Türkiye Gazeteciler Cemiyeti Başkanı Orhan Erinç, bir toplantı izlemek üzere üniversiteye giden iki başörtülü gazeteciyi provakatörlükle suçladı. Erinç'in iddiaları bununla sınırlı değil. Ahmet GEMİCİ'nin haberi.
Türkiye, üniversite kapısından kovulan iki başörtülü gazeteciyi konuşuyor.
İki gazetecinin davetli olarak gittikleri Kadir Has Üniversitesi'ndeki panelden, başörtülü oldukları gerekçesi ile apar topar dışarıya çıkarılması tepki topladı.
Huri Yazıcı ve Naciye Kaynak ...
Yeni Şafak ve Yeni Asya gazetesinde çalışan iki gazeteci. Kadir Has
Üniversitesi'nce düzenlenen bir paneli izlemeye gitti.
Üstelik ikisi de üniversite tarafından davet edilmişti.
Hiç bir gazeteciye üniversite kapısında kimlik sorulmadı.
Onlar hariç.
Çünkü onlar başörtülüydü.
Gazeteci kimlikleri ibraz edildi ve salona girmelerine ondan sonra izin verildi.
Ancak salona girdiklerinde onları tatsız bir sürpriz bekliyordu. Bir süre sonra dışarı davet edildiler.
Gazetecileri salondan çıkarmak isteyen kişi Kadir Has Üniversitesi Rektör Yardımcısı Prof. Erol Üçdal'dı.
Üçdal'ın gazetecileri salondan atma gerekçesi de ilginçti:
"Öğrenci olsun veya olmasın bu kapıdan giripin bir kuralı var. Gazeteci de bu kurala uyar."
Başörtülü oldukları için salondan çıkarılan gazeteciler, uzun süre olayın şokunu yaşadı.
CEMİYET BAŞKANI'NIN TAVRI
Kadir Has Üniversitesinde yaşanan bu olayın mağdurları iki genç gazeteciydi.
Böyle olunca da gözler Türkiye gazeteciler cemiyetine çevrildi.
Ancak gazetecilerin haklarını savunması gereken cemiyet başkanı Başkanı Orhan Erinç'in yorumu da en az olay kadar düşündürücüydü:
"Gazeteci olarak oraya giremeyeceklerini bilmeleri gerekiyordu."
Türkiye'nin en büyük basın meslek kuruluşunun başkanlığını yapan Orhan Erinç'in bu sözleri, üniversite kapısında yaşanan bu skandala yeni bir boyut getirdi.
Erinç, gazetecilere sahip çıkmak yerine onlara öğrencilere uygulanan üniversite yönetmeliğini hatırlatıyordu:
"Yönetmelikler var. Belli kıyafette olanların üniversiteye girmesini engelleyen bir durum söz konusu. Bu kapsama gazeteciler de girer."
Orhan Erinç, bir adım daha ileri giderek başörtülü iki gazeteciyi provakatörlükle suçladı.
"Üniversitelere ne tip bir giyimle girileceği belli. Acaba arkadaşlar bunu zorlamak için mi girdiler onu da bilmiyorum."
Gazeteciler cemiyeti başkanının skandal sözleri bunlarla da sınırlı kalmadı.
Orhan Erinç, başörtülü gazetecilerin sarı basın kartı sahibi olduğunu öğrenince daha da şaşırdı:
"Başını örten birine basın kartı verilmemesi gerekir. Bu arkadaşlarımız basın kartını nasıl almış? Bu da bir araştırma konusu. Devletin belli bir kuralı var. Biz de devletin kuralına uymayın demeye gazeteciler olarak hakkımız da yok."
**Yorum Yok**