REHA MUHTARDAN SORULAR
Reha kimsenin soramadığını sorar
-Mahkumlar kaçmak için mi tünel kazdılar?
Mahallenin muhtarı Reha bey ,tacizle suçlanan okul
müdürüne çıkışır:
-Sen benim sözümü kestiğine göre kim bilir daha neler
yapmışsındır.
Harika Avcı'nin kürtaj yaptırması konusunda ünlü
jinekolog ,Doktor Reha meraklıdır:
-Peki şimdi bebek nerde?
Karısını boğarak öldüren adama büyük insan rehanın ilk
sözü:
-Efenim başınız sağ olsun...
Deha Reha bazen anlamakta güçlük çeker,
-Doğuştan kör olduğunuzu anladım da beyefendi
küçükken de gözleriniz görmüyor muydu onu soruyorum?
Hz.imam Reha
-Salı günü kılınacak Cuma namazından sonraki
defnedilecek cenaze.
Reha sorar :
- Efenim simdi o adam size ne yaptı efenim?
Alparslan Türkeş 'in cenaze törenin olduğu gün sevgili
Reha şöyle konuşur:
- Cenaze töreninde sayıları on binin üzerinde yedi bin
güvenlik görevlisi vardı
Anlayışlı tecavüze uğramış genç kıza canlı yayın
Sorusu:
-Ne yaptılar? O an nasıl hissetiniz?
Saint Bernard Reha'dan, donmak üzereyken kurtarılmış
dağcılara asrin sorusu:
-Soğuk muydu?
Daima akil dolu konuşur Deha Reha:
-Peki siz sormadınız mı sünnetçiye neden hepsini
kestiniz diye?
Tecavüzcü Coşkuna pabucunu ters giydiren Reha sorar:
-Tecavüz ederken neler hissetiniz? Hayır ben pek
tecavüz etmem ondan sordum
Reha bıçaklanan ancak hayatı kurtulan kadına sorar.
-Sizi öldürebildi mi efenim?
BANKALARDA DİALOG
MÜŞTERİ : para çekecektim.
- hangi hesaptan
- benimkinden.
- tamam beyefendi de sizin hesap no.su kaç?
- bilmiyorum.
- isim neydi?
- benim gendimin mi?
- YOK EBENİN... (denemiyo tabii..)
********
- günaydın. sizin işlem neydi?
(bir arkada bekleyen bayan ) : sohbet etmeyi bırak da işini yapsana kardeşim. !
********
MÜŞTERİ : Ben aycell faturasını bankadan yatırdım. ama hattım borcundan dolayı kapandı.
- nasıl olur? biz aycell tahsilatı yapmıyoruz ki?
- ben oyak'dan yatırdım zaten.
- ?
- ona bi baksak. olmuyo mu? oyak çok kalabalık da...
- olurmu kardeşim. ben nasıl görürüm oyağın hesaplarını?
- şundan baksan?(bilgisayarı gösteriyor.) hani onlar da oradan bakıyo da. olmuyo mu öyle?
- oluyo canım. hatta elim değmişken tapu da, muhtar falan da işin varsa onu da aradan çıkaralım.
************
- doğum tarihiniz?
- 57
-tam tarih alıyım?
- 1957
***********
(kredi kartları için call center genelde anne kızlık soyismini ve mezun olunan ilk okulu güvenlik şifresi olarak kullanıyor)
- mezun olduğunuz ilk okul?
- ben lise mezunuyum.
- tamam da bana ilkokul adı lazım.
- iyi de ben liseyi bitirdim!
- ?
- anne kızlık soyismi?
- bilmiyorum.
- (pratiğiz ya!) dayınız soyismi ne?
- ya bi kart vereceniz taa dayımı karıştırıyonuz. istemem kart mart. (hışımla şubeyi terk eder.)
KOMİK AMA GERÇEK BİR OLAY
WordPerfect'in yardım hattında banda alınmış bir telefon
konuşması. Bu konuşma sonrası Helpdesk (= yardım masası) elemanı işinden kovuluyor. Kovulduktan sonra da şirketi kendisini
"gerekçesiz" işten çıkardığı için mahkemeye veriyor.
İşte Telefon Konuşması :
- Yardım hattı, buyrun, nasıl yardımcı olabilirim?
- Bir sorunum var.
- Nasıl bir sorun?
- Yazı yazıyordum, birden bütün kelimeler gitti?
- Gitti mi?
- Yok oldu!
- Ekranda şu anda ne görüyorsunuz?
- Hiç bir şey.
- Hiç bir şey mi?
- Yazdığım hiç bir şey ekrana çıkmıyor.
- Hala Wordperfect programında mısınız yoksa
programdan çıktınız mı?
- Bunu nereden bileyim?
- Ekranda bir "C" harfi görüyor musunuz?
- Bir "hece" mi...
- Boşverin. Ekranda yanıp sönen bir çizgi var mı?
- Söyledim ya hiç bir şey yazmıyor.
- Monitör üstünde yanan bir lamba var mı?
- Monitör ne?
- Ekranı olan yer, televizyon gibi... Çalıştığını
gösteren küçük bir lamba var mı?
- Bilmiyorum.
- Monitörün arkasına bakın, oraya bir elektrik kablosu
giriyor olması lazım. Görebiliyor musunuz?
- Evet.
- Harika, o kabloyu takip edin duvarda elektriğe bağlı
mı bana söyleyin.
- Bağlı
- Harika. Monitörün arkasına bakınca bağlı olan tek
kablo mu gördünüz, yoksa iki tane mi?
- Görmedim.
- Tekrar bakar mısınız, ikinci bir kablonun da bağlı
olması lazım.
- Evet buldum.
- Tamam, şimdi onu takip edin bilgisayara bağlı mı
diye bakın.
- Kabloya ulaşyasaklılaryorum.
- Ulaşmayın, bağlı mı diye bakabilir misiniz?
- Olmuyor.
- Bir şeyden destek alıp eğilip bilgisayarın arkasına
baksanız....
- Eğilmek dert değil, karanlık olduğu için
bakamıyorum.
- Karanlık?
- Ofisin ışıkları kapalı, pencereden gelen ışık
yetmiyor.
- Ofisin ışıklarını yakın.
- Yanmaz.
- Neden?
- Elektrikler kesik.
- Elektrikler mi kesik. Tanrım...!(kısa bir sessizlik)
Bilgisayarın kutusu, kitapları herşeyi duruyor mu?
- Evet dolapta.
- Simdi bilgisayarı sökün , aynen aldığınızdaki gibi
paketleyin ve aldığınız dükkana iade edin.
- Durum bu kadar kötü mü?
- Korkarım öyle!
- Peki tamam. Onlara ne diyeceğim?
- "Ben bilgisayar kullanamayacak kadar aptalım"
diyeceksiniz...