Aziz Yıldırım "Gerçekleri söyle Hakan Bilal"
Bugün yapılan Yüksek Divan Kurulu Toplantısı'nın son bölümünde konuşan Başkanımız Aziz Yıldırım gündeme damga vuracak açıklamalar yaptı. İşte Başkanımızın Yüksek Divan Kurulu'nda yaptığı konuşmanın metni:"Uzun zamandır konuşmuyordum, konuşmayıda sevmiyorum. İcraat yapmak istiyorum. Ancak bugün konuşacağımı bir yönetici arkadaşımızın gazetelerde çıkan haberlerine istinaden 15 gün önce belirtmiştim. Bu konuya gelmeden önce tüzük konusuna değinmek istiyorum. Elimizden geleni yapıyor herkesin isteğine uygun, yeni medeni kanuna ve AB kriterlerine uygun bir tüzük yapmaya çalışıyoruz. Yeni tüzüğe göre Yönetim süresi 3 yıla çıkacaktır. Mayıs ayından geçerli olmak üzere. Yine kongreler Mayıs ayında yapılacak. Bununda sebebi yeni gelecek yönetimlere gelecek sezonun planlamasını yapma şansını tanımaktır."
Herkes gelsin bu kongreye adaylığını koysun düşüncelerini söylesin. Ben başkan olarak herşeyi konuşmadım. Bu yaşıma kadar onurumla yaşadım onurumlada yaşamaya devam edeceğim.
Hakan Bilal Kutlualp’in gazetede çıkan haberlerinin ardından çıkan söylentilerde “Aziz Yıldırım temlik koydu” denildi. Böyle bir şey yok. Biz verdik, vermeye devam edeceğiz. Ben şahıs olarak hareket etmiyorum. Sizden aldığım yetkiyle buradayım. Sorumluluklarım var ve bu sorumluluklarımı yerine getirmeye çalışıyorum. Hürriyet gazetesinde üç maddelik soru soruyorlar. Cevaplıyorum ama karşılığında reaksiyon yok. Onlar geliyor stada maçını izlemeye devam ediyor madem delikanlısınız söylediğiniz sözün arkasında durun ve ispatlayın.
Burada Fenerbahçe için çalışan birçok isim var. Gerek yönetimimizde gerek yönetim dışında. Onlar kamuoyunun önüne çıkmadılar. Kendileri için değil Fenerbahçe için çalıştılar. Bende kendisi için çalışanlarla Fenerbahçe için çalışanları ayırıyorum. Sizde ayırın !
1907 derneğine yeni tribünün yapımında ve diğer konularda verdikleri destekten dolayı teşekkür ediyorum. Müzemiz yakında açılacak. Bu yüzden tüm Fenerbahçelilerden rica ediyorum elinizde Fenerbahçemize ait ne varsa getirin sizin isminiz altında müzemize koyalım ve sergileyelim.
Hakan Bilal Kutlualp meselesine gelince
8 yıllık görev sürem boyunca birçok şey öğrendik. Bu süre içinde devamlı destekçimizi başta Taraftarımız ve Divan Kurulumuz oldu. Pendikspor mağlubiyeti bizim için bir milad oldu. O gün bu takım şampiyon olacak başkan diye bağıran Taraftarlarımızdan aldık gücümüzü. İki kardeşim var özel hayatımızda iş hayatımızda anlaşmazlıklarımız olabilir. Onları orada affedebilirim. Ancak aynı anlaşmazlıklar Fenerbahçe’nin menfaatlerine zarar verecek konularda olursa kardeşim dahi olsa affetmem. Gazeteye çıkıp konuştuktan sonra “Bunlar aile meselesi” diyemezsiniz.
Ben Hakan Bilal Kutlualp’i nerde nasıl tanıdım. Önce oradan başlayayım. Aslında konuşacak çok şey var. Ama nereden başlayacağımı bilmiyorum. O kadar çok şey var ki. Kendisini dost tavsiyesi ile Yönetim Kurulu’na aldık. Brezilya’ya gittik Nobre ve Luciano’nun transferleri için. 10 gün bizi aramadı. Brezilya Milli Takımı’nın maçını seyretti. İlhan’a sordum “Neler oluyor? Nerde Hakan Bilal?” aldığım cevap “yarın Almanya üzerinden İstanbul’da olacak” aynı gün yeğenim arıyor. “Seninkiler Careffour’da yemek yiyor” Kim benimkiler diyorum…yeğenimin cevabı “Hakan Bilal, Şansal Büyüka ve Turgay Aksoylu”. Anelka’nın transferinden haberin varmıydı? Appiah için bende gittim. Pazarlıkları bitirdim çıktım. Mahmut Uslu ve Hakan Bilal kalan işleri hallettiler. Neden Mahmut Uslu’nun adı çıkmıyor?
Yeni yapılan tribünün çatısı konulacak Nihat Özbağı saban 05.00’te Antalya’dan gelmiş, ben yine öyle Ankara’dan. Diğer arkadaşlarda gelmiş merak ediyor. Ne olacak? Nasıl olacak? Çevre düzenlemesi çevredeki binalara zarar gelmesin diye uğraşıyoruz. Kimseye bir davet yok. Herkes Yönetici ve sorumluluk hissettiği için orada. Ertesi gün gazetede yazı çıkıyor “Hakan Bilal’i Aziz Yıldırım davet etmedi” Ne daveti yahu? Yöneticiysen sorumluluk hissediyorsan diğerleri gibi sende gelirsin. Neden bunları burada söylemiyorsun? Neden Başkan ben bunları yaptım. Sen böyle yaptın bunun için küstüm demiyorsun..
Sonra çıkıp “Biz Aileyiz aile içinde olur böyle şeyler” diye beyanat veriyorsun. Madem öyle neden gelip Ailenin reisi ile konuşmuyorsun? Neden mahremiyetimizi sağda solda konuşuyorsun? Neden bunları burada ifade etmiyorsun?
Fenerbahçe’de Futbol Şubesi yok ancak bu transferler vesaire mevzuları halletmesi için Dış İlişkilerden sorumlu yöneticiyi tayin ediyoruz. Bunlarda basınla sıkı fıkı oluyorlar sonra halleri böyle oluyor. Dün Sadettin Saran vardı bugün Hakan Bilal.
Anelka’yı Newcastle istedi. Hayır satmıyoruz dedim. Madem kurumsallaşıyoruz, karşı tarafada bu düşüncemizde ciddi olduğumuzu göstermek için olayı tamamen CEO’ya devrettim. “Bundan sonra bu konudaki muhatabınız CEO’dur” diye fax çektirdim İngiliz kulübüne. Buna rağmen Yöneticileri ile birlikte gelmek istediler. Yönetim Kurulundayız CEO’yu arattım ve sorumluluğun kendisinde olduğunu gelmemelerini söylemesini belirttim. Neden bunları söylemiyorsun?
Bak şimdi seni ne Turgay Aksoylu nede Erman Toroğlu kurtaramıyor. Yine buradaki insanlar sana destek oluyor. Bir koltuğa saplanıp kalmayın. Eğer ben Aziz Yıldırım bu koltukta onurumdan ve şerefimden taviz veriyorsam çeker giderim.
Bu kulübün bir yönetimi var ve bu yönetiminde bir işleyişi. Transferden yapılacak tüm işlere kadar her karar Başkanın önderliğinde ki Yönetim Kurulu toplantılarında alınır. Şu kadarını söyleyeyim…
“Ben seninle çalışmam arkadaş. Bundan sonra ne karar alırsın senin bileceğin iş. Ancak senin katılacağın Yönetim Kuruluna Aziz Yıldırım girmez. Bunu da bütün kongre üyeleri bilsin…” diyerek sözlerini noktalayan Başkanımız Aziz Yıldırım’ın oldukça sinirli oluşu dikkatleri çekti. Cümle aralarında “daha söyleyecek çok şey var ancak özel. Burada olmaz abes olur ayıp olur” diyerek vurgu yapan Başkanımız Hakan Bilal Kutlualp’i kesinlikle Yönetim Kurulu’nda istemediğini ifade etti. Başkanın bu konuşmasını sadece dinlemekle yetinen Kutlualp’in tutumu merak konusu.
Kaynak: antu.com