Sırp askerleri, 10 yıl önce bugün Serebeniça'da silahsız 8 bin Müslüman erkeği kurşuna dizdi. Hollandalı BM askerleri, katliama seyirci kaldı. İşte katliamın kronolojisi.
Bosna savaşının en dramatik olayı Serebreniça'da yaşandı. BM Barış gücü gönderdi. Askerler Hollanda'dan seçilmişti. Müslümanlar'ın ellerindeki bütün silahlar toplanmıştı. Sırp birlikleri kente girdi ve 8 bini aşkın erkeği kurşuna dizdi.
Bir anlamda Hollandalı BM askerleri, bir anlamda katliama elketelik yaptı. Aradan 10 yıl geçti, Hollanda bununla ilgili bütün girişimlere rağmen bir özür bile dilemedi.
KRONOLOJİ
Üzerinden 10 yıl geçen Srebreniça katliamına kadar olaylar şöyle gelişti:
NİSAN 1992 - Bosna-Hersek'te savaş başladı. Sırp ordusu doğuya
doğru hızla ilerledi ve nüfusunun yüzde 75'ini Müslümanların
oluşturduğu 36 bin nüfuslu Srebreniça'yı ele geçirdi. Birkaç ay sonra
Boşnaklar kasabayı geri aldı.
OCAK-MART 1993 - Sırplar Boşnakların elindeki bölgelere karşı
saldırıya geçti. Srebreniça ve Zepa, Sırpların elindeki bölgenin
oldukça içlerinde, düşman birlikler tarafından kuşatılmış bölgeler
haline geldi. Çevre bölgelerden kaçan Boşnakların göçü sonucu
Srebreniça'nın nüfusu 60 bine çıktı. Su, gıda ve tıbbi malzeme kıtlığı
başladı.
NİSAN 1993 - Birleşmiş Milletler, Srebreniça, Zepa ve Gorazde'yi,
diğer 3 bölge ile birlikte BM koruması altındaki ''güvenli bölge''
ilan etti. BM Barış Gücü, bu bölgelere asker sevk etti ve Sırp
saldırıları durdu.
Ancak Srebreniça etrafındaki Sırp kuşatması devam etti ve sonraki
2 yıl içinde çok az sayıda insani yardım konvoyunun kasabaya girmesine
izin verildi.
MART 1995 - Karaciç, Srebreniça ve Zepa'nın tamamen dış dünyadan
koparılmasını emretti ve yardım konvoylarının bu kasabalara ulaşması
engellendi.
9 TEMMUZ 1995 - Karaciç, Srebreniça'nın alınması emrini verdi.
Sırplar kasabayı ele geçirmek için ''Krivaya 95 Operasyonu''nu
başlattı.
Srebreniça'yı kuşatan Sırplar, BM Barış Gücü'ndeki Hollanda
askerlerinin gözetleme mevzilerine saldırdı ve 30 kadar Hollanda
askerini rehin aldı.
10 TEMMUZ 1995 - Sırp ordusu Srebreniça'ya top ateşine başladı.
Hollanda güçleri Sırplara, sabaha kadar geri çekilmezlerle NATO'nun
hava saldırısı düzenleyeceği tehdidinde bulundu.
11 TEMMUZ 1995 - NATO savaş uçakları Srebreniça etrafındaki Sırp
tanklarını bombaladı. Sırp ordusu kasabaya bombardımana yeniden
başlayacağı ve rehin Hollanda askerlerini öldüreceği tehdidinde
bulundu. Aynı gün akşam Sırp Genelkurmay Başkanı Ratko Mladiç
Srebreniça'ya girdi.
11-18 TEMMUZ 1995 - Aynı akşam 15 bin kadar Boşnak askeri ve
sivil, dağları aşarak Srebreniça'yı terk etti. Birçok Boşnak bu sırada
topçu ateşi ve keskin nişancı ateşiyle öldürüldü. Sırp askerleri
yakalayabildiklerini de öldürdü.
Srebreniça içindeki Sırp askerleri ise kadın ve çocukları
ayırarak, otobüsler ve kamyonlarla Boşnakların elindeki bölgelere
gönderdi.
16 yaş ile 70 yaş arasındaki yaklaşık 8 bin Boşnak erkek,
depolara, okullara ve ambarlara dolduruldu ve kurşuna dizilerek toplu
mezarlara gömüldü.
KİM NELER DEMİŞTİ?
Srebreniça katliamı sırasında ve sonrasında söylenenler, insanlık tarihine bir daha unutulmamak üzere kaydedildi.
-Ratko Mladiç, 12 Temmuz 1995:
''Kentten gitmek isteyenlerin hepsi, büyük küçük, yaşlı genç gönderilecek. Korkmayın, rahat olun. Bırakın ilk olarak kadınlar ve çocuklar gitsin. Size kimse zarar vermeyecek.''
Sadık Selimoviç, üç kardeşi ve babası kaybolan yaralı Boşnak askeri. Mladiç'in 13 Temmuzda Srebreniça'da söylediklerini şöyle hatırlıyor: ''Mladiç kesinlikle şu sözcükleri söyledi: Bütün erkekleri öldürecekler ve onları balıkları beslemek için Drina ırmağına atacaklar ve bu erkekler bir daha asla Sırp Drina vadisinde Sırp
çocuklarını öldüremeyecek. Ama kadınların gitmesine izin verecekler ki acı çeksinler.''
Uluslararası Savaş Suçları Mahkemesi Hakimi Fuad Riad. 16 Kasım 1995'de Mladiç ve Radovan Karaciç hakkında, Srebreniça katliamı nedeniyle dava açıldığını açıkladıktan sonra, şunları söyledi: ''Binlerce erkek kurşuna dizildi ve toplu mezarlara gömüldü, yüzlerce erkek diri diri gömüldü, kadın ve erkekler sakatlandı ve
katledildi, çocuklar annelerinin gözleri önünde öldürüldü, bir büyükbaba kendi torununun ciğerini yemeye zorlandı. Bunlar gerçekten de cehennemden çıkmış, insanlık tarihinin karanlık sayfalarına yazılmış sahneler.''
BM Genel Sekreteri Kofi Annan, 11 Temmuz 2000: ''Srebreniça trajedisi, hiçbir zaman BM tarihinin peşini bırakmayacak.''
Bosna Sırp Cumhuriyeti Devlet Başkanı Dragan Caviç'in, 22 Haziran 2004'de söylediği sözler, Sırpların Srebreniça katliamını ilk kez resmen tanımasıydı: ''Her şeyden sonra, ilk olarak bir insan, bir Sırp olarak, ardından bir baba, kardeş, oğul ve ancak ondan sonra Sırp cumhuriyetinin devlet başkanı olarak, bu 9 günlük Srebreniça trajedisinin Sırp halkının tarihinde kara bir sayfa olduğunu söylemek
zorundayım.''