Avrupa ülkelerinin uluslararasu siyasi platformlarda Türk insanına karşı sergiledikleri ön yargıların kökeninde 19. yüzyıldan miras kalan Türk düşmanlığı bir ideoloji olarak hala vardır ve gittikçe artmaktadır.
Yeryüzünde yaşyan insanları sözde evrim sürecinde ileri ve geri kalmış ırklar nefrete kaynak sağlamıştır.
Osmanlı'ya nefreti ile tanınan Darwin, Türk Milleti'ni **"yarı maymun aşağı bir ırk" olarak tanımlayan ve Türklerin yok edilmesini gerektiğini savunan fanatik bir Türk düşmanıdır. Hatta bir dostuna yazdığı mektubunda Türk Milleti'nden "barbar" diye sözetmiş ve "çok da uzak olmayan bir geleceğin baktığımda, bu tür aşağı ırkların çoğunun medenileşmiş yüksek ırklar tarafından yok edileceğini görüyorum." ** demiştir.( Francis Darwin, The Life and Letters Appleton and Company, s. 285-286)
Bu nefret günümüzde bazı meteryalist çevrelerce tekrar alevlendirmeye çalışılmaktadır. Ülkemizin Avrupa Birliği'ne girmemesi ve dışlanması için ırkçılığa dayalı bu köhne fikir tekrar dillendirilmektedir. Bu siyasi amaç içşin bazı Darwinist açıklamaları gündemde tutulmaktadır. Geçen haftalarda, doğuştan omurga problemi yaşayan ve elini destek alarak yüyümek zorunda kalan engelli vatandaşlarımızı **"evrimi tamamlanayamamış örnekler" diye dünyaya duyuran evrimciler daha sonra da vatandaşlarımızın zeka seviyesi ile ilgili seviyesiz yorumlar yapmışlardır. Almanya'da "Türk çocuklarıonın zeka düzeyi, Almanlar'dan düşük"** diyen Berlin Hür Üniversitesi Rektörü Dieter Lenzen ve Alman Genetik Araştırma Enstitüsü Direktörü Volkmar Weiss, Türk insanını diğer ırklardam daha geri bir ırk olarak göstermeye çalışmışlardır.
Avrupa'lıları **"medenileşmiş yüksek ırklar" olarak tarif ederken Türk Milleti'ne "aşağı ırk"** yakıştırması yapan Darwin'in önyargılı fikirleri bugün ortaya konan evrim karşıtı bir çok bilimsel delile rağmen fanatik taraftarların desteği ile ayakta tutulmaya çalışılmaktadır.
Tarihte Afrika kökenli insanlara karşı uygulanan Darwinist felsefe ürünü çirkin ırkçı uygulamar bugün Avrupa'da Türk insanına karşı uygulamaya çalışmaktadır. 19. YY. "yarı maymun, yarı insan" canlıların sadece fosil kayıtlarında değil, düyanın farklı bölgelerinde canlı olarakda bulunabileceği savunuluyordu. Bu düşünce ile Darwinistler, 1904 yılında Kongo'da tutsak aldıkları Ota Genga isimli evli ve iki çocuk babası bir yerliyi New York'taki Bronx Hayvanat Bahçesi'nde birkaç şempanze ve bir orangutan ile birlikte **"ara geçiş formu"** diye sergilemekten çekinmemişlerdir. Bugün aynı zihniyet tekrar hortlamıştır. Avrupa siyaseti Türk toplumunu dışlamada evrim teorisini sözde bilimsel dayanak olarak kullanılmaktadır.
Darwinist ideolojinin çağımızdaki yeni hedefi vatandaşlarımız, yani Türk ırkıdır. Evrim teorisi ile meşrulaştırlmaya çalışılan ırkçılık Avrupa'daki soydaşlarmımız başta olmak üzere tüm insanlık için çok büyük bir tehlikedir. Günümüzün neo-Nazileri, hala Darwin'in Türk Milleti hakkındaki hezeyanlarından kuvvet bulmaktadırlar. Oysa Darwinizm'e inanmış olanlar bilmelidirler ki , inandıkları bu teori bilimin her alanında çürütülmüş, bilim dışı olduğu kesin olarak ispatlanmış tam bir safsatadan başka birşey değildir.
Allah Katındaki tek üstünlük ise insanın takvası, yani nefsini her türlü günah ve isyandan, bozulma ve sapmalardan koruması ve bundan kaynakalanan üstün ahlakıdır. Takva dışında hiç bir insanın başka bir insan üzerinde, herhangi bir özelliğinden dolayı üstünlüğü olamaz. Yücelerin Yücesi Allah Bunu bir ayetinde şöyle bildirir;
**"Ey insalar, gerçekten, Biz sizi bir erkek ve bir dişiden yarattık ve birbirinizle tanışmanız için sizi halklar ve kabilelere (şeklinde) kıldık. Şüphesiz, Allah katında sizin en üstün (kerim) olanınız, (ırk ya da soyca değil) takvaca en ileride olanınızdır. Şüphesiz Allah, bilendir haber alandır." (Hucurat Süresi, 13)**
Türk Milleti sahip olduğu üstün islam ahlakı ile tarih boyunca tüm insanlığa örnek bir toplum olmuştur. İşte bu yüzden Darwinistler, Türk insanını ideolojileri karşısındaki en büyük tehlike olarak görmekte ve her toplumdan daha çok hedef olarak göstermektedirler. Ateizmin temeli olan Darwinizm'in, vatanına ve milli kimliğine bağlı olan her Türk'ün tepkisini çekeceğine kuşku yoktur. Başta Türkler olmak üzere tüm insanları bir hayvan türü olarak gören Darwinizm'i bu ırkçı düşünceleri hiçbir Türk'ün kabul etmesi mümkün değildir.