Zaman Gazetesi'nden Yasin Tuncer ve Fatih Vural'ın röportajı:
"Yılın futbolcusu seçildiğimde bile böyle coşku yaşamadım"
Türkiye'den bir Samuel Eto'o rüzgârı geçti... Barcelona’nın Kamerunlu futbolcusu son aylarda futbol meziyetleri ile değil statlarda aleyhinde yapılan ırkçı tezahüratlarla birlikte anılıyor. Yılın Sporcusu Ödülü’nü almak için Türkiye’ye gelen Eto’o, ‘Bir daha gelmek için sebebim var.’ sözleri ile hayranlığını ifade ettiği İstanbul’da Zaman’ın sorularını içtenlikle cevapladı.
Afrikalı her çocuk gibi yaşama zor şartlarda başlayan Eto'o, Kamerun'daki futbol akademisine giderek hayatına büyük bir pencere açmış. 1997 yılında İspanya'da Afrikalı genç futbolcuların katıldığı bir turnuvada keşfedilen Kamerunlu oyuncu, Real Madrid'e transfer olduğunda henüz 16 yaşını yeni bitirmişti. Ancak yıldızlar topluluğu Real Madrid'de kalıcı olamadı ve önce 2. lig kulübü Legane'ye daha sonra da Real Mallorca'ya kiralık gönderildi. Dört yıllık Mallorca sürgününde yıldızlaşan Eto'o, bu sefer Real Madrid'in teklifini elinin tersiyle iterek Barcelona'ya transfer oldu ve dünyanın en büyük futbolcularının arasına adını yazdırdı. Türkiye'ye ilk olarak 1999 yılında F.Bahçe ile özel bir maç oynamak için Real Madrid'le birlikte gelen Eto’o, bu kez İstanbul'a hayran kaldığını söyledi.
Şampiyonlar Ligi'nde geçen hafta Chelsea'ye attığı gol ve akabinde Zaragoza maçında aleyhinde yapılan ırkçı tezahüratlarla dünya gündemine oturan Barcelonalı Samuel Eto'o, "Zaman Gazetesi Yılın Sporcusu Ödül Töreni" için geldiği İstanbul'da birçok konuya da açıklık getirdi. İşte dünya yıldızı Eto'o'nun, çocukluğundan ailesine, Kamerun'da yaşadığı sıkıntılardan Real Madrid'e olan nefretine kadar her şeyi bulabileceğiniz röportajı.
FIFA, daha önce Kamerun'a formasından ötürü büyük bir ceza vermişti. İsviçre maçının ardından, çok farklı nedenle de olsa Türkiye de büyük cezalarla karşılaştı. Bu kararı nasıl değerlendiriyorsunuz?
FIFA'nın bize verdiği ceza çok ağırdı. Sırf formalarımız başka bir marka diye cezalandırılmıştık. Sonuçta haklı olduğumuz mahkeme tarafından kanıtlandı. Ama futbolda şiddete izin verilmemesinin yanındayım.
Türkiye gibi sizin de Dünya Kupası'na gidememeniz ülkenizde nasıl karşılandı?
Sizin için olduğu gibi, bizim için de Dünya Kupası'na gidememek tabii ki iyi olmadı. Üzüntümüz çok fazla. Bunu gizleyemem. Ama bu durumu kabul etmekten başka ne yapabiliriz ki?
Zaman Gazetesi'nin Yılın Sporcusu Ödülleri için Türkiye'desiniz. Ödül töreninde yaşadığınız duygular nelerdi?
Afrika'da yılın futbolcusu seçildiğimde bile böyle bir coşku yaşamamıştım. Tek kelimeyle muhteşemdi.
Size gösterilen yoğun ilgi karşısında neler hissettiniz?
Bütün her şeyin programlı yapılması benim için çok önemliydi. Bunun dışında, böyle önemli bir geceye katılan önemli isimler ve bana gösterilen yoğun ilgi beni hem çok mutlu etti hem de duygulandırdı. Türkiye'ye gelmek için artık bir nedenim daha var. Boğaziçi Köprüsü'nden geçtiğimde aşağıdaki manzara inanılmazdı. Keşke vaktim olsaydı da gezebilseydim. Bir dahaki sefere Boğaziçi'ni detaylı olarak gezeceğim.
2000 yılında Fenerbahçe'den teklif aldınız mı?
Bir teklif aldım; ama bunun hangi takım olduğunu söylemem diğer takımlara haksızlık olur. Real Madrid'de forma şansı bulamadığım dönemde bir Türk takımıyla görüşmüştüm.
Türkiye'den görüştüğünüz arkadaşlarınız var mı?
Evet. Saido ve Song'la sürekli görüşüyoruz. Saido ile aramın soğuk olduğu söyleniyormuş. Böyle bir dargınlık asla yaşanmadı. Kamerunlular dayanışmayı seven bir millettir.
Kamerun toplumu, Türk toplumuyla geleneksel ilişkiler açısından büyük benzerlik taşıyor. Siz İspanya'da bunu sürdürebiliyor musunuz?
Kamerun'da genellikle aynı kuşağın oyuncularıyız. Hep birlikte büyüdüğümüz için birbirimizi çok iyi tanıyoruz. Bu bağlılık da ilk günkü gibi sıcaklığını koruyor. Arkadaşlığımızın temelinde de bu yatıyor.
Vahid Halilhodziç'le tören gecesi samimi olduğunuz gözlerden kaçmadı. Daha önce birlikte çalıştınız mı?
Beraber çalışma fırsatı bulamadık; ancak birbirimize yakın yerlerde bulunduğumuz için Fransa'da çalıştırdığı takımlardan tanıyorum Vahid Halilhodziç'i. Kişisel tanışmamız Zaman'ın organizasyonu sayesinde oldu. Benim için de hoş bir sürprizdi.
Afrikalı olmakla Katalonyalı olmak arasında paralellik var mı?
Ben kendimi yalnızca Afrikalı olarak görüyorum. Katalonya ya da İspanya hakkında yorum yapamam. Bu ülkede para kazandığım için İspanya'nın hassas konuları hakkında konuşmam doğru değil. Sporla politikayı birbirine karıştırmak istemiyorum. Benim işim yalnızca fubolumu oynamak.
Batılı ülkeler, Afrikalı oyuncuları kendi milli takımlarında görmek için çok cazip teklifler sunuyorlar. Bunun bir örneği de Fransa'nın Drogba'ya yaptığı teklifti. Siz başka ülkelerde oynamak üzere teklif aldınız mı?
Kamerun'un milli futbolcusuyum. Ancak bana başka bir milli takımda oynamam yönünde hiçbir teklif gelmedi. Böyle bir teklif gelseydi bile gurur duyarak taşıdığım Kamerun formasından vazgeçmeyi asla düşünmezdim. Kendi vatanımı inkar edemem.
Roger Milla'nın, "Kamerun artık beni aramayacak. Çünkü artık Eto'o var" iltifatına mazhar oldunuz. Kamerun'un gelmiş geçmiş en iyi oyuncusu olacağınıza inanıyor musunuz?
Hayır, inanmıyorum. Çünkü bana gelene kadar Kamerun'dan çok daha iyi oyuncular yetişti. Ben en son halkanın oyuncusuyum. Ama Roger Milla'nın veliahtı değilim.
Sizden önce gelen oyuncular kimler?
N'Kono burada mesela. Dünyanın en iyi kalecilerindendi. Ne çabuk unuttunuz! (Gülüyor)
Kamerun'da Kadji Futbol Akademisi'nde yetiştiniz. Orada aldığınız futbol eğitimi, neler kazandırdı size?
Kamerun, diğer Afrika ülkeleri gibi yoksul bir ülke. Çocukluğumda bu çemberden çıkabilmek için hep büyük bir futbolcu olmayı hayal etmiştim. Televizyonda Roger Milla'yı, Omam Bıyık'ı izleyerek büyüdüm. Kadji Futbol Akademisi, futbol kariyerimin başlangıç noktasıydı. O akademinin içindeki kurallar bana disiplinli futbol oynamayı öğretti. Bu felsefeyi içime yerleştirdikten sonra gerisi de geldi.
Bu akademiden yetişen başka yıldızlar kimler?
Espanyol'un kalecisi Carlos Kameni ve kaybettiğimiz Foe buradan çıkan yıldızlardı.
Fildişi Sahilleri'yle oynadığınız maçta kaçırdığınız penaltının ardından neler hissettiniz?
Futbol bu. Bir sefer kaçırırsınız, öbür defa golü atarsınız. Bu bir oyunsa, kaybetmenin de oyunun bir parçası olduğu unutulmamalı. Geçmişte Platini, Baggio, Maradona ve Pele gibi birçok yıldız da penaltı kaçırdı. Penaltı kaçırabilirim. İleride de kaçıracağım. Maç bittikten sonra ben asla geriye bakmam. Futbol, bir eğlence. Önemli olan bu eğlenceden ne kadar keyif aldığınız.
2003 yılındaki Konfederasyon Kupası'nda Marc Vivien Foe'nun ölümü hepinizi sarsmıştı. O gün takım arkadaşınızı yitirdiğinizde neler değişti yaşamınızda?
Yaşadığınız acıları paylaşmak istemezsiniz bazen. Bunun anlamsız olduğunu düşünürsünüz. Foe'nun hepimizi şoke eden ölümü de böyle benim için. Benim için çok büyük bir kayıptı. Onun yerini hiçbir zaman dolduramayacağız.
Sizce Afrika'dan bir dünya şampiyonu çıkabilecek mi?
Tabii ki çıkabilir. Bu sene bunun Togo olacağını düşünüyorum. Neden olmasın?
Ronaldinho’nun arkadaşı olmaktan onur duyuyorum
Her golün ardından Ronaldinho ile kenetlenmeniz dikkatlerden kaçmıyor. Onun için ayrı bir paragraf açılmalı mı?
Elbette ki açılmalı. Ronaldinho bugün dünyanın en iyi futbolcusu kabul ediliyor. Bence de onun kadar etkileyici başka bir isim daha yok. Ama bundan daha önemlisi, onun futbolculuğunun ötesinde kişiliğiyle çok değerli olduğu. Onunla aynı takımda oynamaktan, arkadaşı olmaktan onur duyuyorum. Ancak gözlerden kaçan bir dezavantajı da var. Takım ileride oynadığı için sürekli kontratakla karşı karşıya kalıyorsunuz. Hızlı bir defansınız olmak zorunda.
Laporta’nın yerinde olsam Nihat’ı alırım
Barcelona'da kısa süre de olsa Rüştü ile birlikte oynadınız. Nasıl bir ilişkiniz vardı?
Rüştü'yle çok fazla konuşma imkânım olmadı. Sadece bir iki defa görüşme şansı bulduk. Çünkü ben geldiğimde o takımdan ayrıldı. Rüştü çok kaliteli bir oyuncu ve Barcelona'da oynayabilecek bir kapasiteye sahip.
Sizinle aynı mevkide oynayan bir futbolcu olarak Nihat Kahveci hakkındaki düşünceniz nedir? Beraber oynamak ister miydiniz?
Ben başkanımız Laporta'nın yerinde olsaydım, onu gözümü kırpmadan transfer ederdim. Ama maalesef değilim. Nihat, İspanya'da forma giyen kaliteli yabancılardan biri. Sahada çok hırslı ve yırtıcı oynuyor.
Türk futboluyla ilgileniyor musunuz?
Çok fazla takip edemiyorum. Mesela Galatasaray'ın maddi kriz içinde olduğunu dahi Song'dan öğrendim. İspanya'da da kulüplerin mali sıkıntı yaşadığı oluyor. Ben Real Madrid'de oynarken kulüp büyük sıkıntı içine girmişti.
Mourinho futbolu çirkinleştiriyor
Geçtiğimiz hafta Şampiyonlar Ligi'nde oynadığınız Chelsea maçını kazanmanızın ardından, Jose Mourinho'nun provakatif açıklamalarını nasıl karşıladınız?
Mourinho, futbol sistemiyle oyunu çirkinleştiriyor. Oysa Rijkaard'ın oynattığı futbol çok daha cesur ve keyifli. Ancak yine de o, Mourinho'nun felsefesi diyelim. Çünkü buna saygı duymaktan başka yapacağımız bir şey yok. Onun felsefesi yalnızca kazanmak üzerine kurulu. Mourinho, maçın ardından hakeme çok yüklendi; ama ben buna katılmıyorum. Alınan her yenilgide hakeme yüklenirseniz, hem inandırıcılığınızı hem de halkın gözündeki sempatinizi kaybedersiniz. Hakeme yüklenmeden önce yenilginin de var olduğunu ve bunu yaşayabileceğinizi kabullenmeniz gerekiyor.
O maçtan önce Mourinho'nun size yaptığı teklif doğru mu?
Evet, böyle bir teklif geldi. Ama bu konuyla ilgili çok fazla konuşacak bir şey yok. Ben şu anda Barcelona'nın oyuncusuyum ve öyle kalacağım.
Önünüzde Chelsea ile oynayacağınız zorlu bir doksan dakika daha var. Bu maça ilişkin öngörünüz nedir?
Her maç gibi zor bir maç olacak. Barcelona'ya karşı oynayan her takım kazanmak ve ismini duyurabilmek için sahaya çıkıyor. Ancak Chelsea'den önce Deportivo ile karşılaşacağız. O maçı oynadıktan sonra sıra Chelsea'ye gelecek.
R. Madrid'i kafamdan sildim, dönmem mümkün değil
Futbolseverler sizi Mallorca'da golcü kimliğinizle tanıdı. Real Madrid'de yer bulamayan Eto’o'nun Mallorca'da parlamasını sağlayan faktörler nelerdi?
Real Madrid'de fazla oynama şansım yoktu. 17 yaşındaydım ve Morientes, Raul gibi isimlerin arkasında bir şans yakalayamadım. Mallorca'daki başarımın sebebi, futbol oynama şansı bulabilmemdi. Ama şunu bilin ki Real'de de forma bulabilseydim, başarılı olurdum.
İspanya’nın Mallorca takımında oynarken Real Madrid'e attığınız gollerle gündem olmuştunuz. Bu gelenek şimdi Barcelona'da devam ediyor. Real Madrid'e karşı aşırı bir konsantrasyon mu söz konusu?
Real Madrid'e karşı aşırı bir motivasyonum yok. Böyle algılansa da, bu yanılgıya düşmeyelim. Bahsettiğiniz sadece, bizde özellikle Barcelona-Real Madrid, sizde de Fenerbahçe-Galatasaray gibi maçların öneminden kaynaklanan bir şey. Dolayısıyla Real Madrid'le oynarken, o maçı daha fazla önemsiyorum. Bu, maça hazırlanmayla ilgili bir performans düzeyi diyelim buna.
Bir gün Real Madrid'e geri döner misin?
Avrupa'ya Real Madrid sayesinde geldim; ancak orada şans bulamadım. Şu anda da Barcelona'da oynuyorum ve orada çok mutluyum. Real Madrid'i hafızamdan sildim, geri dönmek gibi bir düşüncem asla olamaz.