Belçikalı Eric Gerets ve Rumen Gheorghe Hagi. İki değişik teknik direktör tipi... Farklı oyun anlayışları var ve tamamen farklı kişiliklere sahipler. Hangisi daha başarılı olacak, göreceğiz... Geçtiğimiz yıl Hagi, hocası Lucescu'dan öğrendiği oyun düzeneğiyle Galatasaray'ı şampiyonluğun sınırına kadar getirdi, Türkiye Kupası'nı aldı ve epeydir sahada ve dışarıda 'istikrar' kelimesini unutmuş bir camiaya nefes aldırdı. Galatasaray yönetimi hangi akla hizmettir bilinmez (aradaki tadsız olaylar unutulabilirdi, üstelik Galatasaray son yıllarda neleri unutmadı ki?), Hagi'yi gitmeye zorladı. Şimdi daha sezon başında eldekilere bakalım: UEFA Kupası'ndan elenerek Galatasaray maddi açıdan biraz rahatlama imkânını kaybetti, kadrosunun Beşiktaş ve Fenerbahçe'den daha dar olduğunu düşünürsek, lig ve kupada işlerin bundan sonra daha zor geçeceğini söyleyebiliriz. Ayrıca, Galatasaray'ın artık tavlada bile kaybetme şansı kalmadı. Oysa şimdi Galatasaray, fiziksel olarak zorlandığı her maçı kaybedebilecek bir futbol oynuyor. İpleri tekrar germek de mümkün değil. Her şeyden önce eldeki kadro, ipleri germek için yanlış bir kadro.
Gerets'in hücumu
Gerets'in neredeyse orta sahasız oynadığı futbolu, daha önce Ersun Yanal ve Daum sayesinde seyretmiş ve neler olabileceğini görmüş idik. Hakkını vermek gerekir, Galatasaray'da geçen yıl kadroya giremeyen Saidou'yla bu kadar cesur ve tempolu oynamak, biraz daha farklı bir 'kahramanlık' örneği. Gerets'e en büyük kötülüğü Süper Lig takımları yaptı; çünkü çok küçük hamlelerle bu oyun düzeniyle yenemeyeceği takım olmadığı fikri Gerets'i teslim aldı (ki bu büyük oranda doğru bir fikir, maalesef öyle). Tromsö maçında esas mesele, Galatasaray'ın azıcık direnen rakibini ezememesi ve nihayet maçın sonunda fiziksel olarak pes etmesiydi. "Gerets'in takımları hep böyle oluyormuş" rivayetine sığınacak değilim ama bu tek kişilik orta saha, ya defans daha ileride tutularak takviye edilebilir, bu da sayısız kontratak yeme riski demektir, yahut orta sahayı bir an önce geçmeyi düşünen hızlı bir futbol tercih edilebilir ki bu Türkiye şartlarının bile üzerinde bir tempo anlamına gelir ve açık söyleyelim Galatasaray bu tempoyu kaldıramaz.
Hagi'nin savunması
Oysa Hagi geçen yıl Galatasaray'ı Türkiye'de ve Avrupa'da ileri itebilecek bir oyun anlayışını yerleştirmeyi başarmıştı. Sadece bu iş için elinde yeterli ve gerekli personel yoktu. Ancak o Galatasaray, çok daha güvenli ve sonuç garantili bir takım haline gelmişti. Yönetim o kadroyu bile koruyamadı. Üstelik İliç ve Heinz gibi bu oyun düzeni için bile lüks sayılabilecek oyuncular transfer edildi. Hagi'nin o futbolunu bir sürü insanın sevmediğini ve Gerets'in oynattığı şenlikli futbolun yine birçok kişiye ilaç gibi geldiğini biliyorum. Ancak Gerets futboluyla bir takım ligde ve kupada rekabet etme şansına sahip olamaz. Maçları şenlikli kazanır ve Tromsö örneğinde olduğu gibi, 'şenlikli kaybedebilir.' Tercih Galatasaraylıların.
Ahmet ÇİĞDEM / Radikal