Fedarasyon Başkanvekili Hasan Doğan, Sebat-Kayseri maçıyla patlayan bahis skandalının gizli kalmış şifrelerini ilk defa Sanem Altan'a anlattı
İzilinizle en merak ettiğim konuyla başlamak istiyorum, Gökdeniz.. En başından beri Gökdeniz'in bahis skandalinin içinde olduğunu biliyordunuz, değil mi?
"Bu konuda çok şey yazılıp çizildi, üzülerek söylüyorum çoğu da yanlıştı. Esası şu: Sebat-Kayseri macında bahis girişimi olarak sonuca tesir edecek bir organizasyon bu. Bu orgazisyonun bir ucu da o pazar oynanacak G.Saray-Trabzon maçı... Kazanılacak para, yatırılan paranın 52 kati."
**Peki toplam kaç para yatırıldı?**
"İddaa farkedene kadar Kayseri-Sebat maçına oynanan para 700 milyar... Manipülasyon yapılan kısmın, bunun yarısı olduğunu tahmin ediyoruz. Bu olaylar çıkmasaydı l trilyon lira daha yatırılacakmış. Arnavutluk'tan gelen bir para bu."
**Federasyona ilk bilgi iddaa şirketinden geldi sanırım, değil mi? Sebat Kulübü'nün resmen size ve savcılığa başvurmasından önce yani?**
"Evet, onlar savcılığa gitmeden haberimiz vardı. Çünkü iddaa teşkilatı Sebat-Kayseri maçını tahtadan kaldırdı. Ve G.Saray-Trabzon maçını da kal dırmak istiyordu. Ama ben "Bir limit koyalım, yatırdan para o sınırı aşarsa kapatalım" dedim. Çünkü o maça oynanmış para çok değildi o sırada. Sonra da çok artmadığı için tahtası kapanmadı. Süper Lig'de bu kadar büyük bir maçın tahtası kapansa ortalık çok karışırdı."
**Ve federasyon 5-6 saat içinde hemen açıklama yaptı "Kayserispor bu işe karışmamıştır" diye...**
"Evet, 'Nasıl oldu da Kayserispor'u bir gecede akladınız' diye çok suçlandık. Ama herkesin gözden kaçırdığı birşey var asıl hızlı açıklama Sebat kulübünden geldi. 'Kayserispor bize şike teklif etti' diyorlardı açıklamalarında. Ama ortada şike yok ki... Bahis organizasyonu var. Bir kulübü delil olmadan töhmet altında bırakmak olurdu sussaydık... Sebatlılar böyle bir açıklama yapmasaydı hiçbir şekilde 'Kayseri bu işin içinde değil' demezdik."
**Ama sonuca baktığımız zaman, Kayserispor kalecisi Metin Aktaş 12 ay ceza aldı... Bütün kulübü suçlayamayız bir kaleci için ama 'Kayserispor bu bahis şikesinin içinde yoktur' demek için de erken davranıldığını görüyoruz...**
"Bizim ilk yapmak istediğimiz şu, olayın bir iddaa orgazisyonu olduğu kesin. Bunun Bakırköy ve Trabzon şubelerinden oynandığını, kaç lira yatırıldığını, hangi maçlara oynandığını ve paranın kimler tarafından verildiğini biz o dakikada biliyoruz. Bu verilere bakarak Kayserispor'un denildiği gibi şike teklifi yapmadığını, üstelik paranın Kayserispor'a teklif edildiği de biliyoruz. Para hem Sebat'a hem Kayseri'ye gidiyor. İki taraftan da birşey isteniyor. Dolayısıyla Kayserispor'un şike teklif etmediği açık... Yani bırakalım da suçlu olmayan bir kulüp zan altında mı kalsın?"
**Başka bir kulüp olsaydı da böyle olacaktı değil mi? Çünkü 'Dışişleri Bakam Abdullah Gül'ün ve Federasyon Başkanı Levent Bıçakçıdan Kayserili olması Kayserispor'un korunmasına yeter' diye bir inanış var, bu doğru olabilir mi?**
"Sadece Kayseri yok ki olayın içinde, Trabzon da var... Önemli birileri de Trabzonlu'dur herhalde... Çok saçma böyle düşünmek."
**Peki Gökdeniz bu organizasyonun neresinde?**
"Komisyon kurulmadan önce elimizdeki delillerde toto bayisiyle yapılmış telefon görüşmelerinin kaydı vardı ve bazı futbolcuların isimleri çıktı orada. Bunun üzerine Şike Tahkik Kurulu'nu kurduk. Rapor hazırladılar. Buna göre Bulgaristan macında yaptığımız yönetim kurulunda tedbirli ve tedbirsiz diye kararlarımızı almıştık futbolcular hakkında. Raporda Gökdeniz için 'Bazı telefon görüşmeleri şüpheli görülmüştür, işin içinde olabileceği düşünülebilir' diye muğlak bir ifade vardı, biz de buna göre tedbirsiz olarak karar vermiştik, soruşturma devam etmek üzere tabii."
**Sonra?**
"Disiplin kurulu ifadeler almaya başladı. Elimizde çok delil vardı. Soruşturmada bu ilişkileri izah edemeyen futbolcular daha sonra disiplin kuruluna itiraf ettiler. Sebatlı Ali Şen bunların başında. TV'de çıkıp ne anlattıysa ifadesinde de bunları söyledi. Ardından Ukrayna maçı vardı."
**Ve federasyon suçlu olduğunu bildiği halde Gökdeniz'in Milli Takım'a alınmasına izin verdi. Niye?**
"Oyuncu seçme işi Fatih Terim'in. Ona gidip de 'Disiplin Kurulu'nun elinde şöyle ifade ve deliller var Gökdeniz hakkında' demek de doğru değildi. Terim Gökdeniz'i almasaydı çocuğa cezayı kendisi vermiş gözükecekti, bu da olmazdı, çünkü Disiplin Kurulu o tarihte henüz cezalan vermemişti. O yüzden Ukrayna macında oynadı."
**O maç dönüşü uçakta Gökdeniz'le konuştunuz... Neler geçti aranızda, itiraf ederse cezasında indirim olacağını vaat ettiniz mi Gökdeniz'e?**
"Yalnız ben yoktum, Fatih Hoca'yla birlikte konuştuk Gökdeniz'le. Ona şunu söyledim, 'Sen milli bir futbolcusun, sana yakışan şey disiplin kuruluna herşeyin doğrusunu söylemektir, biz de senden bunu bekleriz. Eğer konuşursan, itiraf edersen normal cezandan mutlaka indirim de yapılır' dedim. Ama asla '3 ay olur, 5 ay olur' gibi süre belirtmedim. 16 aylık cezası da, itiraf ettiği için 10 aya düşürüldü, itiraf etmeyenler ya da disiplin kuruluna yanlış bilgi verenler indirime tabii olmadı."
**Gökdeniz tam olarak ne suç işlemiş?**
"Arnavutluk'tan gelen paranın trafiği Gökdeniz üzerinden yapılıyor. Gökdeniz bunu itiraf etti. Ceza alan 5 futbolcu Ogün, M Şen, Metin Aktaş ve Bayram'ın yer aldığı organizasyon da Gökdeniz liderliğinde kuruluyor. Arnavut Bushi'nin de adı geçiyor ama ne kadar doğru bilemiyoruz. Oynadığı dönemde Gökdeniz'i buna alıştırdığı söyleniyor. Bildiğimiz tek şey Gökdeniz'in çok pişman olduğu... Zaten itiraf ettikten sonra da 'Şimdi vicdan azabından kurtuldum' demiş."
**Beşiktaş'ın başarılı olması imkansız!**
**Beşiktaş'ın kongre üyesisiniz. Tuttuğunuz takımın son durumu nasıl değerlendiriyorsunuz?**
"Geçen yıl size söylemiştim. F.Bahçe'nin şampiyon olduğu sezon Beşiktaş'a operasyon yapılmıştı. Ama öyle olsa dahi, Beşiktaşlıların bunu unutup hayata devam etmesi lazım. Oysa hâlâ aynı şeyler konuşulup; pankartlarla, açıklamalarla taraftarın gerginliği had safhaya ulaştırılıyor. Bana cezalar yüzünden kızıyorlar, sahaya yabancı madde atan taraftarın arkasında ben nasıl durayım ki! Yönetimin de onları cesaretlendirmek yerine, yanlışlığı düzeltmesi lazım. Bakın, D.Bakır maçında olay çıktı, üst üste 3 hafta puan kaybedildi. Bunun acısını en fazla futbolcular çekiyor, normal futbollarını oynayamıyor. Bu gerginlikle Beşiktaş'ın başarıya ulaşması mümkün değil."
**Sonunda Milli Takım play-off'a kaldı. Rakibimiz İsviçre... 2006'ya artık ne kadar yakınız?**
"İsvicre güçlü bir rakip. Ama kendi grubumuzdaki Yunanistan ve Danimarka'dan daha gücü değil. Geçeceğimize inanıyorum."
**Başarı kimin, Yanal'ın bunda payı var mı?**
"Bugüne dek tüm dünya ve Avrupa şampiyonalarına grup ikincisi olarak gittik. Hiç grup birinci olamadık. Ne yazık ki elimizdeki kaynağı iyi kullanamıyoruz, îşte ancak böyle son dakikalarda dualarla yapabiliyoruz. Bu başannınsa kime ait olduğunu bilmek çok zor. Ersun Yanal'ın da aldığı puanlar var bu başarının içinde ama Fatih Terim geldikten sonra milli takımın bambaşka birşeye dönüştüğünü hep beraber gördük."
**Hocayı değiştirmeseydiniz gerçekten play-offa gitme şansımız yok muydu?**
"İki hocayla da çalıştık. Şu bir gerçek ki Fatih Terim'le milli takımlar olduk ilk defa. Bu konuda çok çaba sarfetmiştik önceki dönemde. Genç, ümit, A milli diye ayrı ayn takım olmamak, tek yürek olmalı, tek sistem olmalı, tek hedef olmalı. Hocaların hepsinin birbirine yardım etmesi lazımdı. Ama Beylerbeyi'ni bile 5 kuruş para harcatmadan kendi kendine yeniden yaptırdı Fatih"
**Şunu söylüyorsunuz, Ersun Yanal Akdeniz Oyunları'na gitmediği için görevinden alınmıştı. Oysa ki Terim, Peru'da U-17 oyuncularıyla beraber ağladı. Aradaki en temel fark bu mu?**
"Peru'dan önce de, Terim göreve geldiği gün tüm milli takımların başı olduğunu hissettirdi. Hem hocaların hem futbolcuların hem de kamuoyunun Fatih Terim'e olan güveni daha fazla, bunu yakinen gördüm. Ersun için, bu liderliği göstereremek başarısızlığı getirdi. O dönemde Ersun'a "Mili takan hocaları kendi aralarında takan alamazlarsa nasıl kendi fiıtbolculanmza 'Takım olun' diyeceksiniz" demiştim. Önce hocaların takım görüntüsü vermesi gerek. Bunu yapamadı."
**O dönem gerçekten Ersun Yanal ve altındaki diğer milli takım bocalan arasında anlaşmazlık vardı yani, neydi problem?**
"Ortak çalışma yapamıyorlardı. Şimdi ise Fatih Terim ve bütün kadro sabahtan akşama kadar federasyon binasında... Adam sabah 09.00'da geliyor geceyarısına kadar kasetler seyrediliyor, toplantılar yapılıyor, sürekli bir üretim var."
Haber: Sanem ALTAN
Kaynak : Vatan