Başbakanlık Teftiş Kurulu’nun hazırladığı raporun detaylarını Fanatik’ten öğrenen Haluk Ulusoy patladı: “Rapor elimize geçtiğinde, bir açıklama yapacağız. Raporu medyadan öğrenmemeliydim”
**"Hesap vermeye hazırız"**
İftar için buluşmayı planladığımız Haluk Ulusoy’la elimize geçirdiğimiz raporu baskıya hazırladıktan sonra 5 saatlik bir rötarla buluştuk. Daha önce hoş bir sohbet yapmayı planladığımız başkan istirahat için çekildiği odasından neşeyle yanımıza gelirken, rapora dair yazdığımız haberin huzurunu kaçıracağını düşünmüştük. Fanatik gazetesinin prova safyalarını eline aldığında yüz ifadesinde huzur görerek şaşırdığımız başkan, “Bundan önceki raporda da bu bilgilerin bazıları yazılmıştı. Biz denetlenmeye de, kusurlu işlerin hesabını vermeye de hazırız Hakan Bey kardeşim” diye başladığı sohbet, başkanın cevap hakkını kullandığı isyan ve sitem dolu sözlerin yeraldığı bir röportaja dönüştü. İşte Ulusoy’un gündem yaratacak açıklamaları...
**"Ben bunu nasıl söylerim!"**
‘Neymiş, Haluk Ulusoy Tesisleri’nde teklifsiz kalınmış. Ben bunu nasıl söylerim! Oya Hanım (Futbol Federasyonu Seyahat ve Konaklama Sorumlusu) bana telefon edip, ‘Sayın Başkan lütfen Ulusoy Firması Genel Müdürü Mustafa Yıldırım’la konuş. UEFA’nın resmi müracaatı oldu. Ulusoy Turizm firmasından başka istemiyor’ demedi mi? Oya hanım aynı Oya hanımsa, değişmediyse, bütün gerçekleri anlatacaktır. Bu sadece otobüs fiyatı. 7-7.5 yıldır tüm maçlarda UEFA’ya otobüsleri kim tahsis ediyor? Burası Hilal-i Ahmer cemiyeti mi! Bu raporlara daha Şenes Bey (Erzik) zamanına baksınlar. Bir çok kez milli takımları yurt dışına götürmüşüz. Hep bedava gitmişiz. Bir tek fatura kesmemişiz.
Yine Oya Hanım’a açın sorun. ‘Kuşadası’nda yapılan organizasyonlar için tüm otellerden fiyat alın’ demiş miyiz, dememiş miyiz? Oya hanım değişmediyse, belgeler atılmadıysa, gerçeği öğrenirler. Otellerin isimlerini de hatırlıyorum. Adakule, Korumar ve Onur Oteli aklıma gelenler mesela. Teklif alındı...’
**Ulusoy Kral dairesinde kalır!**
“Ben hayatım boyunca kral dairesinde yatacağım demedim. Tespit edenler onlar. Hatta bir kez Ankara’da Shareton Oteli’nde kalacağımız zaman kral dairesiyle ilgili, ‘Bu kadar büyük odada kalamam. Suit oda yeter’ dedim. Oradaki insanlar, ‘Başkanım biz otelle konuştuk, kral dairesinde kalıyorsunuz ama suit oda fiyatı ödüyoruz’ dediler, kaldım. Biz ülkemizi, federasyonumuzu en iyi şekilde temsil ediyorsak onore edilmeliyiz. Bu onore bir görevdir. Türkiye Futbol Federasyonu Başkanı kral dairesinde kalır. Haluk Ulusoy da kral dairesinde kalır.”
“Çiğ yemedim ki karnım ağrısın. Evet Futbol Federasyonu adına misafir de götürdük. Milletvekili de götürdük, kulüp yöneticisi de götürdük, başka misafir de götürdük. Ama bu federasyonun bir tek kuruşuna göz dikmedik kardeşim.”
“Bu rapordaki bilgilerin bazıları bundan önceki raporda da yazılmıştı. Mali işlerden sorumlu bir kardeşimiz ve herşeyden önemlisi Ata Ağabey’imiz var. Onun hayatta yaptığı ve yapacağı herşeye kefilim. Arkadaşlarımın da böyle bir tutumun içerisinde olacağına inanmıyorum. Ama kim yaptıysa cezasız kalmamalı.”
“Görevimiz gereği federasyonun yemeğini de yedik, otelinde de kaldık, misafir de ağırladık. İnkar etmiyorum ki. Ama federasyonun tek kuruş parası kursağımdan geçmedi. Ben kendi paramı yemekten acizim kardeşim...”
**Dünya üçüncülüğü’nün fiyatı nedir?**
“Federasyonun parası ile Şenes Bey’in seçiminde 32 ülke başkan ve eşlerini davet ettik. Yedirdik, içirdik, yatırdık, hediyeler aldık. Helali hoş olsun. Bunu Türkiye için yaptık. Dünyanın en tepesinde bir Türk olsun diye yaptık. Yaklaşık 600 ya da 800 bin dolardır. Raporda tek kelime yok.”
“Sekiz senelik federasyon başkanlığımda kimi kulüplerde olduğu gibi devletle iş yapıp para kazanmayı hiç düşünmedim, hiç iş yapmadım. Ülkemizde herkes para peşinde koşarken, ben top peşinde koştum. Kendi işime bir gün dahi gitmedim. Çoluğumun, çocuğumun büyüdüğünü görmedim. Ülkemi de başarıdan başarıya koşturdum. Milyon dolarlar kazanabilirdim. Ama dünya üçüncülüğü kazandım, kazandırdım. Ülkemin insanını dünyanın her yerinde gururla dolaştırdım. Ama dünya üçüncülüğü kaç milyar dolara değişilebilir ki!”
**Bilerek hata yapanı Allah taş etsin**
“Ben rahatım. Bilerek hata yapanı Allah taş etsin. Bu kadar çok icraatın olduğu yerde hatanın olmaması mümkün mü? Neymiş efendim, fazla misafir ağırlamışız. Türkiye Dünya Kupası Finalleri’ne 48 yıl sonra gidecek, benim milletvekilim, antrenörüm, kulüp yöneticim gitmeyecek. Millet meclisine yazı yazmışız. Partiler isim bildirsin diye. Kore gazilerini götürmüşüz, Genelkurmay’dan isim alarak. Misafir ağırlama benim dönemimde mi başlamış. Şenes Bey zamanında Avrupa Şampiyonası’ndan dönerken misafirlerin de olduğu 176 kişilik misafir uçağında bavulların ağırlığından dolayı uçak kalkmadı! İnsanlar senin bavulun girdi, benimki girmedi diye kavga etti.”
**Saffet Ulusoy’un verdiği prim neden yok?**
“Ayıptır. Ben 32 gün çoluk çocuğumu görmemişim. Otele 17 bin dolar verilmiş onun hesabı soruluyor. Japonya’da tabut kadar otellerin fiyatı 600 dolardan başlıyor. Sen bunun hesabını soruyorsun. Keşke o günlere dönsem, bir geceliğine 100 milyar versem de Dünya İkincisi olsak. Çok çok haksız konaklamalar yaptıysam, istiyorlarsa senelerce kaldığım bütün otel paralarını geri vereyim. Bir milyon dolarsa bir milyon dolar! Haluk Ulusoy keyfi davranmış. Ulusoy Ailesi devlet büyüğünün verdiği prim sözünü yememek için cipleri kendi parasıyla almış, Saffet Ulusoy 300 bin dolar prim dağıtmış, bunlar raporlarda yok. Haluk Ulusoy kredi kartından 6 milyar harcamışmış!”
**Susma dönemi bitti, görüşeceğiz!**
“Bunlar federasyon tarafından medyaya verildikten sonra beni kim susturabilir. Rapor medyanın elinde var, muhatabı Haluk Ulusoy’da yok! Ben düşman mıyım! Rapor yazıyor ki, hukuk kuruluna verin, incelemeden sonra gerekeni yapın. Bu rapor öncelikle hukuk kuruluna gitmeli. Suç teşkil eden davranışlar hakkında gerekli yargı merciine müracaat edilmeliydi. Raporlar önce medyanın eline geçiyor. İnsanlar da sanıyor ki, raporda bahsedilen konular suç. Bir dünya spekülasyon oluyor. Suçu olan herkes cezasını çeksin. Bu raporu bakanlık onlara medyaya dağıtsın diye değil gereğini yapsınlar diye verdi. Görevi ihmal etmeyip gereğini yapsınlar, gerekirse yargıya müracaat etsinler. Biz de gidip yargıda aklanalım. Bu rapor bizim elimize geçtiğinde, yargıdan da önce toplu bir açıklama yapacağız. Tekrar söylüyorum bu raporu ben medyadan öğrenmemeliydim. Görüşeceğiz!”
**Ulusoy: Rapordaki övgüler unutulmasın**
Haluk Ulusoy, raporda kendisi ve federasyon faaliyetleriyle ilgili olumlu görüşler yer aldığına dikkat çekti. Müfettişlerin, eski federasyonla ilgili olumlu tespitlerinden bazıları şunlar...
Federasyon gelirlerinin önemli ölçüde artırıldığı görülmüştür. Türkiye Futbol Federasyonu özellikle naklen yayın gelirlerinde sağlanan ve ülke ekonomik koşullarında önemli sayılabilecek katkılar nedeniyle başarılı bulunmuştur. 2004 yılında yapılan naklen yayın ihalesinde önceki dönemde yaşanan ekonomik olumsuzluklara rağmen gelirlerdeki standart korunmaya çalışılmıştır.
Futbol Federasyonu tarafından sponsorluk gelirlerinde de geçmiş dönemlere kısayla önemli sayılabilecek düzeylerde artış sağlandığı görülmektedir. Milli Takımlarımız’ın başarıları ile doğrudan orantılı olan bu gelirlerin artmasında sportif başarıların etkisi çok büyüktür.
2002 Dünya Kupası’nda ve 2003 yılında Konfederasyon Kupası’nda elde edilen üçüncülükler tarihi başarılardır. Ancak Milli Takımlar düzeyinde sağlanan bu başarıların ülkede yarattığı beklenti, 2004 yılında düzenlenen Avrupa Şampiyonası’na katılma hakkı elde edilememesi nedeniyle hayal kırıklığına dönüşmüştür.
Kulüp Lisans Kriterleri Sistemi altyapı çalışmalarının tamamlanarak uygulamaya sokulması, özellikle futbol kulüplerimizin içinde bulundukları idari, mali ve sportif eksikliklerin giderilmesi bakımından çok önemli katkılar sağlayacak bir uygulama olarak hayata geçirilmiştir.
2005 Şampiyonlar Ligi Finali’nin İstanbul’da oynanması için yürütülen çalışmalar ve organizasyonun gerçekleştirilmesi sırasında ortaya konulan performans övgüye değerdir.
Yukarıda konu başlıkları ile değerlendirilen hususlar Futbol Federasyonu yönetiminin ve görevlilerinin başarısı olarak değerlendirilmiş ve takdirle karşılanmıştır.
**Ne dediler?**
Haluk Ulusoy Federasyonu’nun çeşitli kademelerinde görev yapan isimler, Başbakanlık Teftiş Kurulu raporundaki suçlamalarla ilgili olarak Fanatik’e konuştu. Eski federasyonda başkanvekilliği görevi yapan Ata Aksu, “Bu rapor benim için şeref madalyasıdır” derken, bir önceki federasyonun yönetim kurulu üyelerinden olan Hüsnü Hayali, “Bu federasyondaki bazı insanlar, iftira atarak insanları karalamanın peşinde” ifadesini kullandı. Eski menacer Can Çobanoğlu ise, “Ne yaptıysam, federasyon yönetim kurulunun bilgisi dahilinde yaptım” diyerek kendisini savundu. İşte Aksu, Hayali ve Çobanoğlu’nun görüşleri...
**Bu rapor şeref madalyasıdır**
Raporun yansıyış biçimi hoş olmadı. Soğukkanlı ve objektif bir değerlendirme yapılırsa, müthiş bir iş başardığımız söylenebilir. Ata Aksu olarak görev sürem boyunca toplam iki milyar doların altında imzam var. Bana isnat edilen suçlarsa, bir telefon, 375 milyon liralık bir evrak çantası ve Gaziantepspor Yönetimi’ne ısmarlanan bir milyar liralık yemek. Federasyonun İtalya’daki en etkili ismi olarak Gaziantepspor’a yemek ısmarlayamayacak mışım ha! 375 milyon liralık evrak çantası hala federasyonda ve para taşımak için alınmış bir çantadır. Telefon da yanlış hatırlamıyorsam, bir Yunanlı delegeye armağan edilmişti. Başkanvekili olarak maaş alma hakkı olan ve federasyonda görev yaptığı sürece tek kuruş maaş almayan Ata Aksu’nun bu şekilde raporlara yansımış olmasına çok üzüldüm.
ATA AKSU (Federasyon eski başkanvekili)
**Federasyonun karalama kampanyası**
Bu rapor Başbakanlık müfettişlerinin hazırladığı bir rapor. Eğer bunda bir suç varsa, gereken merciler yerine getirir. Bu raporun öncelikle federasyona gitmesi -ve gitmiştir mutlaka- federasyondan da hukuk kuruluna sevkedilmesi doğru bir harekettir. Maalesef bu Futbol Federasyonu’nun içerisindeki bazı insanlar, iftira atarak, anladığımız kadarıyla insanları karalamanın hesabında. Bizim verilmeyecek hiçbir hesabımız yoktur. Oradaki rakamlarda 600 milyon liralık otel parasından bahsediliyor. Buna kargalar bile güler! Bunu kamuoyunun takdirine bırakıyorum. Futbol Federasyonu’nun yaşadığı kaosu bizim üstümüze çevirmekle bu işin altından kalkamazlar. Herkes haddini bilecek!
HÜSNÜ HAYALİ (Federasyon yönetim kurulu eski üyesi)
**Çıkar peşinde koşmadım**
Görev, yetki ve sorumluluk dahilinde federasyonu temsil ve bu temsil doğrultusunda da çeşitli kulis, lobi, resepsiyon ve toplantılar yapılmaktadır. Bu amaçlar doğrultusunda raporda belirtilen veya belirtilmeyen çeşitli ülke temsilcileriyle yemekler organize edilmiş, görüşmeler yapılmış. Hiçbir harcama şahsi menfaatim doğrultusunda değil, bağlı bulunduğum yönetim kurulu bilgi ve onayı doğrultusunda görevim kapsamında yapılmıştır. Ayrıca yemek bedellerine bakıldığı zaman sözkonusu misafirlerin konum ve pozisyonları doğrultusunda yapılan harcamaların makul olduğu da açık olarak görülmektedir. Zira rakamlar, İstanbul veya büyük illerdeki herhangi bir restorandan farklılıklar göstermemektedir. Kredi kartımdan yapılmış harcamaların da soruşturma konusu yapıldığı belirtilmişse de kredi kartı ekstreleri belirtilen harcamaların yapıldığına ilişkin en önemli belgedir. Türk futbol tarihinin en önemli başarılarının hepsinde görevli olmanın ve katkı yapmanın gururuyla yaşarken, hayatım boyunca haksız hiçbir çıkar peşinde koşmamanın da savunuculuğunu yaptım. Görevim boyunca hep model ve örnek insan davranışı sergiledim. Türkiye büyüklüğüne yakışır şekilde nerede ve nasıl temsil edecekse o şekilde temsil etmeye özen gösterdim. Milyonlarca doların geçtiği yerde bahsedilen rakamlar vicdan sızlatıcıdır. Yurtdışı temsillerin Türkiye’ye bakışı değiştirdiği hepimizce de malumdur. Benim oğlumu, kızımı gerçek dışı bilgilerle üzmeye kimsenin hakkı yok. Kamuoyuna da ilgililere de duyururum.
CAN ÇOBANOĞLU (A Milli Takım eski menaceri)