Ellerinde içkiler, üstlerinde en 'trendy' giysiler, ayaklarında 'marka' terliklerle yürüyen 14-15 yaşındaki 'küçük kadınlar' ünlü 'beach'lerin ve gece kulüplerinin vazgeçilmez müdavimleri
**Çocukluktan kadınlığa geçen kayıp kuşak**
Bodrum, Çeşme, Antalya'daki tatil eğlencelerini aktaran gazetecilerin kameralarına en çok 'onlar' takılıyor. Plajlarda, gece kulüplerinde ellerinde sigaraları, içkileriyle, aşırı dekolteli kıyafetler içinde, kendilerinden geçercesine eğlenen 13-17 yaşlarındaki gençlerin bu görüntüsü birçok kişiyi şaşkınlığa uğratıyor. Tabii daha çok sosyo-ekonomik düzeyi yüksek ailelerin çocukları böyle bir yaşam tarzını tercih ediyor. Uzmanlar, daha çocukluktan genç kızlığa yeni geçmelerine rağmen bir 'kadın' gibi görünen bu kızların çoğunun cinselliği de erken yaşta yaşadıklarını söylüyor. Psikiyatri uzmanı Prof. Dr. Bengi Semerci, bu kızların genellikle aile ilişkilerinin çok sıkı olmadığını vurguluyor: "Bu çocuklar iyi aile ilişkileri kurmak yerine arkadaş gruplarının içinde yer almak için çabalıyor. Bunun için de sürekli olarak belli bir çevrenin içinde dolanıp duruyorlar. Birinin yaptığını diğeri yapmazsa problem çıkıyor." Bu nedenle gençlerin bu tür davranışlar için birbirlerini tetiklediklerini söyleyen Semerci, bu tür durumların çocukların geleceğini çaldığını anlatıyor. Semerci'ye göre gençlerin ilerleyebilmesi için geleceğe dair birtakım hayalleri, hedefleri bulunması gerekiyor. Ama bu tür bir yaşam tarzı gençlerin hayallerini ve geleceğe ilişkin umutlarını çalıyor; "Çok erken yaşta, belirli bir yaşa gelince yapmaları gerekenleri yaptıkları zaman, o yaşa geldiklerinde yapacak bir şeyleri kalmıyor, mutsuz ve doyumsuz oluyorlar. Bu da kabul görmeyen cinsel ilişki, uyuşturucu bağımlılığı gibi ekstrem arayışlara kadar götürebiliyor. Çünkü mutluluk, başarı ve farklılık arayışına giriyorlar." Pedagog Duygu Çalışır bu tarzda yaşam süren genç kızların bir kısmını ailelerinin, özellikle de annelerinin desteklediği görüşünde: "Anneler daha 12-13 yaşındaki kızlarını kuaföre götürüp kaşlarını aldırtıyor, saçlarını boyatıyorlar. Bunların çoğu genç görünmeye hevesli anneler. Kızlarıyla rekabete giriyorlar. Hatta bu anneler bazen kızlarının cinsellik yaşamasına bile ses çıkarmıyor ve sadece 'korun yeter' diyorlar." Çalışır'a göre anne babaların çocuklarına arkadaş gibi davranmaları yanlış. Çünkü çocukların kendilerine doğru yolu, neyin doğru neyin yanlış olduğunu, sınırlarını gösterecek birilerine ihtiyacı var. Bunu en etkili ve doğru şekilde yapabilecek kişiler ise anne ve babalar, hatta burada özellikle anneye daha çok görev düşüyor.
**HALA BAKİRE MİSİN?**
Tabii sorun sadece sigara, alkol ya da sınırsız eğlence hayatıyla ilgili değil. Jinekologlar kendilerine başvuran 16-17 yaşındaki genç kızların sayısının da hızla arttığını söylüyor. Bu da genç kızların o yaşlarda cinsel ilişki yaşamaya başladıklarını gösteriyor. Öyle ki artık genç kızlar, henüz cinsel ilişkiye girmemiş arkadaşlarını hor görebiliyor. Ve sigara, alkol gibi cinselliği de büyüdüklerinin bir kanıtı olarak görüyorlar. International Hospital Kadın Hastalıkları ve Doğum Bölümü'nden Doç. Dr. Moşe Benhabib, "Maalesef cinsellik yaşı çok düştü" diyor; "Maalesef diyorum çünkü bu yaşlarda haliyle partner sayısı çok olacaktır, bu da seks yoluyla bulaşan hastalıklara daha açık olma anlamına gelir. Genç yaşta başlayan cinsellik, bu hastalıkların getirdiği sorunlar, rahim ağzındaki bozukluklar, daha ileride sayısız kürtajlar, bu kürtajların getirebileceği kısırlık sorunları gibi birçok probleme neden olur." Benhabib gençlerin cinsellik konusunda bilinçsiz olmasına ve korunmayı bilmemelerine de dikkat çekiyor. Bu nedenle genç yaşta birçok kez kürtaj yaptıran genç kızlar yok değil. Benhabib, yurtdışında da genç yaşta cinsel ilişkiye girildiğini ama orada anne babaların çocuklarıyla bu konuda konuştukları için gençlerin daha bilinçli olduğunu söylüyor. Jinekolog Dr. Meriç Karacan da özellikle büyük şehirlerde, gençlerin eğitimli olduğu bölgelerde cinsel deneyim yaşının düştüğü görüşünü destekliyor. Karacan, kızının elinden tutup kürtaja getiren annelerin olduğunu da gizlemiyor.
**CEZALANDIRMAK ÇÖZÜM DEĞİL**
Prof. Dr. Bengi Semerci, cinselliğe hazır olmadan, cinsellikle ilgili gerçekçi fikirleri oluşmadan cinselliği yaşayan gençlerin ileriki dönemde cinselliğe bakış açılarının olumsuz etkilendiğini anlatıyor; "İlk deneyim, insanların cinsel sağlığının ileride devam edebilmesi açısından çok önemli. İlk deneyim sonrasında özellikle kız çocuklarında aşırı derecede korku ve pişmanlık oluyor. Depresyondan takıntılara kadar pek çok sorun yaşayabiliyorlar." Semerci'ye göre cinsel ilişkiye başlamanın yaşla pek ilgisi yok. Eğer bir çocuk cinsel eğitim almışsa, cinselliğin bilimsel olarak ne demek olduğunu biliyorsa ve sonrasında bir pişmanlık duymayacaksa bulunduğu yaş uygun bir zaman. Ama genellikle bu olgunluğa ulaşmak için zaten belli bir yaşa gelmek gerekiyor. Uzmanlara göre çözüm kesinlikle çocuğa yasak koymakta, onu cezalandırmakta ve korkutmakta değil. Çocukların özendirici modellerden arındırılması, eğitilmesi önemli. Anne babanın kendilerinin de nerede hata yaptığını iyi değerlendirmesi lazım. Unutmamalı ki evinde sevgisiz kalmış, anne babanın yeterince ilgi göstermediği bir çocuk da erken yaşta cinselliğe sarılmış olabilir. Psikiyatr Dr. Tanju Sürmeli gençlere yardım ederken; onların seks duygularının olduğunu, bunu anladığımızı ve kabul ettiğimizi ifade etmemiz gerektiğini söylüyor. Ve onlara seks istekleri olduğunda bunu nasıl kontrol etmelerinin öğretilmesi gerektiğine dikkat çekiyor. Orta eğitim ve liselerde kurulacak sağlık klinikleriyle eğitim verilmesinin başarılı sonuçlar doğuracağını vurguluyor.
Şebnem Çapa:
**Gençlerin durumu gerçekten içler acısı**
Hakikaten genç kızların durumu içler acısı. 14-15 yaşında kızlar ellerinde sigaralar, içkilerle dolaşıyorlar. Genç kızlıklarını yaşamadan kadın gibi yaşamaya başlıyorlar. Sonuçta çocukların hiçbir kabahati yok, ben kabahati anne babalarda buluyorum.
Derya Baykal:
**Kendi başına bara göndermem**
Günümüzde hiçbir şey bizim zamanımızdaki gibi değil. Eğlence anlayışı çok değişti. Biz de onlara belli bir kontrol altında, arkadaşlarıyla eğlenme hakkı tanımalıyız. Bunu yapıyoruz ama her şeylerinden haberimiz oluyor. Tabii bu arada kendi başlarına asla bara filan gidemezler. Bir de çocuklara sınırsız para harcama imkan verilmesini oldukça sakıncalı buluyorum.
Yasemin Kamhi:
**Çocuklarla her şeyi paylaşmak önemli**
Kızlarımı yetiştirirken üstünde durduğum tek şey her şeyi paylaşmak oldu. Her şey paylaşıldığı zaman yapılan tüm yanlışlar anında düzeltilebilir. Çocukların anneye babaya güvenebilmeleri çok önemli. Onlara ağır cezalarla verilmemeli, doğrular anlatılmalı.
Gülşah Alkoçlar:
**Kızım haftada iki kez dışarı çıkabilir**
Biz karı koca olarak çocukların eğlencesine sert yasaklar getirme taraftarı değiliz. Çünkü engelledikçe daha çok merak etmeye başlar. Neslişah arkadaşlarıyla bir yerlere gidiyor. Onun gittiği mekana biz de gidiyoruz ve biraz uzağında duruyoruz. Zaten arkadaşları da bizi tanıdığı için anne babaları varmış gibi davranıyor. Ailesini tanımadığımız çocuklarla arkadaşlık etmesine izin vermiyoruz ya da ailesiyle tanışmak istiyoruz. Neslişah 17 yaşında ve haftada iki gece dışarı çıkabilir.
SABAH / Eylem Bilgiç