İslamda; “Kocasına iyi bakan eşlerin mekanı cenettir!” denir… El hak doğrudur. Ümit Karan ne zaman ki evlendi, performansı sekize katlandı. Şimdi, bütün Galatasaray, Karan hanımefendiye teşekkür borçlu.
O ne gollerdi öyle…
Hele Orhan Ak’ın tersten gelen uzun topuna voleyi çakmak ve kaleyi tutturmak ve de golü yapmak müthiş bir şey…
Aferin Ümit Karan. Santrfor dediğin böyle olur!
Geçen sene gizli güçler seni yemişler…
Hagi’ye işin gerçeğini sormak lazım!
Neyse…
Uğur’un pasıyla gelen İkinci Karan golünde ise; sağ ayak “Yumoş gibi yumuşatıcı” sol ayak net vuruşla ferahlatıcı!... Olmaz böyle şey!
Yine Ümit, yine gol…
Ver Spor Akademisi’ne ders olsun!
Ümit’in bu yıl attığı golleri biriktirip albüm yapsan “birinci gol” yazı turayla seçilir, hepsi birbirinden güzel…
Bitmedi… Servis de cabası!
Ümit Karan sadece gol atmıyor mükemmel servis de yapıyor. “Al da at” cinsinden, “yeme de yanında yat” cinsinden… Necati de Ümit sayesinde gol krallığında yarışa girecek.
Necati’nin attığı iki golde de Ümit Karan’ın sıra dışı asistlerinin önemi vardı…
Tereyağından kıl çeker gibi yuvarladı topları Necati’nin önüne. Mü-kem-mel!...
Necati de kaçırmadı doğrusu; “pozisyona girdin mi gol işte böyle atılır”diye şematik pozlarla ciddi dersler verdi.
İki gol de birbirinin kopyasıydı, bir sağdan öteki soldan…
İlkinde Hakan Şükür’ün tek ve net dokunuşuyla yuvarlanan top Ümit’in harika bir topuk pası ve Necati’nin köşeye plasesiyle gol oldu… Bu gol doğurganlık açısından üçüz gol sayılmalı! Hakan, Ümit, Necati…
Ümit’in ikinci asitsinde ise; karar mekanizmasının beyinden ayağa süzülüşü vardı… Uzun menzilli topu yakaladı, kendi vuracakmış gibi davrandı sonra bir de baktı Necati otobüse binmiş geliyor, bekledi, duraladı ve Necati’nin önüne öyle bir top yuvarladı ki…
Bakın o topla neler yaparsınız;
Börek açarsınız,
Sahilde çaylı keyif çatarsınız,
Gol atarsınız…
Necati üçüncüsünü yaptı.
Daha maçın başında Vestel Manisaspor 0 Galatasaray 2 oluverdi…
İki kere iki dört eder
Bunlar golleri ikişer üçer atıyorlar. Çarpım tablosu gibiler;
2 kere 2 bu kez de dört etti!
Var mı itirazı olan?
Biri veriyor öteki atıyor,
2 Necati, 2 Ümit Karan,
Bu kadar basit!
İster misin iki gol kralı da Galatasaray’dan çıksın!
Mevsim bitmiş bir de bakıyorsunuz;
Ümit Karan 35 gol
Necati 35 gol…
Tartışalım;
Tromso mağlubiyeti sonrası;
Yorgunluk tavan yapmış
Isı farkı 30 derece,
Moral sıfır altı!...
Yolculuk bezdirici…
Kim derdi ki Galatasaray Manisa’dan 4-1 galip dönecek!
Hayret bi şey…
Gerets müneccim mi?
Önce;
Gerets’e sorular sormak lazım;
Üç forvet nasıl bir akla hizmet ki geriye yardıma gelmiyorlar?
İki kanatta Hasan Şaş ve Heinz de geri gelmiyorsa kim yardıma gelecek?
Saidou tek başına süperman mi?
Bitmedi…
Orhan Ak rüzgarın kanadına binmiş durmadan rakip kaleye sarkıyor,
Song bile aldı mı başını gidiyor rakip yarı sahaya…
Kim savunacak Galatasaray kalesini…
Galiba bu Gerets müneccim!
Seviyorum adamı ama acaba diyorum…
Allah m’afaza…
Ya karşıda 51 ekran Vestel değil de dijital Sony olsa?
Gerets’in de, Galatasaray’ın da verilmiş sadakası varmış.
Vestel Manisam Galatasaray’ı seyretmekten vazgeçip “en güzel görüntüler bende” diyerek ekrana bıktırıcı pres, bol şut ve gol zenginliği getirseydi nic’olurdu Galatasaray’ın hali…
51 ekran Vestel ya Dijital Sonly olsaydı…
N’apardı Cim Bom!…
Yine de deplasmanda dört gol şaheser…
Ben karışmam ama, sen yine de Gerets’i uyar Erdal Keser!
Anelka yıkım ekibi gibi…
İlk geldiği günden beri söyledim; Anelka büyük futbolcu, yeter ki ona ilgi gösterin!
Adam santrfor değil, geriden gelip adam ekarte ederek rakibi bayıltan oyuncu…
Nitekim attığı gol bu tanımlamanın şemasıydı…
Anelka belediye yıkım ekibi gibi... Dozer kepçesi gibi… Karırı veriyor, yıkıp geçiyor…
Koray resmen yıkıldı!
Faul falan deniyor pozisyon için, geçiniz… İkili mücadele bu… Kim ayakta kalırsa… El kol o kadar çalışır, oynayan bilir!...
Anelka’nın özelliği; rakibi katlayarak geçişi,
Anelka geçti mi arkasında toz duman bulutu bırakıyor… Rakibin bir daha onu yakalama şansı yok, vitese takıp gidiyor, golü atıp dönüyor.
Böyle bir futbolcun varsa, gözün gibi bakacaksın!
Şımartmadan “Sensin ağam” diyeceksin, çünkü iyi futbolcu kaprisli olur!
Anelka’nın stili futbolun temeli;
Çabuk, kararlı ve sonuca giden…
Dikkat edin Anelka kral olacak.
Anelka ve Alex
Anelka böyle giderse belki de Alex’in pabucu dama atılacak!
Ama Fenerbahçe kazanacak…
Duran toplarda Alex
Yuvarlanan toplarda Anelka olursa;
Kim tutar Fener’i!
Volkan püskürmeye başladı… Dikkat!
Bravo Fenerbahçe.
Yönetim mi, Daum mu bilemem ama Türk futbolu nihayet bir kaleci kazanıyor. Hem de gencecik.
Volkan mükemmel oynadı, neler çıkardı neler… Golde yapacağı bir şey yoktu. O topu da çıkarsa meslektaşı Kleberson’a saygısızlık etmiş olurdu. Volkan o kadar nezaketsiz bir çocuk değil!
Her ne kadar golden sonra dudak okumada; “ana…. avr…” gittiyse de doğaldır…,.
Kleberson’un golü dilsiz adamın bile dilinin bağını çözecek cinstendi…
Tuncay’a üç maç ceza yaramış!
Tuncay’ı hiç bu kadar hevesli görmemiştim… Fener’e maçı kazandıranların başında Tuncay gelir, zaten topu topu üç kişiler… Tuncay, Anelka ve Volkan… Biraz da Aurellio… Ötekiler çorbada tuz!...
Tuncay’ın attığı galibiyet golü tek kişinin şovuydu…
90+larda bir adam çıkıyor, sahayı harmanlıyor ve şık hareketlerle Beşiktaş defansında adeta gergef işliyor…
Bir iki üç çalım, ver kaç ve göğüsle kontrol… Sonrasında gooool!...
Maç bitmişken, puanlar gitmişken Tuncay tek başına topluyor dökülenleri…
Helal olsun Tuncay’a…
Yazıklar olsun topu kaptıran Koray ve TUNCAY’I SEYREDEN Beşiktaş defansına…
Beşiktaş İnönü’de kadere esir düştü!
Geçen sene Saraçoğlu’ndaki 4-3’lük galibiyetin fiyakası çabuk bitti. Hem de tam puanın tekini kapmışken koskoca kartal ağzından peyniri düşürmez mi!...
Hay Allah! Yazık yaw!
Suç kimin?
Rıza Hocam; aylardır superspor.com’dan haykırıyorum;
Rıza Hocam bakış açını değiştir!
Böyle olmaz!
Beşiktaş’ta yeni bir ekip yarat!
Youla, Ahmet Hassan, Ahmet Dursun’la gol yollarını açamazsın!
Ailton da bezecek…
Ailton’un yanına, mutlaka Pancu (ama yanına), Tümer ya da Sergen gerek ki Beşiktaş gol atabilsin.
Defansına da bir “fırça at Rıza hoca!”
Bu fırça sözle de olur, desenle de…
Değiştir biraz takımı. ama bunu her maçta beş oyuncu değiştirerek yapma idmanlarda yap. Koy fesini önüne al Gökhan’ı yanına yaratın şampiyon Beşiktaş’ı…
Bu sizin işiniz yoksa, bir kez daha söylüyorum;
Kadere razı olursunuz!
Kleberson ve Koray
Kleberson takımın en yararlı adamı, çok çalışıyor az aşınıyor. Defansta ofansta var… Takıma geç gelmiş olmasına rağmen futbol karakteri onu Beşiktaş’a çabuk yamadı. Attığı gol harika ötesi… İp gibi gitti top… Bir vurulduğunu gördük bir gol olduğunu…
Mesafe de uzay yolu kadar vardı!
Helal olsun Kleberson!
Beşiktaş tam iş bitti derken Koray çıktı sahaya!...
Be Rıza Hocam Koray’ı aptal ettiniz!
Defansın gerisinde sarkık libero mu?
Atağa çıkacak, top taşıyacak olgun atak şefi mi?
Hangisi?
1-1’den sonra Koray galibiyet arzusu ve kendini göstermek hevesiyle aldı topu, kafa önde giderken kaptırdı!
Eyvah!...
Gol öyle yendi, gitti üç puan!
N’olur Hocam bunları düzelt, Beşiktaş’ta iyi malzeme var;
Helva yapmak senin işin
*Osman Tanburacı*