Aynı Daum ve Schalke gibi, Gordon Milne de İngiliz ve Bolton’u iyi tanıyor…
Soyunma odasında kadroyu, rakip takımı bal gibi bilen Gordon Milne’le Mehmet Ekşi kuruyorlar…
Ortaya ne tatlı ne ekşi ama oldukça kekremsi bir Beşiktaş çıkıyor!
Daha 7. dakikada bir gol buluyorsun. Hem de ne gol…
Tak kaseti tekrar tekrar izle…
Doyamazsın!
Akıl ve beceri dolu bir gol… Pası veren de mutlu, golü atan da…
Tribünler de…
Ailton yeryüzüne gol için gelmiş…
Aynı Jardel!
Ondan daha da çalışkan ve topla oynayabilen bir santrfor.
Gol vuruşları ders olarak okutulsa herkes ikmale kalır… Onun gibi vurmak çok zor.
Zor çünkü Ailton ne yapacağını önceden kestiriyor. Devamlı kaleyi ve golü düşündüğü için topla buluşuyor, kaleye bakıyor ve istediği yere, dikkat edin “istediği yere” çok net vuruşlarla atıyor. Kaleci tuttu tuttu tutamadı, geçmiş olsun!
Koy topu santraya…
Bravo Ailton, Bravo Tümer o ne güzel pastı öyle, tereyağ gibi…
Bu kadar kötü gidişe rağmen maça golle başlayan bir Beşiktaş var sahada…
Diyorsun ki Rıza mıza neymiş, topu futbolcu oynar, Beşiktaş da iyi…Nasıl olsa Bolton’u üçler!...
Haydaaa, böyle de gol yenir mi!
Gollerin artmasını beklerken bir de bakıyorsun Beşiktaş defansı mehtaba çıkmış...
Senegalli El Hadji Diouf sağdan öyle bir top kesiyor ki 5 Beşiktaşlı el ele tutuşmuş yıldızları seyrediyor. Sanki “beşibiryerde”ler… Top hepsinin önünden geçip bir başka güney Amerikalı yıldızın önüne düşüyor ve gol! Cordoba mordoba hava!...
Bırakırsan adamı kaleciyle burun buruna n’apsın Cordoba!...
Oysa Cordoba Beşiktaş’ın emniyet supabı… Adam libero gibi oynuyor ve takıma güven veriyor ama anlayan kim!...
Yazık yaw!
Böyle de gol yenir mi?
Sonrası rezalet!
Olur böyle şeyler,Beşiktaş yine Bolton’a çakar derken devre bitiyor…
Bolton, İngiliz premier liginin 3. sınıf takımı…
İnanmazsan bekle gör…
Allah Allah ikinci yarı da Beşiktaş’ta tık yok…
Bir koşturmacadır gidiyor…
Kleberson ve Tümer ümidin ötesi isimler…
Aaa onlar da fıs!
Derken Tümer sakatlanıyor…
İbrahim Toraman da sakatlanınca çıkmış yerine Gökhan girmiş…
Hay Allah Gökhan da sakatlanıyor ve Mustafa Doğan giriyor oyuna…
Bir anda üç sakat!
Zaten Okan, Pancu, Sergen sakat!
Hayırdır inşallah! Beşiktaş iki yıldır sakata geliyor!
Kurşun mu döktürmeli ne?
Tek çıkar yol devrim!
Sevgili, sevecen, boncuk gözlü, sevimli yüzlü Yıldırım Demirören bir şeyler yap!
Takımın başına mutlaka bir yabancı ama baba isim getir.
İçeride kadronu yeniden gözden geçir.
Fazlalıkları at!
Sayısal zenginlikten vaz geç, kaliteye yönel…
Bir de;
Çık konuş!
De ki;
Özür dilerim.
Osman TANBURACI