Barış Kutay ÖVÜN
(13 OCAK 2005, PERŞEMBE)
Değişim zamanı
All-Star arasına yaklaşık bir ay var. Henüz kesinleşmedi ama büyük ihtimalle Batı ilk beşinde iki Rocket olacak. Ne kadar güzel ve heyecan verici, değil mi? Gelin görün ki bu güzelliğin keyfine varamıyorum çünkü takım hala renksiz, hala can sıkıcı. İçim daralıyor desem, yeterli olur mu?
Yaklaşık beş hafta önceki yazıda (yine bir Dallas maçı sonrası) McGrady'nin artık hücumda ilk tercih olması gerektiğini belirtmiştim. Tüm krediyi kendime almak istemem -Van Gundy'nin batug.com'u takip ettiği çok açık- fakat bu maçtan itibaren T-Mac neredeyse tek tercih oldu. O kadar ki, şu an sayı krallığında 24.7 ppg ile beşinci sırada. Hatta kızdırırsanız 35 saniyede 13 sayı bile atar yani. Ama ne yazık ki bu değişikliğin takımın durumuna bir etkisi olmadı. Hala 0.500 civarında debelenip duruyoruz. Son 10 yıl içinde iki kere şampiyon olmuş bir franchise'ın iki All-Star'lı takımı, hala hayal kırıklığı. Bunun en büyük suçlusu ise -bir Fenerbahçeli ve Türk olarak bu zamana kadar erteledim ama - coach Jeff Van Gundy.
Takımın sorunları ortada... Detaylı olanları geçiyorum ama en önemli iki sorunumuzun iyi bir point guard olmaması ve uzunların yumuşak oyunu olduğunu bilmeyen yoktur sanırım. Abartmıyorum, 19 yaşındaki kız kardeşim bile biliyor bunları. Gerçi bunun sebebi sürekli başının etini yemem olabilir ama olsun, biliyor ya.
Böylesi bir durumda akla gelen ilk şey takas yapmaktır. Biz de yaptık zaten, ne de olsa takımın head coach'u olduğu için Van Gundy'nin bilgisi dahilinde yapıldığını düşündüğüm takaslar. O zamana kadar takımda en efektif oynamış olan point guard'ı yaşlı, undersized, beyaz bir SG ile takas etmenin ve takımın tek kısa forvetini -yanına henüz gelişimini tamamlamamış az da olsa umut vadeden Avrupalınızı katarak- yaşlı, undersized, siyah bir SG ile takas etmenin tek bir mantıklı sebebi olabilir mi? Üstelik en iyi oyuncunuz SG ve altıncı adamınız yine bir SG iken. Sahaya dört üçlükçü ile çıkıp Yao'yu kaçan topları toplaması için ortaya dikecekler herhalde.
Bunun yanında, uzun rotasyonu oluşturan dörtlünün (Yao, Mutombo, Taylor, Howard) oyununda bir gram bile gelişme olmaması ülser azdırıcı. Yao'nun hala nerede duracağını tam olarak bilememesi ne kadar acı. Amare, LeBron vs. orta mesafe şutlarını geliştirirken, bizimki yakın mesafe atışlarını da kaçırmaya başladı. Bir oyuncunun gelişiminde, kendinden çok coach'unun payı vardır.
Van Gundy, eski bir sistemi, daha eski bir mantıkla oynatmaya çalışıyor. Karşılaştığı sorunlara pratik çözümler üretemiyor. Eskiyi özleyen emekli albaylar gibi, hayal dünyasında yaşıyor.
Aramızdaki kan uyuşmazlığı çok açık; değişim kaçınılmaz.
Rick Barry geçenlerde hiç coach'luk yapamadığı için yakınmıştı. Olabilir mi?
Belki de Olajuwan'a bir şans vermeli, ya da Drexler'a.
Ne dersiniz, artık Jordan'ın Coach'luk zamanı gelmedi mi?
İLk olarak BarIŞ Kutay Övün'ün YAZISI İŞTEEE..