayacağız. Orta ve uzun vadede yatırım koordinatörlüğü grubu kuracağız. Sportif A.Ş.’nin gelirlerinde 2,5 yılda %50 gibi artış sağlanmalıdır. Değişik stratejik ortaklılıklara gideceğiz. Taraftarlarımızla barışık olmak zorundayız. Yaklaşık taraftar başı harcama 1 dolar. Biz bunu 3 ila 5 dolara çekmeliyiz. Avrupa’da bu rakam 20-25 dolar civarıdır. Futbol A.Ş çok daha profesyonel anlamda yönetilecektir. Galatasaray spor okularını yaygınlaştırma hedefimiz var. Biz Ünal Aysal’ın ve Galatasaray Spor Kulübü’nün anlaşmış olduğu şartlarda bu hisseleri Galatasaray’a geri almak istiyoruz. Yeter ki Galatasary’da kalsın hisseler. Yarın sabah emanet olarak 23,5 milyon doları yetkili kurullara ödemeye hazırız.
Yiğit Şardan
Galatasaray Kulübü Olağanüstü Divan Kurulu Toplantısı'nda, 25 Mart'taki seçimlerde başkan adayı olan Yiğit Şardan, Divan kurulu üyelerine hitaben yaptığı konuşmasında: "Kısaca kendimden bahsetmek istiyorum .Çünkü diğer adaylardan farklı olarak kamuoyu önünde fazla tanınmıyorum.43 yaşındayım. Ortaokulu Galatasaray Lisesi’nde; liseyi Robert Kolej’de okudum. Sonrasında da İstanbul Teknik Üniversite’sine devam ettim. 19 yaşında iş hayatına atılmak zorunda kaldım. Hem üniversite okudum, hem de çalıştım. İşim iletişim. Marka yönetimi ve pazarlaması.
Herkes benim genç olduğumu düşünüyor ama unutulmamalı ki; Selahattin Bayezıt da benim yaşımda başkan oldu. Şirketlerin sermeyesi paradır, getirisi de kardır. Galatasaray’ın sermeyasi ise sevgidir. Sevgi büyüdükçe gelirler artmaktadır. Galatasaray bu sayede başarılı olur. Dünyanın en başarılı kulüplerine baktığınızda başarını sırrının bu olduğunu görürsünüz. Ancak son dört yılda büyük karlar elde eden Real Madrid’e baktığınızda sportif başarının gelmemesi üzerine başkanın görevinden ayrıldığını görürsünüz. Çünkü bu sevgi sermayesini sportif başarıya döndüremeyince görevinizi layıkıyla yapmıyorsunuz demektir.
İstatistiklere bakıldığında Galatasaray ilk yüzyılda Türkiye’nin en büyük kulübü olmuştur. İkinci yüzyılımızda önümüzde tek bir hedef vardır.Bu hedefimizi gerçekleştirebiliriz. Ama bunu yapabilmek için Galatasaray’ın ekonomisini büyütmemiz lazım. Ancak bugünkü durumda bazı şeyleri değiştirmemiz lazım. Değişim neden gereklidir bir kaç cümle ile söyleyeyim. Elzem olarak gereklidir. Çünkü bizim dışımızdaki unsurlar değişmektedir. Futbol korkunç bir büyüme ve gelişme göstermiştir. Bir kaç rakam vereyim. Son sekiz yılda en önde gelen yirmi kulübün gelirleri 1.5 milyar dolardan 3.5 milyar dolara çıkmıştır. Galatasaray’ında son 10 yıldaki gelirleri bir önceki 10 yılla mukayese edildiğinde 6 – 7 misli büyümüştür. Bu duruma ayak uydurmamız lazım. Yoksa bu rekabette geri kalmamız kaçınılmazdır. Değişim şarttır. Çünkü Türkiye’nin en önde gelen markalarından olan Galatasaray her geçen gün kan kaybetmektedir. Bu kan kaybını durdurmak için bazı şeyleri değiştirmek zorundayız.
Gösterdiğimiz bir yönetim zaafiyetinin çok çarpıcı bir sonucunu göstermek istiyorum . IFFHS’ın istatistiklerine göre 2001 yılında klasmanda birinci sırada olan Galatasaray, şimdi Fenerbahçe ve Beşiktaş’ın ardından 100. sıraya düşmüştür. 100 yıllık gelenek yenilikçi ve profesyonel bir anlayışla birleştirilerek geleceğin temelleri atılacaktır. Kulüp ve şirketlerimizin mali disiplin ve ticari işletme mantığıyla yönetmek olarak anlıyoruz. Tıpkı Koç Holding ve Sabancı Holding gibi on yıllık stratejik planlar yapmak ve bunları yürürlüğe koymak olarak anlıyoruz.
Sermaye piyasasındaki bütün imkanları kullanarak büyük Galatasaray’ın temellerini atmak olarak anlıyoruz. Daha büyük kitlelerin Galatasaray’ın geleceğine katkı sağlaması olarak anlıyoruz. Peki değişimi nasıl gerçekleştireceğiz? Herkesin bu konuda bir fikri var. Ama bu fikirleri gerçekleştirme becerisini göstermek gerekiyor.
Bizim öngörümüz şöyle. Kulüp ile futbolu birbirinden ayırmak istiyoruz. Futbol AŞ altında tüm gelirleri içinde barındıran Sportif AŞ, Pazarlama AŞ ve Stad AŞ olarak ayrı bir model olarak yapılandırılacak. 250 milyon dolarlık Futbol AŞ’nin sermaye artırımı ile içinde 100 milyon dolarlık bir sermeye sokmaya planlıyoruz. Bunu halka arz yöntemi ile yapmayı planlıyoruz. Bu parayı hem Ünal Aysal’da bulunan hisseleri geri almak; hem de yeni stadımızı yapmak için kullanacağız.Hem de işletme sermayesi olarak kullanmak istiyoruz.
Spor kulübü ise mevcut gayrimenkulleri en verimli şekilde kullanarak mevcut borçları tasfiye edecektir. Galatasaray Adası’nı sponsorlar vasıtasıyla yaklaşık 10,5 milyon dolarlık yatırımla İstanbul’un sembolü haline getirmek istiyoruz. Basketbolu aynı futbol gibi AŞ’leştirmek istiyoruz. Gayrimenkullerden gelen gelirlerin bir kısmını sözleşmelerle belirleyerek amatör şubelere aktarmak istiyoruz. Amatör şubelerde de tekrar başarılı günlere dönmek istiyoruz.
Tüm şirketlerimiz her üç ayda bir bağımsız denetim şirketleri tarafından denetlenecek. Bu rakamlar Genel Kurul ile paylaşılacak. Ve tek bir hesap olacaktır. Bir tek Galatasaray’da sekiz ayrı hesap var.
Yönetim kurulumuz akılcı, profesyonel, kararlı, şeffaf, cesur olmayı vaad ediyor. Denetime açık olmayı, her sene karşınıza borçlanma vaadi ile gelmek istemiyoruz. Her konuda işin ehli insanlar ile çalışıp, “her şeyi biz biliriz