NBA'de bir sezonun daha sonuna geldik. Kalan şey ise tüm dünyanın merakla beklediği: NBA Finalleri.
Sene başında çeşitli tahminler yapıldı. Phoenix şampiyon olur, Boston finale kadar çıkar, San Antonio şampiyonluğu korur, Detroit artık bu sene alır... gibi. Boston'ın finale çıkması kimseyi şaşırtmadı belki; ama sene başında kimse Lakers'ın şampiyonluğa oynayacağını hayal bile etmedi. Takasların kapanmasına yakın yapılan Gasol takasıyla şampiyonluğun adayları haline geldiler.
Eğer Lakers şampiyonluğu kazanırsa, bu belki de takım tarihinin en büyük şampiyonluklardan birisi olacak. Kazanamazlarsa da kendilerine başaramadıkları ya da yüzkarası haline düştükleri gözüyle bakılmayacak. Aksine, umut dolu yolculuğu daha henüz başlayan bir takım hüviyetinde olacaklar.
Boston ise zaten sene başında da favoriydi. Kazanamamaları onlar için, ligin en önemli 3 oyuncusunu kadrosunda bulunduran bu takım için çok büyük bir hayal kırıklıüı olacaktır.
Şimdi gelelim değerlendirmeye.
Bu seride Boston'ın en büyük avantajı saha. İlk 2 maç TD Banknorth Garden'da olacak. Sonra da uzarsa 5. ve 7. maçlar...Ama şöyle bir sorun var. Boston'ın bench'i yok. Benchten katkı yapabilen sadece 2-3 oyuncu olması onların en büyük dezavantajı. Garnett-Pierce-Allen 3lüsünün performansı tüm seriyi etkileyebilir. Garnett-Gasol; Pierce-Odom ve R.Allen-Kobe eşleşmeleri kaçınılmaz...
Lakers Bench'i inanılmaz bir enerji katıyor sahaya. Sayı - asist - ribound bakımından. Özellikle bu Play-Off serilerinde Vujacic beklenilenin üzerinde. İnanılmaz savunması, atmaya devam ettiği 3'lükleriyle benchten en çok katkı yapan isim. Turiaf... Sahaya kattığı enerji tartışılmaz. Her Lakers maçından önce, Ronny Turaif adlı “çatlak” bench’in çevresinde koşuşturur ve bütün takım arkadaşlarını selamlar. Herkesi farklı bir şekilde selamlar; her oyuncu için farklı parmak ya da bilek hareketleriyle hazırladığı koreografisi vardır ve her oyuncu da her zaman bu hareketleri hatırlar ve cevap verir.
Turiaf ilk beş oyuncularıyla da selamlaşmasını bitirdikten sonra, sahanın ortasına gelmiştir. Yüksek sesli müziğin ve seyircilerin alkışları eşliğinde, tek başına, dans ederek bench’e geri döner. Ne yürüyerek, ne de koşarak. Gerçek anlamda dans ederek. Her gece farklı bir şekilde, sallanarak, yalpalayarak... Tahmin edilemeyecek bir hareketle...
Biliyor musunuz, belki de neden budur. Kendilerini komik tokalaşmalar yapmayacak kadar büyük görmüyorlar. Saçma saçma dans etmeyi kendilerine yakıştırmayacak kadar bir gurur içinde de değiller.
Biliyorum, Boston için fazla bir şey söyleyemedim; ama napiyim, sıkı bir Laker'ım :D
Bence seri 7. maça uzar, şampiyon da "daha inanmış" olan Lakers'ın olur. Bakalım... Son yılların en güzel finallerinden biri bizi bekliyor.