Bi çift arabalarını şehrin dışında, kuytu bi yere parkedip oynaşmaya başlamış. Tansiyon giderek yükselmiş ve son noktaya gelmişler. Kadın arkaya doğru yaslanmış, adam da fermuarını açıp kadının üzerine eğilmiş. Daracık yerde epey bi zorlanmışlar uygun pozisyonu alabilmek için. “Biraz sağa, aman dur sıkıştım, şimdi biraz sola kay, oy oy kıçıma el freni battı” filan derken epey debelenmişler ama amaçlarına da ulaşmışlar sonunda.
Tam işin en eğlenceli kısmındayken adam birden, “Arrggghh” diye bağırmış. Kadın şaşırmış doğal olarak. Adamcağız , “Sırtımmm. Ahhh! Kıpırdıyamıyorum, böyle kaldım!” diyomuş acı içinde. Altta, zaten zor durumda olan kadın, “Ben de kıpırdayamıyorum. Sıkıştırdın beni. Allahım, yardım çağırmamız lazım” diyerek ayağıyla zar zor direksiyona ulaşmış ve kornaya basmaya başlamış.
Bayağı bi süre “Dorrtttt! Doortt!” bastıktan sonra nihayet yoldan geçen birileri arabayı farketmiş ve olayın ne olduğunu anlayınca hemen ambulans çağırmışlar. Fakat sağlık görevlileri de kadınla adamı arabadan çıkarmayı başaramamış. Bunun üzerine itfaiye gelmiş ve ancak arabanın üst kısmını keserek çıkarabilmişler çifti. Ambulans “Naaa niii naa nii” hastaneye ulaşmış ve adamı hemen acil servise almışlar. Bi süre sonra içeriden çıkan doktor, kapıda bekleyen kadına, “Endişe edilecek bi’şey yok. Basit bi disk kayması. Kısa sürede sağlığına kavuşur” demiş. Ama kadıncağız bu söyleneni, “Hı, hı” diyerek duygusuz bi şekilde karşılamış. Çünkü o an tek düşündüğü, kocasına, arabasının nasıl bu hale geldiğini açıklamak için atacağı yalanmış.