Hehe Konu Baştan Canlandı Korkutiim Dedim
BÖÖÖHHHNNNN :D
**burda bi kaç hikaye war ama okumadım hepsini istersnz okuunn**
Bundan bir sene önce bizim bir arkadaşımız vardı. Hep kendini ben büyücüğüm ben sihirliyim diye tanıtırdı biz ise buna hiç inanmazdık. Ama gerçektende bizim göremediklerimizi görüyor ara sıra bağırıp 'geliyorlar geçmişte yaptıklarımın hesabını sormaya' diyordu. Bir gün yanımıza geldi yüzümüz onlar gibi olacağını karanlıkta yok olup hesap soracaklarını ve de içimize girip benliğimizi bizden çalacaklarını söylese de biz hala onların kim olduklarını bilemiyorduk. Bunu kimseye söyleyemiyorduk Çünkü Ankara Üniversitesi'nin adının kötü çıkmasını asla istemiyorduk.
Bir gün arkadaşım yatılı parti düzenledi. Bizse bundan çok hoşnuttuk. İki arkadaş oraya gider isek arkadaşımızın saçmalamalarının azalacağını düşünüyorduk. Habersizdik başımıza geleceklerden. Neyse evine vardık, odasına girdik. Odası gerçekten çok esrarengizdi. Duvarlarda ölü kadın posterleri ve de resmen kanla a.........ı isminin yazılı olduğunu gördük. Sonra gözümüze cin çağırmak için düzenlenen küçük bölme çarptı. Oraya geçtik. Cin çağırmaya başladık
İster inanın ister inanmayın ama a....ının ruhu geldi arkadaşımız can çekişiyordu oradan ayrıldık. Bir daha onu görmedik başınızdan buna benzer bir olay geçti ve yüzünüze esrarengiz masumiyet geldiyse bol su için, size tavsiye....
Bundan 9-10 sene kadar önceydi. Finallere çalışmak için en samimi arkadaşım Hakan'la birlikte Merterdeki evlerine gittik. Bütün gün ders çalıştıktan sonra akşamda bir film seyredip yattık. Bu arada Hakan'ın bir ayağıda maçta sakatlandığı için koltuk değnekleriyle dolaşıyordu geçici bir süre.
Gecenin ilerleyen saatlerinde uykumuz geldi ve aynı odada karşılıklı iki divanda odanın kapısını kapatıp uykuya daldık. Gecenin bir yarısı sebepsiz bir biçimde içimde bir huzursuzlukla uyandım. Televizyonun altındaki videonun saati 03:02 yi göstererek yanıp sönüyordu (Hala unutmamışım). Birden odanın kapalı olan kapısının arkasından ayak seslerine benzer çıtırtılar ve sesler gelmeye başladı. İnanamadım. Rüyadamıyım diye kendimi çimdikledim. Canım yandı. Uyanıktım.
Ne yapacağımı bilemedim. Önce Hakan uyan demek istedim. Ama bir iki dakika daha sesleri dinleyip geçmesini beklemek, Hakan'ın uyanıp benle kafa yapmasından daha mantıklı geldi. 2-3 dakika daha geçti. Ama odanın kapısının önündeki sesler azalacağına artıyordu. Sonundan Hakan'ın dalga geçmesine aldırmadan "Hakan" diyecek oldum, Hakan'dan sessizce cevap geldi. ŞŞŞŞŞŞ.... Daha çok şok oldum. Çünkü seslere oda uyanmış ve benim gibi yattığı yerde dinliyordu.
Yavaşca yanına gidip ne yapacağız diye konuşmaya başladık. Çok mantıksızdı. Sokak kapısı çelikti ve akşam kendi elimizle kitlemiştik. Camdan da kimse giremezdi. Yani hırsız olamazdı... En sonunda sanki gürültülere yeni uyanmış gibi aramızda bağırarak konuşmaya ve aklımızca hırsıza yada gürültü yapan neyse ona kaçma zamanı tanımaya karar vermişken aniden o hiç beklemediğimiz şey oldu...
Odanın kapısı birden büyük bir gürültüyle zangır zangır sallanmaya başladı. Bunu bir insan yapamazdı. İlk şoku atlattıktan sonra Hakan'la doğrulup onun koltuk değneklerini alıp kapı zangırdarken eüzü besmele getirip aniden bağırarak kapıyı açtık veee... Kapının önünde hiç bir şey yoktu. Safça hala evin içinde birinin olabileceğini düşünerek odanın önünde ikiye ayrıldık. O sağdan ben soldan ilerledik. Evin yapısı gereği ilerde buluşacaktık.
Ama tüm aramamıza rağmen evde kimseyi bulamadık. Sonra oturup düşünmeye başladık ne olmuş olabilirdi. O gece o evde bilmediğimiz garip bişeyler olmuştu. İkimizde yapılı ve cesur gençler olmamıza rağmen o gece sabaha kadar uyuyamadık. Bu olayıda hiç bir zaman unutamadık. Evet yalnız değildik...
Yaz mevsiminin ortaları, yer Adıyaman'ın Besni ilçesi. Yıl yaklaşık 1930-1935 arası. Olayı yaşayan kişi babamın büyükannesi. Fakat ben olayı sizlere kendisi yazmış gibi aktaracağım.
Bağ evinde kalıyordum. Beyim merkezdeki evde kalıyordu. Dükkanın orada olmasından dolayı cumartesi akşamı kapattıktan sonra büyükoğlumuzla beraber geliyordu yanıma.
Bir perşembe gecesiydi, uyuya kaldığım için namazı geç kılmak zorunda kaldım. Saat sabahın 050 falan olmalıydı ve sabah namazının okunmasına az kalmıştı. Hemen doğrulup abdest almaya gittim. Acele ile abdestimi aldım ve bir bardak su içtikten sonra büyük odaya gittim. Seccademi ve tesbihimi alırken dışarıda yani evin avlusunda bir tıkırtı duydum. Beyim olmadığı için azda olsa korktum ama sonra namazımı kılmak için doğruldum tekrar, niyetimi ettikten sonra hızlıca namaza başladım, sabah ezanı okunmadan kılıp bitirmek istiyordum. İlk iki rekatlık farzı kılıp bitirdim sonra iki rekatlık sünneti kılmaya başladım.
İkinci rekat için rükuya varıyordum ki bahçede duyduğum tıkırtı artık çok yakınımdan biryerlerden geliyordu. Secdeden kalkarken üzerime doğru bir ağırlık düşüyordu o an karşımda bir baston gördüm, kan ter içinde kalmıştım bir yandan namaz dualarını bir yandan da korku dualarını okuyordum. Sağ tarafımdan birinin bana seslendiğini duyuyordum bir hatun sesiydi, namazımı şaşırmamak için gözümün ucuyla bakıp hemen kafamı çevirdim. Kalbim duracak kadar olmuştu, namazıma devam ediyordum. Orda oturmaya devam ediyordu, son rekata gelmiştim yine rükudan secdeye vardım ve kalktım gözümün ucuyla tekrar ona baktım ve yoktu. Aceleyle duaları okuyarak sünnetide kılıp bitirdim. Dilim damağım kurumuştu.
Sıra üç rekat vitire gelmişti. Besmele ile başladım, kalbim birden hızlanmaya başladı, artık ölebilirdim, korktuğum başıma gelmişti sesleri çıkaran ve beni ölürcesine korkutan şey yanımda, benimle beraber namaz kılıyordu. Bir hatundu ve sanırım bir Veli'nin hanımıydı. Korkuyordum ama gönlüm rahattı bir yandan da, benimle namaz kılması iyiye işaretti. Namazımı bitirdim, duamı ederken tekrar yanımda hissettim ama içim artık huzur içindeydi, hayatımda ilk defa Allah'a bu kadar yaklaştığımı ve bir kul olarak sevildiğimi anladım.