Genelde böyle yazıları kopyalayıp yapıştırmak tarzım değildir fakat geçen Pazar Radikal'de okuduğum bu yazı çok hoşuma gitti, paylaşmak istedim.. Buyrun;
İsterim olsun
Mine G. Kırıkkanat
Prof. Nimbus gönderdi; gönderdi diyorum, çünkü zamane oğlumla aynı dikey doğrultuda beş kat arayla yaşamamıza rağmen internet aracılığıyla haberleşiyoruz. Ona da bir arkadaşı göndermiş, arkadaşına da arkadaşı. Aslında eski bir 'test-fıkra', ama cuk oturuyor bugüne. Buyrun, siz de deneyin.
**BİRİNCİ SORU: **
Altı çocuklu bir kadın tanıyorsunuz. Altı çocuktan üçü sağır, ikisi kör ve biri geri zekâlı. Üstelik kadın, frengi hastası. Yedinci çocuğuna hamile kalan bu kadına, kürtaj yaptırmayı önerir misiniz? Yanıtınızı içinizden verip, aklınızda tutun.
**SORU:** Dünyaya yeni bir başkan seçmek gerekiyor ve sizin tek bir oyunuz, sonucu etkileyebilir. Aşağıda bellibaşlı özellikleri belirtilen üç adaydan hangisini iç rahatlığıyla seçersiniz?
Aday A, şaibeli politikacılarla sıkı fıkı. Falına baktırmadan iş yapmıyor. İki metresi var. Fabrika bacası gibi aralıksız sigara tüttürüyor ve günde sekiz ila on bardak martini içiyor.
Aday B, iki kez iktidardan düşürülmüş. Öğle saatlerine kadar uyuyor. Gençlik yıllarında afyon çektiği biliniyor ve her gece yarım şişe viski deviriyor.
Aday C, kahramanlık madalyası olan bir savaş gazisi. Vejetaryen. 40 yılda bir şişe bira içiyor ve hep tek kadının erkeği olmuş, resmi sevgilisi dışında başka macerası bilinmiyor.
**YANITLAR: **
Dünya başkanı seçimi babında...
Eğer Aday A'ya oy verdinizse, Franklin D. Roosevelt'i seçtiniz.
Eğer Aday B'ye oy verdinizse, Winston Churchill'i iktidara getirdiniz.
Eğer Aday C'ye oy verdinizse.... Adolf Hitler'i yeğlediniz demektir.
Kıssadan hisse: Çok sağlıklı ve düzenli yaşam süren insanlara pek güvenmeyiniz!
Bu arada, 'birinci soru'daki kürtaj seçeneğine 'evet' yanıtını verdiyseniz, Ludwig Van Beethoven'i doğmadan öldürmüş bulunuyorsunuz!
Fıkradaki Beethoven durumu, sanırım en çok, "Çoğalın, çoğalın, Allah'ın hikmetine karışılmaz!" diye çığıran mümin millilerimizin hoşuna gitmiştir. Ancak kendilerine anımsatırım ki, yedi çocuktan birinin Beethoven olabilmesi için üç kardeşinin ölmesi ve hayatta kalan dördüne, sağır mağır, kör mör, doğdukları günden itibaren 'klasik müzik' dinletmek ve öğretmek gerekmiştir. Beethoven'in dedesi Ludwig, Bonn prensinin 'capella'sında koro şefidir. Babası ise, aynı 'capella'da tenor... Türkiye'de 10, 20, 30 çocuklu aileler var. Ama bizim ellerde 700 yıldır, bırakın Beethoven'i, Türkiye çapında bir klasik Türk müziği bestecisi bile çoğul çocuklu ailelerden çıkmadı. Ama bak Allah'ı var, inkâr edemem, umut kesilmez, günün birinde ikinci bir İbrahim Tatlıses çıkabilir!
Dünya başkanı seçimi olmasa bile, evrensel çapta ve düzeyde politikacılara gelince...
Franklin D. Roosevelt ile Winston Churchill'in zekâsını, mantığını ve siyasal yeteneklerini üst üste koyun, ikisine bedel bir deha çıkardı Türkiye: Atatürk. Üstelik üç aşağı beş yukarı, kimi kusurları da gerek Roosevelt, gerek Churchill'le. Kadınları, içkiyi ve sigarayı severdi. Öğle saatlerine kadar uyurdu. Ama yıllarca, tıpkı Churchill gibi hiç gözünü kırpmadan, kilitlendiği zafere ve hedefe ulaştıktan sonra. Genç bir ülke, yeni bir devlet, ilke ve amaç bıraktı geriye.
Bir de eskimeden yaşlanan bu genç ülkeyi şimdi yönetenlere bakın: Kimi hiç içki içmiyor, içenin de sarhoş olduğu görülmedi. Hiçbiri çapkın değil. Hepsi karılarına sadık. Bir numara, zaten müptela sadık. Üç numara müzmin bekâr. Herbiri, kalıbımı basarım sabah 7'de ayaktadır. Potansiyel muktedir muhalifler arasında namaza gidenler, dolayısıyla 5.00'te kalkanlar vardır.
Ve istisnasız hepsi, 'niyetli' değilse, öğle yemeklerini sektirmez, gece 11'de de 'cup' yataktadır. Bu arada çay, ıhlamur, kuşburnu cinsinden sağlığa yararlı ne varsa içilmiş, ilaçlar vitaminler alınmış ve kimine gençlik iğnesi, kimine dinçlik, hepsine de grip aşısı yaptırılmıştır; tek kusur sigara tiryakiliğinden kurtulunmaya çalışılırken, aşırı kiloya karşı rejim de uygulanmaktadır.
Demek ki Türkiye'de milletin düzeniyle, siyasal liderlerin düzeni ters orantılı. Hemen hepsi, Hitler gibi 'sağlıklı' yaşıyor ve biz de savaşın sonuna doğru Almanya pozisyonundayız...
Yar bize dâhi bir ayyaş, keyif erbabı bir çapkın, öğleden sonra dünyayı değiştirebilen bir zekâ! gecikmeden. Lütfen. Hemen.
C/P'cinin notu: Amin!