Nüfusbilim Derneği Yönetim Kurulu Başkanı Doç. Dr. Atilla Hancıoğlu, Türkiye'de nüfusun 2050 yılına kadar artmaya devam edeceğini, bu tarihte Türkiye'nin 98 milyon nüfusuyla Avrupa'nın en kalabalık ülkesi olacağını bildirdi.
Nüfusbilim Derneği 11 Temmuz Dünya Nüfus Günü dolayısıyla dünya ve Türkiye'nin nüfus yapısına ilişkin bazı saptamalarda bulundu.
Dernek adına yazılı açıklama yapan Doç. Dr. Atilla Hancıoğlu, dünya nüfusunun 2100 yılında 9.1 milyara ulaştıktan sonra azalmaya başlayacağına dikkat çekti.
Hancıoğlu, bu süreçte Avrupa nüfusunun dünya nüfusu içindeki payının sürekli olarak azalacağını, Afrika ve Asya kıtalarının paylarının ise artacağını vurguladı.
2050 yılında her 10 kişiden 6'sının Asya, 2'sinin ise Afrika'da yaşayacağını belirten Hancıoğlu, Türkiye'nin nüfus yapısıyla ilgili olarak şu noktalara dikkat çekti:
''Türkiye'de nüfus 2050 yılına kadar artmaya devam edecek. Türkiye nüfusu 2010 yılında 77 milyon, 2025 yılında 89 milyon, 2050 yılında ise 98 milyon olacaktır. 21. yüzyıl ortasından itibaren nüfus büyüklüğü sabitlenecektir. Türkiye 2050 yılında en kalabalık Avrupa ülkesi olacaktır.
Türkiye'de doğurganlık ve bebek ölümleri düşüyor, ancak bölgesel farklılıklar devam ediyor. Batı, Orta ve Kuzey Anadolu'da doğurganlık düzeyi Türkiye ortalamasının altındadır ve bazı Avrupa ülkeleri ile karşılaştırılabilir düzeylere inmiştir. Ancak Doğu Anadolu'nun doğurganlık seviyesi hala bazı azgelişmiş Afrika ve Asya ülkelerinin düzeyindedir.
Türkiye nüfusu hızla yaşlanıyor. Günümüzde nüfusun yüzde 7'sini oluşturan yaşlı nüfus, 2025 yılında yüzde 10, 2050 yılında ise yüzde 20 düzeyinde bir paya sahip olacaktır. 2000 yılında 4 milyon civarında olan 65 yaş ve üzerindeki nüfus 2050 yılına kadar 3 kat artarak 15 milyona ulaşacaktır.
Türkiye'yi yakın bir gelecekte bekleyen radikal bir başka değişim ise işgücünü oluşturan nüfusun hızla artacak olmasıdır. 20-54 yaşları arasındaki nüfus, önümüzdeki 30 yıl gibi kısa bir sürede iki katına çıkacaktır.
ÜNİVERSİTEYE BAŞVURULAR AZALACAK
Değişen nüfus yapımızın önemli bir sonucu da önümüzdeki yıllar içinde gittikçe azalan sayıda kişinin, ilköğretim, lise ve üniversite çağında olacağı gerçeğidir. 2010'lu yıllarda daha az sayıda genç üniversitelere girmek üzere başvuracak, üniversiteler üzerinde günümüze kadar her yıl artarak devam eden talep azalacaktır. Benzer şekilde Türkiye'de her yıl daha az sayıda doğumun meydana gelmeye başlayacak olmasından dolayı ilköğretim kurumlarına olan talepte de azalma görülecektir.
Türkiye nüfusu ve dinamiklerine ilişkin radikal düşünce değişiklikleri gereklidir. Türkiye nüfusunun artış hızlarını ve artış hızlarını ortaya çıkaran doğurganlık, ölümler, göç gibi olgularda son 20-30 yıl içinde yaşanan hızlı değişim, Türkiye'de artık bambaşka nitelikleri sahip bir nüfusun oluşmasına doğru bir süreci başlatmıştır.''
kaynak:milliyet