**10 tane daha Cem Yılmaz olsa Türkiye daha güzel bir yer olur**
Beklenen an geldi; A.R.O.G yarın vizyona giriyor. Filmin hikâyesi yazıldı çizildi, biliyorsunuzdur artık. Ama bilmeyenler için kısaca en azından başlangıcını anlatayım.
Gora gezegenindeki macerasından sonra sevgilisi Ceku’yla dünyaya dönen Arif mutlu mesut, doğacak çocuğunun tatlı telaşı içinde yaşamaktadır. Bu arada Ceku “Gora’ya gidelim” diye tutturmaktadır. Arif de dırdırı daha fazla çekmemek için olsa gerek “İyi gidelim” der. Gelin görün ki Gora gezegeninde hain bir plan işlemeye başlamıştır. Bu planın arkasındaki isimleri tahmin edersiniz herhalde. Tabii ki Logar ve kurmayı Tihulu... Logar, tüm evrendeki en büyük düşmanı Arif’den intikam almaya yeminlidir. Bütün kötüler gibi, Arif’i öldürmenin basit bir intikam olacağını düşünen Logar onu süründürmenin daha iyi bir çözüm olduğuna karar verir. Arif’i 1 milyon yıl öncesine gönderir.
**Her saniye espri**
Eğer G.O.R.A.’yı beğendiyseniz A.R.O.G’u iki katı beğeneceğinizi, G.O.R.A.’yı izlerken eğlendiyseniz A.R.O.G’da iki katı eğleneceğinizi garanti ederim.
Basın gösteriminde yanımızda Radikal’in sinema yazarı Uğur Vardan oturuyordu ve bir ara gülmekten boğulacağından falan korktuk. Arkadaşlar kendisini zapt etmekte zorlandı. Yanımda oturan Rolling Stone yayın yönetmeni Mehmet Tez bir ara kahkahalar arasında derin nefes almaya çalışıyor ve “Bir durun ya” diye sayıklıyordu.
Filmde her saniye bir espri patlatılıyor, insan bir espri ardından ikincisini yakalamakta zaman zaman zorlanıyor. Filmi görmek için DVD’sinin çıkması beklenmez tabii ama filmi gördüğünüzde sizde de aynı his uyanacak; durdura durdura izlemek, iyice algılamak isteyeceksiniz.
“Ne kadar çok Taş Devri esprisi varmış” diye de düşünüyor insan ama güzelliği güncel esprilerin Taş Devri’ne uyarlanabilmesi ve zaten komik olan da böyle olunca ortaya çıkan absürdlük.
**Ne küfür ne taklit**
Türkiye’de komik olmak için ya küfredeceksin ya da taklit yapacaksın, kural bu gibi algılanıyor. Oysa Cem Yılmaz bunlarsız da komik olunabileceğini, komedi yapılabileceğini bir kez daha gösteriyor. O, espri yaparak güldürüyor. Hem de seni de güldürüyor, beni de, onu da; herkese aynı anda hitap edebiliyor. Ki bu kolay iş değil.
Hakikaten, yalnız ve güzel ülkemizde 10 tane daha Cem Yılmaz olsa burası daha güzel bir yer olur. Neden yok ki? İnsan buradaki tüm vasatlıklar içinde bir zeka pırıltısına rastlayınca neredeyse şaşırıyor.
*(İstek: Bir tek şu film isimlerinin arasına noktalar koymasa, yazarken yavaşlatıp sinir bozuyor.)*