**Arı beyni bilgisayardan hızlı**
500 gram bal için 900 arı 1 gün çalışırken, 1 arı 25 dakikada 50 çiçek, 450 gram bal için de17 bin arı 10 milyon çiçek dolaşıyor.
En gelişmiş bilgisayar, saniyede 16 milyar işlem yaparken, bir arı beyni saniyede 10 trilyon işlem yapabiliyor.
Erkek, işçi ve kraliçe arı olmak üzere 3 tip arı bulunuyor. İşçi arı dişi ama kısır, kraliçe arı ise yaşamı boyunca bir defa dölleniyor. Kraliçe arı, 5 ile 7 yıl boyunca yaklaşık 400-500 bin spermi muhafaza ediyor.
Dicle Üniversitesi Fen Edebiyat Fakültesi Biyoloji Bölümü Öğretim Üyesi Prof. Dr. Davut Başaran, arılarla ilgili teorik araştırmalar yaptığını belirtti. Arılarla içiçe büyüdüğünü ve çok sevdiğini, bu nedenle “arıların gizemli dünyasını” irdelediğini anlatan Başaran, arıların, çok mükemmel işleyen bir yaşamları olduğunu anlattı.
Erkek, işçi ve kraliçe arı olmak üzere 3 tip arı bulunduğunu, kraliçe arının 5 ile 7 yıl, erkek arının en fazla 1 hafta ve işçi arının, larvadan çıktığı andan itibaren 1 ile 6 ay arasında yaşadığını dile getiren Başaran, kraliçe ve işçi arının 2 kromozom, erkek arının yarım kromozomdan oluştuğunu, kraliçe ve işçi arıların 2 kromozomdan oluşmasına rağmen beslenmeden dolayı kraliçe arının ömrünün daha uzun olduğunu vurguladı.
4 BİN METREDE DÖLLENME
İşçi arının dişi, ancak kısır olduğunu; kraliçe arının ise dişi, ancak kısır olmadığını ve yaşamı boyunca bir defa döllenen kraliçe arının 5 ile 7 yıl boyunca yaklaşık 400-500 bin spermi muhafaza ettiğini ifade eden Prof. Dr. Başaran, şöyle dedi:
“İşte mucize burada. Normal şartlara eksi 196 derecede spermler muhafaza ediliyor. Ama kraliçe arı, yaklaşık 7 yıl boyunca bu kadar spermi muhafaza edebiliyor. Yumurtadan, işçi arı 21 gün, kraliçe 16 ve erkek arı 24 günde ergin olarak çıkıyor. Sürede de fark var. Kraliçe arı, yumurtadan çıktıktan sonra zifaf uçuşuna çıkıyor. Kraliçe arı bu uçuşa çıktığı zaman bütün erkek arılara göz kırpıyor. Hep birlikte uçuşa başlıyorlar. 4 bin metre yüksekliğe kadar çıkan kraliçe arı, erkek arıların gelip gelmediğini belirlemek için arada bir arkasına bakıyor. Uçuş sırasında sadece tek bir erkek arı kalıyor. Onunla da kraliçe arı, 4 bin metre yükseklikte eksi 18 ile 20 derece arasında çiftleşiyor. Bu erkek arı da çiftleşme sırasında ölüyor.”
Kovana geri dönen kraliçe arının, işçi arıların temizlediği yuvalara her gün yaklaşık 2 bin yumurta bıraktığını ve dünyanın hiç bir yerinde bu kadar yumurta meydana getiren bir sistem bulunmadığını bildiren Başaran, yumurtadan çıkan arının, jet hızıyla bal toplamaya çıktığını anlattı.
KRALİÇE ARI’NIN RADAR GİBİ GÖZLÜYOR
Arılar arasında mükemmel bir işbölümü bulunduğunu ve bir arının ömrü boyunca topladığı bal miktarının, bir çay kaşığının 12’de 1’i kadar olduğunu ifade eden Davut Başaran, şöyle konuştu:
“En gelişmiş bilgisayar, saniyede 16 milyar işlem yaparken, bir arı beyni saniyede 10 trilyon işlem yapabiliyor. 500 gram bal için 900 arı 1 gün çalışırken, 1 arı 25 dakikada 50 çiçek, 450 gram bal için de17 bin arı 10 milyon çiçek dolaşıyor. Arılar o kadar sistemli çalışmalarına rağmen işitmiyorlar. Gözleri de kırmızıyı görmüyor. Ama sağlıklı bir koku sistemleri var. Her kovanda 1 kraliçe, yaklaşık 80 bin işçi ve 100 bin erkek arı vardır. Kraliçe arıda, arıların hepsini gözleyebilecek bir radar sistemi var. Hangi arı ne yapıyor, hepsini gözlüyor. Kraliçe arı, salgıladığı hormonla bütün arıları zaptu rapt altında tutuyor. Bal arılarının düşmanı eşek arısı kovana girmek isteğini zaman kraliçe arı, radar sistemiyle bunu fark ediyor. Hemen diğer arıları uyarıyor. Kovana girmek isteyen eşek arısına yaklaşık 500 arı çullanıyor. Bir sistem oluşturarak 50 derecelik bir sıcaklık oluşturuyorlar ve eşek arısını bu sıcaklık sistemiyle öldürüyorlar.”
ARILAR DANSLA İŞARET VERİYOR
Prof. Dr. Başaran, arıların bir yerde yem bulduğu zaman mesafesine göre değişik hareketler yaptığını, 15 metrekarelik bir alan için daire şeklinde dans, 25 ile 100 metrekarelik alan için sallanma dansı ve 100 metrekareden fazla alanlar için 8 işaretli dans yaptığını belirterek, bu işaretleri, kovandaki bütün arıların fark ettiğini ve karanlıkta bile 5 dakikada hemen o yeri bulduğunu kaydetti.
**Gökyüzünde dört tutulma**
İlk güneş tutulması 8 nisanda, ikincisi ise 3 ekimde gözlemlenebilecek.
Gökyüzünde bu yıl iki güneş, iki de ay tutulması gerçekleşecek.
Ay tutulmaları ise izlenemeyecek.
İlki 8 nisanda gerçekleşecek olan güneş tutulması, Pasifik Okyanusu ve birkaç Güney Amerika ülkesinden izlenebilecek. 3 ekimdeki ikinci tutulma ise halkalı tutulma şeklinde gerçekleşecek.
İkinci güneş tutulması, Atlantik Okyanusu'ndan başlayıp Portekiz, İspanya, Cezayir, Tunus, Libya, Sudan ve Çad hattı içinde kalan yerlerden izlenebilecek.
Hattın dışında ise üç kıtayı kapsayan geniş bir bölgeden parçalı tutulma olarak görülecek.
Tutulmanın en uzun süreceği yer Sudan
Halkalı güneş tutulmasının en uzun süreceği yer ise 4 dakika 31 saniye ile Sudan olacak.
Tutulma, Türkiye'den, güneşin yüzde 43'ünün örtüldüğü bir parçalı tutulma olarak gözlenebilecek.
Bazı illere göre parçalı tutulmanın başlangıç saati:
Ağrı: 11:57
Kars: 11:57
Adıyaman: 11:42
Diyarbakır: 11:48
Gaziantep: 11:40
Erzurum: 11:51
Adana: 11:34
Antalya: 11:23
Afyon: 11:22
Ankara: 11:28
Konya: 11:27
Giresun: 11:43
Sinop: 11:34
İstanbul: 11:19
İzmir: 11:15
Muğla: 11:18
Tekirdağ: 11:16
Edirne: 11:15
Meraklılara, filtre olmaksızın bir optik alet veya çıplak gözle güneşe bakmamaları öneriliyor.
Tam ay tutulması yok
Bu yıl tam ay tutulması gerçekleşmeyecek. 24 nisanda ay, dünyanın yarı-gölgesinden geçecek ve yarı-gölge ay tutulması gerçekleşecek.
17 ekimdeki ikinci ay tutulması ise parçalı tutulma şeklinde olacak. Her iki tutulma da gündüz saatlerinde gerçekleşeceği için Türkiye'den gözlenemeyecek.
Donald E. Macholz adlı amatör gökbilimcinin keşfettiği 'Macholz' kuyrukluyıldızı da dünyadan izlenebilecek.
Geçtiğimiz yılın aralık ayından bu yana çıplak gözle gözlenebilen kuyrukluyıldız, 10 ocakta en yüksek parlaklığına ulaşmıştı.
ı 8 nisanda izlenebilecek
**Hem Fare,Hem Kumanda!**
Bilgisayarınızdaki müzik ve eğlence uygulamalarınızı uzaktan yönetebileceğiniz Logitech’in yeni MediaPlay kablosuz optik faresi Hızlı Sistem’de
Günümüzde PC klavyelerinde multimedya fonksiyon kontrol tuşları neredeyse standart hale gelmiş durumda. Logitech yeni MediaPlay kablosuz optik faresi ile PC’de müzik dinleme ve film izlemeyi daha kolay hale getiren bu tuşları bulunmaları gereken asıl yere, yani kablosuz fare üzerine taşıdı!
Logitech MediaPlay, gelişmiş bir kablosuz optik fareden beklenen her şeyi fazlasıyla yapıyor. Bu ürünü diğer kablosuz optik farelerden büsbütün farklı yapan özelliği ise, bilgisayarınızdaki müzik, video ve resim işleme uygulamalarını uzaktan kontrol etmenize imkân tanıması! Logitech MediaPlay kablosuz optik fare sayesinde, MP3 arşivinizi, müzik CD’lerinizi dinlemek, CD ve DVD filmlerinizi izlemek artık çok daha keyifli.
PC çevre birimleri alanındaki üstün kaliteli ürünleriyle tanınan Logitech’in öncü ve yenilikçi kimliğini pekiştiren MediaPlay kablosuz optik faresi Hızlı Sistem tarafından piyasaya sunuldu.
Logitech MediaPlay’in Üstün Özellikleri
• Mavi aydınlatmalı 10 ekstra multimedya tuşu.
• AA (kalem) pillerle 6 aya varan pil ömür süresi.
• RF kablosuz alıcı ünitesi için USB veya PS/2’den bağlantı
• Hatasız optik tarama, 3 metre kullanım mesafesi.
• Ekstra yön, hareket ve fonksiyon tuşları.
• Hafif yapı, ince tasarım.
• Hem sol hem de sağ elde rahat kullanım.
Logitech MediaPlay, ürünle birlikte verilen MediaLife™ yazılımı ile birlikte, Microsoft Windows Media Player, Musicmatch ve Real Player gibi pek çok yaygın medya uygulamasını kontrol edebiliyor.
Mavi aydınlatmalı oynatma/duraklatma (play/pause), ileri/geri (forward/back) ve ses açma/kısma düğmelerine sahip olan Logitech MediaPlay Mouse, gümüş/mavi ve siyah/kırmızı olmak üzere iki farklı renk kombinasyonu ile satılacak. Ürünün son kullanıcı fiyatı, 64$+KDV.
**Sony’den TV’ye Zoom Yapan Dekoder**
Sony, televizyon görüntüleri üzerinde zoom yapılmasını sağlayan, netleştiren ve renkleri canlandıran bir dekoder geliştirdi.
Dünyanın en büyük tüketici elektroniği üreticisi Sony, dekoderin Japonya dışında satılmayacağını duyurdu. Uzaktan kumanda ile kontrol edilen Creation Box, TV sinyallerini, görüntülerin netleşmesini sağlayacak şekilde yeniden tanımlıyor. Görüntü, Büyük ekranlı televizyonlarda dahi zoomlandığında bulanıklaşmıyor.
Sony, dekoderin çok figürlü görüntülerde arkaplandaki ve küçük figürlerin görüntüsünü güçlendirdiğini iddia ediyor. Creation Box kullanıcıları yüksek çözünürlüklü TV yayınlarında zoom yapabiliyor ve görüntüyü durdurmalarına olanak veriyor. Dekoder ayrıca video görüntülerin üzerinde zoom yapılmasına da olanak veriyor. Sony, Creation Box’ta kullanılan teknolojileri üst profil televizyon setlerine de entegre edileceğini duyurdu. Sony’nin ilk olarak Japonya’da satışa çıkaracağı dekoderin fiyatı 4 bin 800 dolar.
**Tuslardan enerji ureten bilgisayar...**
Dizüstü bilgisayarlarin klavyesinde yazi yazildiginda , parmaklarin tuslara vurusunu elektrik enerjisine çevirerek bilgisayarin güç kaynagini sarj eden bir aygit gelistirildi . ABD `nin önde gelen bilgisayar üreticilerinden Compaq tarafindan patentlenen düzenegin, tasinabilir bilgisayarlarda kullanilan enerji kaynaginin boyutlarini küçültmesi yada kullanim süresini büyük ölçüde arttirmasi bekleniyor . Kurumun Houston kentindeki merkezinde görevli arastirmacilardan Adrin Crisan , klavye tuslarinin oturdugu ignelerden her birine küçük miknatislar takmis . Her ignenin çevresine de bobinler yerlestirmis . Tusa her basildiginda miknatis , bobin içinde hareket ederek küçük bir elektrik akimi yaratiyor . Bu akim bir kondansatörde depolaniyor . Yeterince yük biriktiginde , kondansatördeki enerjiyle bilgisayarin güç kaynagi yeniden dolduruluyor .
Miknatislarin, bobinler ve sarj aygitlarinin , bilgisayarin maliyetine biraz yükseltecegi hesaplaniyorsa da , bulusun sahibi , müsterilerin , daha uzun ömürlü güç kaynaklari için biraz fazla parayi seve seve ödeyeceklerini düsüncesinde . Yeni düzenege sahip bilgisayarlarin , b,r elektrik kaynagina bagli olmadan 10 saat süreyle çalisabilecegi saniliyor.
Crisan , daha önce de bilgisayarlarin performansini arttiran üç ayri düzenegin patentini almis . Isin ilginç yani , kendisinin asil uzmanlik alaninin yazilim olmasi .
**NASA'yı Uzayda Sex Korkusu Sardı**
NASA,Mars'a insan göndermeyi planlıyor.30 ay sürecek yolculukta kadın ile erkek astronotlar arasında cinsel ilişki olma olasılığı çok fazla. Bunu önleme yolları arıyorlar.
Bunun da 50 milyar dolarlık projeyi riske atmasından kaygı duyuyor. NASA yetkilisi Lawrance Palinkas 2000 yılından bir örnekle endişesini şöyle açıklıyor: "Uzay Istasyonu'nda görevli iki Rus, Kanadalı kadın astronotu öpmeye çalıştı. Amerikalılar araya girince kavga çıktı. Cihazlar hasar gördü. Ruslar'ı kabinlerine kilitleyerek görevi tamamlamayı başardık. Yani erkek ve kadın astronotlar ilişkiye girmememeli. Üstelik sıfır yerçekimli ortamdaki cinsel birleşmenin sonuçlarını da bilmiyoruz."
NASA şimdi seks yapılmasını önlemek için araştırmalara başladı. Psikoloji uzmanlarına danışan NASA'nın önünde iki seçenek bulunuyor. NASA, Mars'a sadece erkek astronotlardan oluşan bir ekip gönderecek ya da astronotların cinsel arzularını en aza indirgeyecek tıbbi yöntemlere başvuracak. NASA'nın ikinci seçeneği uygulaması bekleniyor.(Alıntıdır!!!)
marsa ilk ayak basan insan cenabet olursa bundan soraki uzay çalışmaları iflah olmaz!!! (buda alıntı bi söz ama yoruma deli olduğum için sizle paylaştım