Almanya’da yetişen gurbetçi futbolcular Türk futbolunun lokomotifi olurken, Panzerlerin futbolundaki düşüş gözlerden kaçmıyor. 2006 Dünya Kupası’nın ev sahibi olan Almanlar, Yıldıray, Hamit ve Halil Altıntop kardeşlerden sonra Nuri Şahin’i de Türkiye’ye kaptırmanın üzüntüsünü yaşıyor.
A Milli Futbol Takımımız, Almanya'dan gelen gurbetçi yıldızlarla hayat bulurken, Alman futbolundaki düşüş sürüyor. Türkiye mağlubiyetinin ardından, Alman futbol kamuoyu milli takımlarının durumunu tartışmaya başladı. 2006 Dünya Kupası'na ev sahipliği yapacak Almanya, Yıldıray Baştürk'ten sonra Halil ve Hamit Altıntop ile Nuri Şahin'i Türkiye'ye kaptırmanın üzüntüsünü yaşıyor. Türkiye-Almanya maçını naklen yayınlayan Alman ZDF televizyonu spikerinin, gurbetçi gençlerimizden herhangi birinin ayağına top geldiğinde bu futbolcunun Almanya doğumlu olduğunu ısrarla söylemesi dikkatlerden kaçmadı.
Almanya'nın İstanbul'daki kadrosunda ilk 11'de yer alan futbolcuların yarısına yakınının yabancı kökenli olmasına rağmen, içlerinde hiçbir Türk futbolcunun olmaması olayın sosyal boyutunu gözler önüne sermeye yetiyor. Bunun neden böyle olduğunu 40 yıldan bu yana Almanya'da yaşayan Türkler çok iyi biliyor. Türkleri yıllardır görmezden gelen Almanya, bunun faturasını Atatürk Olimpiyat Stadı'nda ödemiş oldu.
Son onbeş yılda Almanya 1. ve 2. lig takımlarının alt yapılarında çok sayıda Türk genci oynamasına rağmen gençlerimizin sürekli dışlanması herkesçe bilinen bir gerçek. Aynı kalitede futbol oynayan iki futbolcudan Alman olanı tercih edildiği için Türk gençleri bir anda ikinci sınıf vatandaş pozisyonuna düşüyorlar. Çocukluğundan bu yana bu haksızlıkları yakından yaşayan Nuri Şahin de, Almanya yerine Türkiye'yi seçerken kurduğu cümle hayli etkileyiciydi: "Bana kimse Alman Milli Takımı'nın formasını giydiremez. Ben Ay- Yıldızlı formanın hayaliyle oynuyorum."
Halil ve Hamit Altıntop'u Alman vatandaşlığına geçirmek için girişimde bulunan Gelsenkirchen Belediyesi bu iki futbolcu için de pasaport çıkarmıştı. Ancak Halil ve Hamit bu pasaportları almaya bile gitmedi. Altıntoplar'ın annesinin o günlerde basına yansıyan şu sözleri Almanya'daki acı gerçeği ortaya koyuyordu: "Almanya gibi bir ülkede çocuklarımı çok zor şartlarda yetiştirdim. Yabancı olmamızdan dolayı da problemler yaşadık."
Almanya'daki Türk toplumu futbola yöneldikçe gençlerimizin önüne örülen Berlin Duvarı'nın yüksekliği arttı. Bu durumun farkına varan Almanya'daki Türkler, Türkiye Futbol Federasyonu'na çağrıda bulundu. Federasyon 1998 yılında Almanya'nın Dortmund kentinde açtığı irtibat bürosuyla potansiyele ulaştı. Kısa süre önce Almanya'nın Köln kentine taşınan Türkiye Futbol Federasyonu Avrupa Bürosu bugün 14 ayrı antrenörle Almanya'yı tarıyor. Raporlar hazırlanıp, Fatih Terim ve ekibine ulaştırılıyor. Almanya'da, "Türk gençlerine kapılarımızı açalım." diyebilenlerin sayısı henüz çok az. Özellikle Alman futboluna yön veren Franz Beckenbauer ve Uli Hoeness'in başını çektiği Bavyera Grubu, Türkleri dışlama politikasını sürdürüyor.
Almanya'ya 24 Ekim'de gelecek olan Fatih Terim mutlaka yeni Nuri'ler bulacaktır. Almanlar yıllardır dışlayarak kalbini kırdığı Türkler'in gönlünü nasıl yapacak bilinmez ama Halil ve Nuri'nin attığı iki golden sonra yaşadığı sevinç, 4 milyon gurbetçinin duygularının dışa vurumu gibiydi.
ZAMAN