Mizah, doğası gereği çıkıntıdır, rahatsızdır, gıcıktır, karşıdır, terstir, muhaliftir. Siyasiler muhalefetteyken mizahı ve mizahçıları çok severler. Ancak iktidar olunca mizaha ve mizahçılara illaki bir çeki-düzen vermek isterler.
Büyük ustamız Oğuz ARAL anlatmıştı. **"Eskiden büyük gazetelerde başyazar gibi bir de başçizer vardı. 1950'li yıllarda karikatürcüler zamanın başbakanı Adanan Menderes hakkında öyle karikatürler çizdi ki, 1960 ihtilaliyle Adnan Menderes'in asılmasından sonra çoğu karikatürcü işsiz kaldı. Çünkü halk orduya kızamadığı için hıncını biz karikatürcülerden aldı. Oysa karikatürcüler karikatürleriyle Adnan Bey'i uyarıyordu. Adnan Bey karikatürcülere kızacağına onların erken uyarısını dikkate alsaydı, belki de yol yakınken o trajik sonunu önleyecekti."** Bu durum yıllar ve iktidarlar değişse de değişmiyor.
Siyasiler karikatürleri işlerine gelince referans, seçim afişi olarak kullandılar . Hatta bir dönem Turgut Özal, kendisi ve ekonomi hakkında çizilen karikatürlerin orjinallerini Gırgır'dan istetip, dosyalayıp IMF ve Dünya Bankasın'ndan borç istemeye öyle giderdi. Ve fakat aynı Turgut Özal başbakan olur olmaz karikatürcülere hemen dava açan başbakanlarımızdandır da.
İktidar sertleşince susturulması gereken ilk hedef olarak mizahçıları gördüler. Eski mizah dergilerinden Markopaşa, Gırgır, Limon bu baskılardan haylice paylarını almışlardır. Ama sonuçta iktidardakiler gitmiş, mizahçılar kalmıştır.
Bugünkü iktidar da son zamanlarda aynı sıfata bürünmüştür. Neredeyse sözleşmiş gibi yazılı-görsel tüm medyanın methiyeler düzdüğü Başbakan, karikatürcülere zırt pırt dava açıyor. Önce Evrensel Gazetesin'nden Sefer Selvi, şimdi de Cumhuriyet Gazetesi'nden Musa Kart Başbakan'ın karikatürlerine dava açtığı son karikatürcülerden. Gerekçeler de en az karikatürler kadar komik. İki karikatürde de karikatürcüler başbakanı at ve kediye benzettikler için dava açılmış. Biz dergimize bir hayvan olan Penguen'i isim yaptığımız için buna çok alındık doğrusu.
Bugün mizah dışındahiçbir büyük ve örgütlü muhalafet yok. Tek ve sıkı muhalafeti yine mizahçılar yapıyor. İktidar da bu nedenle mizahçıları susturmaya çalışıyor. İnsanın en temel özgürlüklerinden biri olan gülme hakkını kimse gasp edemez.
Halkın yüzünü güldüremeyen iktidarlar, halkın yüzünün bir nebze gülmesine sebep olan mizahçılarla uğraşmasınlar lütfen. İktidarların görevi mizahçılarla uğraşmak değil, mizahçılara konu olmayacak iyi, adil ve yararlı işer yapmaktır. Saygılarımızla.
*PENGUEN(25.02.2005 tarihli 127. Haftalık Penguen Dergisi'nden alıntıdır.)*