Konuyu daha biraz önce okudum ve bu konu hakkında bir kaç şey de ben söylemek istiyorum.
Öncelikle herbirimiz eğer 'Müslümanız' diyorsak, İslâm hakkında derinliğini tam anlamıyla bilmediğimiz konularda rahat konuşamayız konuşmamalıyız diye düşünüyorum. Bırakalım bu işi, işin üstadları halletsin. Zaten bu durum sadece bu konuda değil her konuda böyledir. Ortada bir hasta varsa ona bakacak olan doktordur. Diğerleri değil. Hepiniz takdir edersiniz ki böyle bir durumda doktorluk eğitimi almamış olanların 'Bana göre böyle olması lazım' 'Yok bana göre de böyle olması lazım' diye nidâ yükseltmeleri anlamsızdır.
Düşünmeyecek miyiz? Tabii ki düşüneceğiz. Araştırmayacak mıyız? Tabii ki araştıracağız. Soru sormayacak mıyız? Tabii ki soracağız. Burada önemli olan nokta ne peki? Sadece kendi akıl ve mantığımızla yargıya varmayacağız.
Gelelim konuya... Konuyu araştırdım sonuç şu...
Kadının imamlığı iki kısma ayrılıyor...
1- Hemcinslerinden oluşan bir cemaate yapacağı imamlık...
2- Kadın-Erkek karışık bir cemaate veya sadece erkeklerden oluşan bir cemaate yapacağı imamlık...
Kadının hemcinsleri olan diğer kadınlara imamlığı konusunda, Hz. Peygamber (s.a.)'in hanımlarından Ümmî Seleme ve Hz. Aişe' nin kadınlara imam olarak namaz kıldırdıklarına, bu durumda öne geçmeyip ilk safın ortasında durduklarına ait ilk devir hadis kaynaklarında bilgiler vardır. Kadınların günlük beş vakit namazda olduğu gibi, teravih namazında da diğer kadınlara imamlık yapmaları lslâm fakihleri tarafından caiz görülmüştür.
Yani birinci durum caiz.
İkinciye gelince...
Bir kadının, erkeklere veya kadın-erkek karışık cemaate imamlık yapması ise, ilk hadis kaynaklarından Ahmed b. Hanbel' in Müsned' inde, Ebu Davud'un Sünen' in de, İbn Huzeyme' nin Sahih'inde, Beyhaki'nin Sünen-i Kebir'inde, Hakim'in Müstedrek'inde ve muahhar pek çok kaynakta yer alan bir habere göre Hz. Peygamber (s.a.v.) istisnai olarak Ümmî Varaka isimli hafız-ı Kur'an bir sahabiyye hanımın kendi ev halkına imamlık yapmasına izin vermiştir. Ümmî Varaka'nın ev halkı ise, ölümünden sonra azad olmaları kaydıyla hür kıldığı biri erkek diğeri hanım iki köleden ibaretti. Bu rivayete dayanarak İmam Ahmed, Ebu Sevr, Müzeni, Taberi, Ibn Teymiyye gibi alimler, kadının zaruret halinde erkeklere de imamlık yapabileceğini söylemişlerdir.
İmam-ı Azam Ebu Hanife, Şafii gibi müctehidler ile cumhur-ı fukaha ise, kadının erkeklere imamlığını caiz görmemişlerdir.
Yani sadece zaruret halinde izin veriliyor. Peygamber Efendimiz'in 23 senelik Peygamberlik hayatında, durumun nazikliğinden ötürü, sadece bir defa meydana gelmiş bir durumdan bahsediyoruz arkadaşlar... Günümüz şartlarında böyle bir zaruretin olduğunu kim söyleyebilir... Ya da böyle bir zaruretin olduğunu savunan kişi veya kişilerde herhangi bir artniyet aranmaz mı?...