15 yıl sonra dünyanın süper güçleri kim olacak. Dünyanın en yüksek büyüme hızına sahip Çin Batılı yaşam standardını yakalayabilecek mi? İşte 2020'nin dünyası...
Amerikan Ulusal İstihbarat Konseyi, gelecek 15 yıl içinde dünya düzenini etkileyecek olası gelişmeleri araştırarak 'Küresel Geleceğin Haritası'' adı altında bir rapor hazırladı. Buna göre terör tehdidi, El Kaide'nin yerini alacak küçük, ancak dünya geneline yayılmış örgütlerin eylemleri ile kendisini hissettirecek.
ABD hala süper güç olmaya devam edecek ancak Asya'da Çin ve Hindistan, Güney Amerika'da da Brezilya'nın yükselişi şaşırtacak. İstihbarat Konseyi'nin doğrudan Merkezi Haberalma Teşkilatı (CIA) Başkanı Porter Goss'a sunduğu 120 sayfalık raporda, Irak savaşının yeni bir militan sınıfı doğurabileceğine dikkat çekildi. Rapora göre, El Kaide'nin yerini aşırı dinci, merkezi olmayan küçük örgütler alacak ve bunlar her açıdan çok iyi donanımlara sahip olacak. Bu terör grupları çok iyi eğitilmiş ve istedikleri bilgisayar sistemlerini göçertebilecek düzeyde olacaklar.
BİYOLOJİK TERÖR ARTACAK
Gelecekte biyoterörizmle ilgili kabus senaryoları daha da artacak. Radyoaktif maddeleri kullanmakta uzmanlaşan teröristler halkta daha çok panik yaratma imkanı bulacaklar. Teröristlerin antrax, şarbon ya da su çiçeği gibi virüslere ulaşma ihtimalleri kabus senaryolarına neden olacak. Biyo teröristlere mutfak kadar laboratuvarlar yetecek. Buralarda tost makinesi büyüklüğünde üretilen her hangi bir silah geçmişe göre daha kitlesel ölümlere neden olabilecek. İlerleyen teknoloji sayesinde nükleer silah yapımı
daha kolaylaşacak ve teröristler kitlesel tehdit imkanı bulacak. Böylece, en büyük kaygı teröristlerin kitlelere yönelik saldırı yapma ihtimali olacak. Rusya ya da Pakistan'dan nükleer silahları parçalar halinde kaçırmayı deneyecekler.
3. DEMOKRATİKLEŞME SÜRECİ
2020'de dünyada 3. demokratikleşme sürecine girilmesi bekleniyor. Ancak Eski Sovyetler Birliği ülkelerinde ve Güneydoğu Asya'da bu süreç tersine işleyecek. Ortadoğu'daki demokratikleşme süreci Müslüman ve Arap ülkelerine örnek olacak. Konsey Başkan Yardımcısı David Gordon, değişimin siyasi, ekonomik ve hatta kültürel anlamda olacağını söyleyerek, Koreli pop şarkıcılarının uluslararası ünlerini kanıt gösterdi. Gordon, Hindistan film sektörünün kalbi olan Bollywood'un, Hollywood'un ışıltısını söndürecek duruma gelebileceği tahmininde bulundu. Gordon, ABD'nin dünya düzenindeki yerini koruyacağını, ancak daha çok rekabet olacağını söyledi.
İŞTE 15 YIL SONRAKİ DÜNYADAN NOTLAR
2020'de uluslararası terör örgütü El Kaide yerini, benzer amacı güden, ancak daha küçük İslami terör gruplarına bırakacak
Yeni küresel oyuncular ortaya çıkacak. Çin, Hindistan, Endonezya ve Brezilya. Bu ülkelerin ortaya çıkışı dünyayı 19. Yüzyıl'da Almanyanın ortaya çıkışı gibi etkileyecek. Jeopolitik manzara değişecek.
Amerikan Yüzyılı yerini Asya'ya bırakacak.
Çin'in Gayrı Safi Milli Hasılası, ABD hariç diğer Batılı devletleri geçecek.
Çin ve Hindistan nüfusları sırasıyla 1.4 milyar ve 1.3 milyara ulaşacak. Bu nedenle Batılı yaşam standardını yakalayamayacaklar.
Avrupa yaşlanan nüfus ve gerileyen işgücünün olumsuz etkilerini hissedecek. Müslüman ülkelerden gelen göçmenlere evsahipliği yapacak.
Japonya da yaşlanacak. Çin'e karşı 'dengeleyici' konumunda ya da onun yanında yeralacak.
Rusya da büyük doğalgaz ve petrol ithalatçısı rolü ile uluslararası sahnedeki önemini arttırma potansiyeline sahip.
Aşırı dinci ulusal terör örgütlerinin sayısı artacak. Eylemlerini hem Ortadoğu'da, hem de Batı Avrupa, Güney Asya ve Orta Asya'da yürütecekler.
Pakistan ve Hindistan arasında bir anlaşmazlık çıkabilir. Pakistan, Hindistan ile mücadele etmek için nükleer silah kullanabilir.
Nükleer silaha sahip olmayan Ortadoğu ve Kuzeydoğu Asya, komşu ülkelerde ve rakiplerinde bu silahların sayısının arttığını görünce, nükleer silah arayışı içine girecek.
Ortadoğu'da terorizmin yayılması halifeliği tekrar kurmak isteyenleri umutlandıracak.
İşsizlik yüzünden yurtdışına kaçan gençler bu örgütlere katılacak.
Nükleer silahlar kullanılarak büyük yıkımlar gerçekleştirilecek.
Teröristler bilgisayar sistemlerine de el atacak ve kritik bilgi ağlarına zarar verecek.
ABD yine teröristlerin ilk hedefi olacak; ama Ortadoğu ve Batı Avrupa'da daha çok terör saldırısı gerçeklşecek.
Biyolojik silahlar kullanılacak. Teknolojiden yararlanarak araçlara ve uçaklara yerleştirilecek ve birçok kişinin ölümüne sebebiyet verecek bombalar hazırlanacak.
Organize suç örgütleri birbirleriyle yardımlaşma içine girecekler. Ülkelerdeki hükümetler kitle imha silahlarının kontrolünü elinde tutamazsa, bu örgütler biyolojik, nükleer ve kimyasal silahların sayısını arttıracak.
İnternet, haberleşme araçları ve elektrik şebekelerine saldırılar düzenlenecek.
Farklı kültürlerin bir araya gelmesi, ekonominin bozulması, dini inançların güçlenmesi ve genç nüfusun artması iç savaşlara sebep olacak. Bu da komşu ülkelere göçleri artıracak.
Siyasi İslam, birbirinden farklı etnik ve ulusal grupları biraraya getirerek ve belki de ulusal sınırların ötesine geçen bir yönetim yaratarak, 2020'de önemli bir küresel etkiye sahip olacak.
Önümüzdeki 15 yıl boyunca, artan güç çatışmalarının savaşa dönüşme ihtimali oldukça düşük olacak. Geçmiş yüzyıllarda iç çatışmaların savaşa dönüşmesi gibi durumlar görülmeyecek.
Özellikle de Orta Doğudaki ve Kuzeydoğu Asyadaki nükleer güce sahip olmayan ülkeler, komşuları ve bölgedeki rakipleri nükleer güçlerini arttıracağından, bu güce sahip olmaya çalışacaklar.
Terörizm konusundaki en büyük kaygımız, teröristlerin biyolojik ya da nükleer silahlar kullanarak toplu katliam eylemlerine imza atması.
Her ne kadar güçlükler devam etse de, ABD sahip olduğu avantajları koruyarak 2020'de de pek çok konuda -ekonomi, teknoloji, siyaset, askeriye gibi konularda öncü rol oynamaya devam edecek.
ABD'nin askeri gücüyle rekabet etmek herşeye rağmen zor olacak. İran ve Kuzey Kore'nin sahip olduğu kimyevi, biyolojik veya nükleer silahlar ABD'nin gerçekleştireceği herhangi bir askeri harekatın potansiyel ********ını artıracak. Bu ülkelere saldırmak daha zorlaşacak.
İdeolojik olarak ortak bir temelleri olmasına rağmen farklı coğrafi alanlara dağılan terörist gruplarla mücadele için pekçok cephede savaş vermek gerekecek. Bu yüzden yeni bir terörizme karşıtı strateji belirlenmesi gerekecek.
Ulus devlet, küresel düzenin başlıca yönetim biçimlerinden biri olacak. Ekonomik küreselleşme ile bilişim teknolojisinin yayılımı, hükümetlere yeni sıkıntılar doğuracak. İletişimin artması ile sanal çıkar ortaklıklarının kurulması, hükumetlerin yönetim güçlerini kısıtlayacak.
Demokrasinin yerini endişe alacak
Uluslararası terör uzmanı Doç. Deniz Ülke Arıboğan, ABD'nin 2020 yılı için yayınladığı terör raporunu şöyle yorumladı: 'Önümüzdeki dönemde marjinal İslami hareketlerin güçlenmesi ve küçük operasyonal gruplar çerçevesinde eyleme geçmeleri mümkün. Demokratikleşme, sürekli devam edecek bir eğilim olarak düşünülmemeli. Özellikle güvenlik endişelerinin hakim olduğu toplumsal ortamlarda insan hakları, demokratikleşme gibi kavramların gözardı edileceği aşikar. Ulus devletlerin gücünü devam ettireceğine inanmıyorum. Sistemdeki öncü rollerini bir süredir kaybetmiş görünüyorlar. 19. ve 20.Yüzyı'lın ulus devlet modellerini imparatorluk vizyonlarının aldığını düşünüyorum. Bir imparatorluk çıkar algılamasını kendi sınırları bünyesinde tanımlamaz. Ekonomik, siyasi ve kültürel araçlarla efendilik ilişkisi kurma peşinde koşar. Ulus devletler ise hegemonya yani liderlik peşindedirler. Oysa imparatorluk olgusu sistemde öteki olarak tarif edilenlere rağmen kurulmuş bir yapıdır. Ulus devlet sınırlarını aşan siyasal birimler doğal olarak ulus devlet sınrlarını aşan muhalifler yaratıyor. Siyasal islam, sistem muhalifleri için bir antitez niteliğinde.
Kaynak:Akşam